Obama: 'İran Savaşı Amerikalıları Daha Az Güvenli Hale Getirdi'
Eski ABD Başkanı Barack Obama, Georgia eyaletinin Atlanta şehrinde düzenlenen kampanya mitinginde yaptığı konuşmada, mevcut yönetimin dış politika tercihlerini sert bir dille eleştirdi. Obama, İran ile yaşanan çatışmanın ABD'nin ulusal güvenliğine zarar verdiğini belirterek, 'Mevcut başkan, hiç kimsenin istemediği ve kimsenin oy vermediği gereksiz bir savaşı başlatmak gibi bir dizi kötü karar vermeyi seçti' ifadelerini kullandı.
Mevcut başkan, hiç kimsenin istemediği ve kimsenin oy vermediği gereksiz bir savaşı başlatmak gibi bir dizi kötü karar vermeyi seçti.
28 Şubat'ta ABD ve İsrail'in İran'a yönelik başlattığı saldırılar, Tahran'daki nükleer ve askeri tesisleri hedef almış, Dini Lider Ayetullah Ali Hamaney ve birçok üst düzey yetkilinin ölümüyle sonuçlanmıştı. Tahran'ın bölgedeki ABD askeri varlıklarına saldırarak ve küresel petrol ile sıvılaştırılmış doğalgaz arzının beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı'nı kapatarak verdiği karşılık, küresel piyasalarda büyük bir sarsıntıya neden olmuştu.
Nisan ayında bir ateşkes sağlanmasına ve Haziran ayında bir mutabakat zaptı imzalanmasına rağmen, kalıcı barış çabaları İran'ın nükleer programı, ABD yaptırımları ve boğazın yeniden açılması konularındaki anlaşmazlıklar nedeniyle tıkanmış durumda. Obama, ABD medyasında yer alan ve ordunun özellikle Patriot füze savunma sistemleri konusunda stoklarının azaldığına dair haberlere de dikkat çekti.
Obama, destekçilerine hitaben yaptığı konuşmada, 'Füze stoklarımızı tükettik, bu da bizi daha savunmasız hale getirdi. Ve İran şu anda dünya petrolünün büyük bir kısmının tüketicilere ulaşmak için geçtiği Hürmüz Boğazı üzerinde veto gücüne sahip' dedi. Bu durumun enerji fiyatlarındaki artışın temel sebebi olduğunu savunan Obama, 'Petrol fiyatlarının artmasının nedeni budur. Dizel fiyatlarının artmasının nedeni budur. Hemen hemen her şeyin fiyatının artmasının nedeni budur. Yedi ay önce verilen sözlerin ve yapılan açıklamaların aksine, bu savaş bitmedi' şeklinde konuştu.
Gümrük Tarifeleri ve Kanada ile Ticaret Savaşı
Barack Obama, konuşmasının devamında Trump'ın 2025 yılı başında göreve gelmesinden kısa bir süre sonra küresel ticaret ortaklarına karşı başlattığı gümrük tarifelerini hedef aldı. Obama, bu tarifelerin iddia edilen ekonomik faydaları sağlamak yerine Amerikalı tüketiciler için mal maliyetlerini artırdığını savundu.
Ekonomistler, gümrük tarifeleri uyguladığınızda faturayı tüketicilerin ödeyeceğini söylemişti ve tam olarak olan da budur.
Ekonomistlerin uyarılarını hatırlatan Obama, 'Ekonomistler, gümrük tarifeleri uyguladığınızda faturayı tüketicilerin ödeyeceğini söylemişti ve tam olarak olan da budur' dedi. Ayrıca, tarifelerin bütçe açıklarını düşürmek yerine borç yükünü artırdığını belirterek, 'Tarifelerin iddia ettiği gibi açıkları düşürmesi bir yana, şu anda 40 trilyon dolar civarında bir borçla karşı karşıyayız' eleştirisinde bulundu.
Obama, özellikle ABD'nin en büyük ticaret ortaklarından biri olan Kanada ile devam eden anlaşmazlığa vurgu yaptı. Trump yönetiminin Ocak 2027'den itibaren Kanada menşeli araç ve otomotiv parçalarına yüzde 50 gümrük tarifesi uygulayacağını açıklamasının ardından iki ülke bir ticaret savaşına girmişti. Obama, 'Şu anda yürüttüğü büyük ticaret savaşı, ABD'nin o meşhur kötü imparatorluğu, tarihi rakibi olan Kanada'ya karşı' diyerek Trump'ın müttefik politikasını tiye aldı.
Eski Başkan, Trump'ın müttefikleri uzaklaştırırken Rusya'ya karşı yumuşak bir tavır sergilediğini iddia ederek, 'Kanada gibi kilit müttefiklerimizi kendimizden uzaklaştırırken, Beyaz Saray Rusya'dan Vladimir Putin'in önünde diz çöküyor ve özgürlükleri ile demokrasileri için savaşan Ukraynalıları satıyor' dedi.
Beyaz Saray'da 'Cheesecake Factory' Tartışması
Mitingin en dikkat çekici anlarından biri, Obama'nın Trump'ın Beyaz Saray'da yaptığı restorasyon çalışmalarıyla dalga geçtiği bölümdü. Obama, Trump'ın artan fiyatlardan ziyade kendisinin hafta sonu yaptığı bir şakaya daha çok odaklandığını söyledi. Daha önceki bir mitingde Trump'ın yeni bir balo salonu planlarını, Gül Bahçesi'ndeki değişiklikleri ve altın dekorasyonları eleştiren Obama, 'Ev yenileme işlerine çok odaklanmış görünüyor. HGTV kanalında olmalıydı' dedi.
