Önerilen OPT Harçları ve Uygulama Detayları
WR Immigration podcast programının bu özel bölümünde, kıdemli ortaklar David Fullmer ve Naveen Rahman Bhora, İsteğe Bağlı Pratik Eğitim (OPT) programına bağlanması önerilen 70.000 dolarlık devasa harcı ve takip eden OPT önerileri için getirilen 30.000 dolarlık ek ücreti kapsamlı bir şekilde ele aldılar. Tartışmada bu maliyetlerin kimin tarafından karşılanacağı, önerinin mevcut ve gelecekteki OPT katılımcılarını nasıl etkileyeceği ile uluslararası öğrenciler, yükseköğretim kurumları ve işverenler açısından doğuracağı sonuçlar masaya yatırıldı.
Önerilen DHS kuralı, üniversitelerin bir F-1 öğrencisi için yapacağı ilk OPT önerisi adına 70.000 dolar ödemesini öngörüyor; sonraki her öneri için ise 30.000 dolar ek ücret alınacak.
İç Güvenlik Bakanlığı (DHS) tarafından önerilen yeni kural, üniversitelerin veya okulların, F-1 öğrencisi için yapılacak ilk OPT önerisinde (hem mezuniyet öncesi hem de mezuniyet sonrası OPT'yi kapsayacak şekilde) başlangıç olarak 70.000 dolar ödemesini zorunlu kılacak. Bu öğrenci için yapılacak sonraki her bir ek öneri ise STEM OPT uzatmaları dahil olmak üzere 30.000 dolarlık ilave bir ücrete tabi tutulacak. Uzmanlar, bu teklifin şu anda yürürlükte olmadığını ve mevcut OPT programının şimdilik aynen devam ettiğini önemle vurguluyorlar.
Harçların Kapsamı, İstisnalar ve Geri Ödeme Durumu
Program kapsamında bir öğrencinin farklı bir derece programı takip etmesi veya STEM OPT uzatması alması durumunda 70.000 dolarlık ana harcın yeniden uygulanıp uygulanmayacağı en çok merak edilen konular arasında yer alıyor. Yapılan değerlendirmelere göre, bu yüksek tutarlı harç öğrenci başına yalnızca bir kez tahsil edilecek; STEM OPT uzatmaları ve yüksek lisans veya doktora gibi daha üst düzey dereceleri takip eden yeni OPT dönemleri ise 30.000 dolarlık ücret kapsamına girecek.
Öneri kapsamında 70.000 dolarlık harç öğrenci başına yalnızca bir kez uygulanacak olup, sonraki OPT önerileri 30.000 dolarlık ücrete tabi olacaktır.
Mevcut bir STEM OPT dönemi içerisinde işveren değiştirmek, yeni bir ücret ödenmesini tetiklemeyecek; ancak öğrencinin bu iş değişikliğini yasal olarak bildirmesi ve güncellenmiş Form I-983 belgesini sunmaya devam etmesi gerekecek. Öte yandan, önerilen taslak metin, bir öğrencinin OPT yetkilendirmesi aldıktan sonra işini kaybetmesi durumunda ödenen ücretlerin iadesine ilişkin herhangi bir hüküm içermiyor.
Finansal Yükün Paylaşımı ve Maliyetlerin Kime Yansıtılacağı
Önerilen OPT harçlarının kim tarafından ödeneceği konusunda birincil sorumluluğun okullarda ve üniversitelerde olacağı belirtiliyor. Bununla birlikte taslak, bu maliyetlerin doğrudan öğrencilere, işverenlere veya daha geniş öğrenci kitlesine yansıtılmasına kapı aralıyor. Üniversiteler harçları karşılamak için öğrenim ücretlerini artırabilir veya ek program ücretleri devreye sokabilir; işverenler ise özellikle şirket için kritik öneme sahip veya yüksek nitelikli adayların bu masraflarını üstlenebilir.
Üniversiteler harç ödemesinde birincil sorumlu olacak ancak teklif, bu maliyetlerin öğrencilere veya işverenlere aktarılmasına imkan tanımaktadır.
Uluslararası öğrenciler ve üniversiteler açısından bakıldığında, söz konusu harçlar adalet ve OPT fırsatlarına erişim konusunda ciddi endişeler doğuruyor. DHS verilerine göre, F-1 öğrencilerinin yalnızca yüzde 20 kadarının ABD'de kalarak OPT yaptığı tahmin ediliyor. Bu durum, maliyetlerin tüm uluslararası öğrencilere paylaştırılması halinde, birçok öğrencinin hiç kullanmadığı bir hak için ödeme yapmak zorunda kalacağı anlamına geliyor. Bireysel öğrencilere doğrudan fatura çıkarılması ise maddi gücü yetmeyen yetenekli gençleri dezavantajlı duruma düşürebilir.
