Tarihsel Veriler ve Mevcut Piyasa Dalgalanmaları
ABD'de ara seçimlere sadece günler kala, yatırımcılar borsa dünyasında tanıdık bir kalıbı değerlendiriyor: Wall Street, seçmenler sandığa gittikten sonraki aylarda, hangi partinin kazandığından bağımsız olarak tarihsel olarak iyi bir performans sergiliyor. Ticaret Bakanlığı'nın yeni verilerine göre ABD ekonomisi, bir önceki çeyrekteki %2,2'lik orandan yükselerek %3,4 oranında büyüme kaydetti. Ancak bazı yatırımcılar, Kongre'deki olası bir güç değişiminin ekonomi ve piyasalar için ne anlama gelebileceğini sorgulamaya devam ediyor.
Piyasalar bu ay oldukça dalgalı bir seyir izledi. Yatırımcıların teknoloji hisselerine yönelik artan tedirginliğiyle birlikte Nasdaq endeksi, Ekim ayı başında kırdığı rekor seviyeden yaklaşık %8 oranında geriledi. S&P 500 endeksi ise yine bu ay ulaştığı en son rekor seviyesinden %3'ten fazla düşüş gösterdi. Ancak tarihsel veriler, bu tür türbülansların kalıcı olmayabileceğine işaret ediyor.
Ara Seçimler Sonrası Borsada Yükseliş Geleneği
BNY Yatırım Stratejisi ve Araştırma Grubu tarafından yapılan bir inceleme, 1950'den bu yana S&P 500'ün ara seçimlerden sonraki bir yıl içinde ortalama %16,6 oranında değer kazandığını ortaya koydu. BNY, ara seçimlerin genellikle kısa vadeli oynaklığa neden olduğunu, çünkü sonuçlar, politika değişiklikleri ve kampanya gündemleri üzerindeki belirsizliğin yatırımcı duyarlılığını etkileyebileceğini belirtti. Ancak piyasalar tipik olarak bu süreçten sonra toparlanma eğilimi gösteriyor.
Genel olarak konuşmak gerekirse, ara seçimlerden sonra piyasalar aslında oldukça iyi performans gösteriyor. Piyasaların nefret ettiği tek bir şey varsa, o da belirsizliktir. - Mark LoPresti, Market Rebellion CEO'su
MarketWatch tarafından paylaşılan veriler de benzer bir tabloyu destekliyor. 1950 yılına kadar uzanan kayıtlara göre, S&P 500 endeksi Seçim Günü ile takip eden yılın 30 Haziran tarihi arasındaki dokuz aylık dönemde ortalama %15,5 getiri sağladı. Ned Davis Research tarafından yapılan daha kapsamlı bir çalışma ise 1930'dan bu yana S&P 500 veya öncüllerinin, tüm ara seçimlerden sonraki bir yıl içinde ortalama %14 yükseldiğini gösteriyor.
Ned Davis Research'ün baş ABD stratejisti Ed Clissold ve kıdemli analist Thanh Nguyen'e göre, başkanın partisinin Temsilciler Meclisi kontrolünü kaybettiği yıllarda ortalama kazanç %8,8 ile daha sınırlı kaldı. Market Rebellion CEO'su ve baş piyasa stratejisti Mark LoPresti, NewsNation'a yaptığı açıklamada, 'Genel olarak konuşmak gerekirse, ara seçimlerden sonra piyasalar aslında oldukça iyi performans gösteriyor. Piyasaların nefret ettiği tek bir şey varsa, o da belirsizliktir' ifadelerini kullandı.
Yapay Zeka Harcamaları ve Faiz Oranları: Yeni Risk Faktörleri
Tahmin piyasası Kalshi'nin verilerine göre, Demokratların Temsilciler Meclisi'ni kazanma olasılığı %90'ın üzerinde, Senato'yu alma olasılığı ise %63 olarak görülüyor. LoPresti, bu tablonun nasıl şekilleneceğinin piyasa tepkisini belirlemeye yardımcı olacağını, ayrıca Kasım ve Aralık aylarının hisse senetleri için geleneksel olarak güçlü aylar olduğunu belirtti. Ancak bu yıl, yapay zeka (AI) harcamaları piyasalar için beklenmedik bir değişken (wild card) olarak öne çıkıyor.
Asıl mesele faiz oranları, siyaset değil. Yüksek borçlanma maliyetleri yapay zeka harcamaları üzerinde baskı oluşturabilir. - Mark LoPresti
LoPresti, son GSYİH büyümesinin büyük bir kısmının yapay zeka altyapı sektöründeki şirketlerin artan sermaye harcamalarından kaynaklandığına dikkat çekti. Yapay zeka ile ilgili borçlanma konusundaki endişelerin bu hafta bir satış dalgasına katkıda bulunduğunu ifade eden analist, asıl meselenin siyasetten ziyade faiz oranları olduğunu vurguladı.
ABD Merkez Bankası (Fed) bu hafta faiz oranlarını sabit tuttu ve Kasım ayında bir toplantı yapmayacak. Ancak LoPresti, Aralık toplantısında bir faiz artırımının muhtemel olduğunu ve çoğu yatırımcının 2027'nin ilk yarısında en az 50 baz puanlık ek artış beklediğini söyledi. Yüksek borçlanma maliyetlerinin yapay zeka harcamaları üzerinde baskı oluşturabileceği uyarısında bulunan LoPresti, ayrıca veri merkezlerine karşı büyüyen 'arka bahçemde istemiyorum' (NIMBY) hareketinin, Demokratların hem Meclis hem de Senato'yu kazanması durumunda daha yüksek sesle dile getirilebileceğini belirtti.