Beyaz Saray'ı Saddam Hüseyin bir Cheesecake Factory açmış gibi gösteriyor, her yer altın kaplama.
Obama'nın 'Beyaz Saray'ı Saddam Hüseyin bir Cheesecake Factory açmış gibi gösteriyor, her yer altın kaplama' şeklindeki benzetmesi Georgia'daki mitingde de yankı buldu. Obama, 'Başkan, Saddam Hüseyin benzetmesine kızmadı bile. O kısım onu rahatsız etmedi. Ama Cheesecake Factory yorumlarına çok bozulmuş' diyerek şakasını sürdürdü.
Beyaz Saray'ın bu şakaya yanıt vermek için tüm hükümet imkanlarını seferber ettiğini iddia eden Obama, 'Enflasyona değil, bu şakaya karşı tüm hükümeti harekete geçirdiler' dedi. Kendi geçmişinden de örnek veren Obama, yaklaşık on yıl boyunca Chuck-E-Cheese, California Pizza Kitchen ve Cheesecake Factory gibi zincir restoranların müdavimi olduğunu esprili bir dille anlattı. Obama, 'Biz bir savaşla uğraşırken ve kontrolden çıkmış fiyatlarla başa çıkmaya çalışırken, o kelimenin tam anlamıyla el işi ve sanat etkinlikleriyle uğraşıyor' diyerek eleştirilerini noktaladı.
Trump'tan Sert Yanıt: 'Trump Boğazı' ve Nükleer Anlaşma
Ohio'nun Chillicothe kentinde düzenlenen mitingde kürsüye çıkan Donald Trump, Obama'nın eleştirilerine aynı sertlikte yanıt verdi. İran'a yönelik askeri harekatını savunan Trump, Obama döneminde imzalanan 2015 nükleer anlaşmasını (JCPOA) hedef aldı. Trump, 'Barack Hussein Obama'nın, İran için nükleer silaha giden bir yol olan ve hayatımda gördüğüm en aptalca anlaşmalardan biri olan JCPOA'sını feshettim' dedi.
Barack Hussein Obama'nın, İran için nükleer silaha giden bir yol olan JCPOA'sını feshettim.
Trump, ABD askeri operasyonlarının İran'ın nükleer zenginleştirme kapasitesini ve 159 deniz aracı dahil olmak üzere askeri gücünün büyük bir kısmını yok ettiğini iddia etti. 'Gece Yarısı Çekici (Midnight Hammer) ve Destansı Öfke (Epic Fury) operasyonlarıyla İran'ın nükleer kapasitesini yerle bir ettik' diyen Trump, Hürmüz Boğazı'ndaki petrol sevkiyatının arttığını savundu.
Hürmüz Boğazı'nın adının değiştirilmesini de öneren Trump, 'Oraya Trump Boğazı diyeceğiz' diyerek destekçilerinden alkış topladı. Trump ayrıca, Beyaz Saray'daki tadilat çalışmalarını savunarak, 'Başkan Obama temizlikten anlamıyor. Kırık dökük taşlardan ve kaldırımlardan anlamıyor. Beyaz Saray kötü durumdaydı ve ben bunu çok ucuza, kendi cebimden ödeyerek tamir ettirdim. Ülkemizin bir numaralı sembolü olan Beyaz Saray'ın 30 yıldır boyanmamış taşlarla ve kırık pencerelerle kalmasına izin veremezdik' dedi.
Epstein İddiaları ve Venezuela Petrolü
Trump'ın Ohio mitingi, Jeffrey Epstein hakkında bağıran bir protestocu tarafından kesintiye uğradı. Nadiren Epstein konusuna değinen Trump, eski arkadaşını yaklaşık yirmi yıl önce Florida'daki kulübünden kovduğuna dair iddialarını yineledi. Trump, 'Jeffrey Epstein'ı Mar-a-Lago'dan kapı dışarı ettim. Bu yaptığım harika bir şeydi' dedi ve Demokratları Epstein ile bağları olmakla suçladı.
Venezuela ile küçük bir savaşımız oldu ve bunu bir günde bitirdik. Şimdi haftada milyonlarca varil petrol üretmek için onlarla çalışıyoruz.
Dış politika ve enerji konularına da değinen Trump, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun devrildiği askeri operasyonun ardından ABD'ye bir milyon varil petrolün ücretsiz olarak teslim edildiğini öne sürdü. Trump, 'Venezuela hakkında konuşmayı sevmiyorlar ama bize ücretsiz olarak bir milyon varil petrol gönderildi. Venezuela ile küçük bir savaşımız oldu ve bunu bir günde bitirdik' ifadelerini kullandı.
Trump ayrıca, Ohio valilik adayı Vivek Ramaswamy'nin tartışmalı seçim reklamını savundu. Demokrat rakibi Amy Acton'ın annesinin yer aldığı reklamın medyada haksızca eleştirildiğini belirten Trump, 'Vivek'e çok adaletsiz davranıldı. Rakibinin annesi, kızının bir yalancı olduğunu söyledi. Bu nasıl onun sorunu olabilir?' diyerek Cumhuriyetçi adaya destek verdi.