Mevcut Öğrenciler ve Şirketlerin İK Stratejileri
Hâlihazırda OPT programına katılan öğrencilerin kuralın yürürlüğe girmesi durumunda bu ücreti ödemek zorunda kalıp kalmayacağı da büyük bir soru işareti oluşturuyor. David Fullmer'ın hukuki yorumuna göre, mezuniyet sonrası OPT'de hâlihazırda bulunan öğrenciler derhal 70.000 dolarlık borçla karşı karşıya kalmayacak. Ancak kural yürürlüğe girdikten sonra yapılacak ilk OPT önerisi (örneğin bir STEM OPT uzatması) ilk ödemeyi tetikleyebilecek.
Mevcut mezuniyet sonrası OPT katılımcıları derhal harç ödemek zorunda kalmayacak ancak kural sonrası yapılacak ilk uzatma başvurusu ödemeyi tetikleyebilir.
İşverenler ve Küresel Mobilite (Global Mobility) ekipleri açısından bakıldığında, F-1 öğrencilerinin işe alım süreçlerinin yakından izlenmesi tavsiye ediliyor. Şirketler, hâlihazırda OPT veya STEM OPT statüsünde çalışan personellerini gözden geçirmeli, yaklaşan uzatma son tarihlerini takip etmeli ve olası maliyetleri bütçelemelidir. İşletmelerin, bünyelerinde tutmak istedikleri değerli çalışanlar için bu harçları üstlenip üstlenmeyeceklerini İK, işe alım, finans ve göçmenlik hukuku departmanlarıyla koordine etmesi büyük önem taşıyor.
Alternatif Göçmenlik Stratejileri ve L-1 Vizesi Çözümü
Önerilen OPT harçlarının yürürlüğe girmesi halinde uluslararası yetenekleri bünyesinde tutmak isteyen işverenler için bazı alternatif göçmenlik yolları da bulunuyor. Belirli şirketler için en geçerli alternatiflerden biri, bir OPT veya STEM OPT çalışanını ABD dışındaki ilişkili bir iş birimi üzerinden istihdam etmek ve ilerleyen süreçte L-1 vizesi aracılığıyla tekrar ABD'ye transfer etmek olarak öne çıkıyor.
H-1B kurasında seçilemeyen çalışanlar için yurtdışındaki bağlı ortaklıklar üzerinden L-1 vizesi ile ABD'ye dönüş alternatifi değerlendirilebilir.
Bu yöntem, H-1B vize çekilişinde (lottery) şans bulamayan çalışanlar için yeni bir kapı aralayabilir. Ancak L-1 vizesi uygunluğu; nitelikli bir kurumsal ilişki, yurtdışında gerçekleştirilmiş tatmin edici bir çalışma süresi ve geçerli yönetsel, idari veya özel uzmanlık gereksinimlerinin karşılanmasını zorunlu kılıyor. İşverenlerin bu stratejiyi her vaka bazında göçmenlik avukatlarıyla birlikte değerlendirmesi öneriliyor.
WR Immigration Uzmanları Hakkında
David Fullmer, WR Immigration'ın Los Angeles ofisinde ortak olarak görev yapmakta olup; işverenlere, girişimcilere ve bireylere ticari ve yatırım tabanlı göçmenlik konularında danışmanlık yaptığı yaklaşık 30 yıllık bir deneyime sahiptir. Kurumsal göçmenlik stratejileri, küresel mobilite ve istihdam odaklı göçmenlik alanlarında uzmanlaşan Fullmer, Chambers and Partners tarafından derecelendirilmiş ve geçmişte Los Angeles County Barosu Göçmenlik Bölümü Başkanlığı görevini yürütmüştür.
David Fullmer ve Naveen Rahman Bhora, iş dünyası ve kurumsal göçmenlik hukuku alanında onlarca yıllık deneyime sahip tanınmış uzmanlardır.
Naveen Rahman Bhora ise WR Immigration ortağıdır ve firmanın New York ofisini yönetmektedir. Birlikte çalıştığı bireylere, işletmelere, çok uluslu şirketlere, hastanelere ve üniversitelere istihdam odaklı göçmenlik alanında rehberlik eden Bhora; şirket içi transferler, olağanüstü yetenek vizeleri ile hekimler ve araştırmacılar için göçmenlik çözümleri konularında derin bir uzmanlığa sahiptir. Who's Who Legal ve The Best Lawyers in America listelerinde yer alan Bhora, Amerikan Göçmenlik Avukatları Derneği'nin (AILA) aktif bir üyesidir.