USCIS'in Sıkılaştırılmış Takdir Yetkisi ve Vergi Denetimi
ABD Vatandaşlık ve Göçmenlik Bürosu'nun (USCIS) statü ayarlaması (Green Card'a geçiş) sürecine yönelik daha sert ve takdir yetkisine dayalı yaklaşımı, başvuru sahiplerini ve bazı durumlarda finansal sponsorlarını daha yakın bir mercek altına alıyor. Vergi uyumu, aynı zamanda gelecekteki vatandaşlık başvurularını da doğrudan etkileyebilecek kritik bir unsur olarak öne çıkıyor.
USCIS'in mayıs ayında yayınladığı politika muhtırası, statü ayarlamasını (AOS) 'takdir yetkisine bağlı bir menfaat' olarak yeniden tanımladı.
USCIS tarafından mayıs ayında yayınlanan bir politika muhtırası, halihazırda ABD'de bulunan uygun yabancı uyruklu şahısların kalıcı oturum izni almak için başvurduğu statü ayarlaması (AOS) sürecini yeniden şekillendirdi ve bu süreci 'takdir yetkisine bağlı bir menfaat' olarak ele almaya başladı. Söz konusu politika, USCIS memurlarının bir başvuru sahibinin onay alıp alamayacağına karar verirken olumlu ve olumsuz faktörleri tartmasını zorunlu kılıyor.
Vergi Borçları ve Taksit Planları Red Gerekçesi Olabilir
Göçmenlik avukatları, ödenmemiş vergilerin, sunulmamış beyannamelerin ve hatta onaylanmış bir vergi geri ödeme planı kapsamındaki kısmi ödemelerin bile bir göçmenin Green Card başvurusunu karmaşık hale getirebileceği konusunda uyarıda bulunuyor. Bu durumun doğuracağı sonuçlar, hem aile temelli hem de istihdam temelli Green Card başvuru sahiplerinin yanı sıra akrabalarına sponsor olan ABD vatandaşlarını da etkileyebiliyor.
Get your house in order, file the tax return and pay the balance owed. It is best if you can do so before filing the application, but definitely before the interview.
New York merkezli göçmenlik avukatı Karin Wolman, ister aile ister istihdam temelli olsun, statü ayarlaması başvurusunda bulunmaya hazırlanan herkesin, başvuru yapmadan önce vergi kayıtlarına özellikle dikkat etmesi gerektiğinin altını çiziyor.
Görüşme Öncesi Vergi Durumunun Düzeltilmesi Hayati Önem Taşıyor
Avukat Karin Wolman, politika muhtırasının AOS'yi nadir bir takdir yetkisi menfaati olarak yeniden şekillendirdiğini belirterek, USCIS memurlarının daha önceden kabul edilebilir olan durumlarda bile rutin olarak ret kararları verdiğini ifade ediyor. Wolman, başvuru sahibinin veya sponsor olan ABD vatandaşının vergi borcu olmasının bu durumlardan biri olduğunu vurguluyor.
Eğer uzatma aldığı için henüz bir beyanname vermediyseniz veya İç Gelir Servisi (IRS) ya da eyalet ile yapılan bir ödeme planı kapsamında kısmi ödemeler yapıyorsanız, bu durum artık Green Card başvurusunun reddedilmesiyle sonuçlanabilir.
Wolman konuya ilişkin olarak şu değerlendirmelerde bulunuyor: 'Eğer uzatma aldığı için henüz bir beyanname vermediyseniz veya İç Gelir Servisi (IRS) ya da eyalet ile yapılan bir ödeme planı kapsamında kısmi ödemeler yapıyorsanız, bu durum artık Green Card başvurusunun reddedilmesiyle sonuçlanabilir. Evinizi çekip çevirin, vergi beyannamenizi verin ve kalan borcunuzu ödeyin. Bunu başvuruyu yapmadan önce yapmanız en iyisidir, ancak kesinlikle mülakattan önce tamamlamalısınız.'
