Seçim Sandıklarında Federal Müdahale Yasağı
New York Başsavcısı Letitia James, eyalet genelinde erken oylama süreci devam ederken seçmenlere yönelik önemli bir uyarıda bulundu. James, ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) birimi de dahil olmak üzere federal ajanların, seçim sandıklarında polislik yapmalarının veya buraları denetlemelerinin yasal olarak yasaklandığını belirtti. Bu açıklama, göçmen toplulukları arasında seçim güvenliği ve olası müdahaleler konusundaki endişelerin arttığı bir dönemde geldi.
Federal ajanların, ICE dahil, eyalet genelinde erken oylama devam ederken sandık başında polislik yapmaları yasal olarak engellenmiştir.
Başsavcı James'in bu hatırlatması, seçmenlerin herhangi bir korku veya baskı altında kalmadan demokratik haklarını kullanabilmelerini sağlamayı amaçlıyor. Eyalet yasaları ve federal düzenlemeler, kolluk kuvvetlerinin oy verme merkezlerindeki varlığını ve müdahalesini sıkı şartlara bağlıyor.
Yerel Hapishaneler ve ICE Arasındaki Milyon Dolarlık Anlaşmalar
New York'taki yerel hapishanelerin, Ocak 2025 ile Temmuz 2026 tarihleri arasında ICE ile yaptıkları anlaşmalardan yaklaşık 20 milyon dolar gelir elde ettiği resmi kayıtlarla ortaya kondu. Bu veriler, bazı şeriflerin eyaletin 287(g) anlaşmalarını yasaklayan yeni yasasına uyma konusundaki direncinin arkasındaki ekonomik nedenlere ışık tutuyor.
Belgelere göre, yerel yönetimlerin göçmen tutukluları barındırmak karşılığında federal hükümetten aldıkları bu yüksek meblağlar, eyalet düzeyindeki reform çabaları ile yerel kolluk kuvvetlerinin mali çıkarları arasındaki çatışmayı derinleştiriyor.
New Jersey'de Gizli Gözaltı Merkezi Tartışması
New Jersey'deki yerel aktivistler, ICE'ın Roxbury'deki bir depoyu gizli bir gözaltı merkezi olarak kullandığına dair haberlerin ardından eyalet yönetiminin sessiz kalmasına tepki gösteriyor. Aktivistler, ne Vali Mikie Sherrill'in ne de Başsavcı Jennifer Davenport'un bu duruma karşı herhangi bir yasal işlem başlatmamasından dolayı hayal kırıklığı yaşadıklarını ifade ediyorlar.
Söz konusu deponun göçmenlerin tutulması için uygun şartlara sahip olup olmadığı ve bu tesisin yasal statüsü konusundaki belirsizlikler, eyaletteki insan hakları savunucuları tarafından sert bir dille eleştiriliyor.
Gözaltı Merkezinde Ölüm ve Sınır Kartlarına Yönelik Baskılar
San Diego'daki Otay Mesa Gözaltı Merkezi'nde trajik bir olay yaşandı. ICE tarafından yapılan açıklamaya göre, 43 yaşındaki Guatemala vatandaşı Roberto Jimenez Gutierrez, Cumartesi günü hücresinde 'tepkisiz' halde bulundu ve hayatını kaybetti. Olayla ilgili soruşturma başlatılırken, gözaltı merkezlerindeki sağlık ve güvenlik koşulları yeniden gündeme geldi.
Öte yandan, ABD-Meksika sınırı boyunca yaşayan aileler, Trump yönetiminin sınır geçiş kartlarına (border crossing cards) yönelik uyguladığı yeni kısıtlamalar nedeniyle büyük zorluklarla karşı karşıya kalıyor. Bu kartlar, sınırın her iki tarafında yaşayan ve günlük işleri için geçiş yapan binlerce kişi için hayati önem taşıyor.
Chicago'da 'Gecenin İnsanları' ve Trump'ın Seçim Ödülü
Chicago'da yaşayan bazı göçmenler, ICE operasyonlarından kaçınmak için yaşam tarzlarını tamamen değiştirdiklerini belirtiyor. Kendilerini 'gente de la noche' yani 'gecenin insanları' olarak tanımlayan bu kişiler, yakalanma riskini en aza indirmek için sadece gece saatlerinde dışarı çıkmayı ve çalışmayı tercih ediyorlar.
Siyasi arenada ise Başkan Trump, sosyal medya üzerinden yaptığı bir paylaşımda, mahkumiyetle sonuçlanacak herhangi bir 'seçmen sahtekarlığı' vakasını ihbar eden kişilere 1 milyon dolar ödül vaat etti. Bu açıklama, seçim güvenliği tartışmalarını daha da alevlendirdi.
Hükümet Yetkililerine Mahkemeye İtaatsizlik Suçlaması
Federal bir yargıç, aralarında İç Güvenlik Bakanı (DHS) Markwayne Mullin ve ABD Başsavcısı Todd Blanche'ın da bulunduğu birkaç üst düzey yetkiliyi 'sivil itaatsizlik' (civil contempt) suçundan mahkum etti. Kararın gerekçesi, mahkemenin serbest bırakılmasına karar verdiği bir kişinin ICE tarafından yeniden tutuklanması olarak açıklandı.
Bu karar, federal kurumların yargı kararlarına uyma zorunluluğu ve yürütme erkinin sınırları konusunda emsal teşkil edebilecek nitelikte bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
Mülteci Hakları ve Yüksek Mahkeme Kararları
Bir federal yargıç, Trump yönetiminin mültecilerin statü iptaline itiraz süresini 30 günden 10 güne indirmeyi öngören politikasını geçici olarak durdurdu. Bu karar, mültecilerin yasal haklarını savunmaları için tanınan sürenin korunmasını sağladı.
ABD Yüksek Mahkemesi ise Biden yönetiminin, göçmenlik yargıçlarına sınır dışı davalarını askıya alma yetkisi veren düzenlemesini yeniden yürürlüğe koymayı reddetti. Bu karar, göçmenlik mahkemelerindeki dava yükü ve yargıçların takdir yetkisi üzerinde önemli bir etkiye sahip olacak.
Vatandaş Olmayanların Oy Kullanmasına Yönelik Operasyonlar
ABD Adalet Bakanlığı (DOJ), vatandaş olmayan kişilerin oy kullandığı iddialarına yönelik operasyonlarını hızlandırdı. Pazartesi günü birkaç eyalette toplam 48 kişi dolandırıcılıkla suçlanırken, Washington eyaletinde 400 oyun, seçmenlerin ABD vatandaşı olmadığı iddiasıyla sayım dışı bırakılması talep edildi.
Ayrıca, özel hapishane şirketlerinin (CoreCivic ve GEO Group iştirakleri dahil) Cumhuriyetçi adaylara ve siyasi komitelere 1 milyon dolardan fazla bağış yaptığı kayıtlarla belgelendi. Son olarak, Pew Araştırma Merkezi tarafından yapılan bir anket, Amerikalıların %56'sının ICE hakkında olumsuz görüşe sahip olduğunu ve bu olumsuz bakış açısının hem sağ hem de sol seçmenler arasında geçtiğimiz yıl arttığını gösterdi.