Sponsorların Mali Yükümlülükleri ve Bütüncül Değerlendirme Çerçevesi
USCIS'in takdir yetkisi çerçevesi, memurların bir başvuru sahibinin koşullarının bütününü dikkate almasını zorunlu kılıyor. Vergi yasalarına uyum ve vergi ödeme geçmişi başvuru sahibinin lehine sayılırken, vergi yükümlülüklerinin yerine getirilmemesi onay sürecinin aleyhine işleyebiliyor.
Vergi beyannameleri ve ödeme geçmişi, sponsorun mali pozisyonunu doğrulamak için kullanılan belgeler arasında yer alıyor.
Söz konusu mesele, sponsor olan ABD vatandaşının ödenmemiş vergi yükümlülüklerinin bulunduğu durumlarda da geçerliliğini koruyor. Aile temelli göçmenlik vakalarında sponsorların genel olarak gerekli formda bir 'Destek Beyannamesi' (Affidavit of Support) sunarak belirlenen mali gereksinimleri karşıladıklarını kanıtlamaları gerekiyor. Vergi beyannameleri ve ödeme geçmişi, sponsorun mali pozisyonunu doğrulamak için kullanılan belgeler arasında yer alıyor.
Vergi Geçmişi Amerikan Vatandaşlığı ve İyi Ahlak Şartını da Etkiliyor
Vergi uyumunun sonuçları, bir göçmen kalıcı oturum izni elde ettikten sonra bile devam edebiliyor. Doğallaşma (naturalisation) yoluyla ABD vatandaşlığı almak isteyen başvuru sahiplerinin genel olarak iyi ahlak kurallarına uyduklarını (good moral character) kanıtlamaları gerekiyor.
Vergilerin zamanında ödenmesi aynı zamanda vatandaşlık başvurusu yapılırken aranan bir iyi ahlak faktörüdür.
USCIS, vergilerin ödenmemesini, iyi ahlak değerlendirmesinde olumsuz bir unsur olarak ele alıyor. Vadesi geçmiş federal, eyalet veya yerel vergileri bulunan başvuru sahiplerinin, gerekli beyannameleri verdiklerine ve ilgili vergi dairesiyle bir ödeme anlaşması yaptıklarına dair kanıt sunmaları gerekebiliyor.
Avukat Wolman da vergi uyumu ile vatandaşlık arasındaki bağlantının altını çizerek, 'Vergilerin zamanında ödenmesi aynı zamanda vatandaşlık başvurusu yapılırken aranan bir iyi ahlak faktörüdür' diyor.
Statü Ayarlaması Politikasına Karşı Açılan Hukuki Mücadele
Statü ayarlamasına yönelik sertleştirilmiş bu yaklaşım halihazırda hukuki bir meydan okumayla karşı karşıya bulunuyor. Göçmenlik savuni kuruluşları, sendikalar ve bireysel başvuru sahiplerinden oluşan bir koalisyon, 5 Ekim tarihinde Massachusetts Bölge Mahkemesi'nde İç Güvenlik Bakanlığı (DHS) ile USCIS aleyhine bir dava açtı.
Açılan dava dilekçesinde, söz konusu politikanın İdari Usul Kanunu'na, Göçmenlik ve Vatandaşlık Kanunu'na ve anayasal adil yargılanma güvencelerine aykırı olduğu belirtiliyor.
Açılan dava dilekçesinde, söz konusu politikanın İdari Usul Kanunu'na, Göçmenlik ve Vatandaşlık Kanunu'na ve anayasal adil yargılanma/düsmən hakkı güvencelerine aykırı olduğu belirtiliyor. Davacılar, davanın görülmesi sürerken politikaların uygulanmasını engellemek amacıyla ihtiyati tedbir (injunction) talep ediyor. Haberin kaleme alındığı tarih itibarıyla dava devam etmekte olup, politikaları engelleyen herhangi bir mahkeme kararı bulunmuyor.