ABD'de Emeklilik Kâbusu: Varlıklı Kesim Bile Hedefin Çok Gerisinde
Günümüz ekonomisinde hemen her kesimin bütçesi zorlanırken, Amerika Birleşik Devletleri'nin en varlıklı bireyleri dahi emeklilik birikimleri konusunda hedeflerinin gerisinde kalıyor.
Tam anlamıyla mükemmel bir fırtına yaşanıyor. — Catherine Collinson, Transamerica Institute İcra Kurulu Başkanı
HSBC tarafından Ipsos ortaklığıyla yürütülen ve en az 100 bin dolar yatırım yapılabilir varlığa sahip yatırımcıları kapsayan yeni araştırmaya göre, varlıklı Amerikalılar konforlu bir emeklilik yaşayabilmek için 2,6 milyon dolara ihtiyaç duyduklarını belirtiyor. Bu rakam, yalnızca bir yıl önceki beklentilere kıyasla %26'lık devasa bir artışa işaret ediyor. Ancak aynı yatırımcılar, belirledikleri bu yüksek hedefin ortalama olarak yalnızca %52'sini biriktirebilmiş durumda.
Üstelik hiçbir kuşak emeklilik yol haritasını tam anlamıyla yakalayabilmiş değil. Emekliliğe en yakın nesil olan Baby Boomer kuşağı hedeflerinin %74'üne ulaşabilirken, Milenyum kuşağı (Millennials) %42 ile hedeflerinin son derece gerisinde kalıyor.
Kâr amacı gütmeyen Transamerica Institute tarafından açıklanan son rapora göre, Sosyal Güvenlik (Social Security) sisteminin geleceğine ilişkin belirsizlikler, kalıcı enflasyon, birbiriyle yarışan finansal öncelikler ve iş gücü piyasasındaki olası kesintiler, Amerikalıların emeklilik için birikim yapmasını giderek zorlaştırıyor.
Sağlık Maliyetleri Artıyor, Sosyal Güvenlik Ağı Zayıflıyor
Emeklilerin en büyük güvencesi olan sosyal güvenlik ağı zayıflarken, emekli olmanın maliyeti günden güne artıyor. Finansal hizmetler devi Fidelity'nin verilerine göre, bu yıl 65 yaşında emekliye ayrılan bir bireyin emeklilik süresi boyunca sağlık hizmetlerine ortalama 185.500 dolar harcaması bekleniyor. Bu miktar, geçen yıla kıyasla %7,5'lik bir artış anlamına geliyor.
Uzun ömürlülük arttıkça, emeklilik fonlarının kapsamak zorunda olduğu yıl sayısı artıyor ve bu da doğrudan ek bir yükümlülük olarak karşımıza çıkıyor. Bunun gelecekteki nesil üzerinde yarattığı maliyeti düşünün; bu adeta patlamaya hazır bir saatli bomba. — Sebastien Betermier, Uluslararası Emeklilik Yönetimi Merkezi İcra Direktörü
Yaşam Boyu Gelir İttifakı (Alliance for Lifetime Income) verilerine göre 2027 yılına kadar her yıl 4,1 milyondan fazla Amerikalı 65 yaşına basacak. Nüfusun hızla yaşlanmasıyla birlikte daha fazla emekli, 2032 yılına kadar rezervlerinin tükeneceği tahmin edilen Sosyal Güvenlik emeklilik fonuna bel bağlamak zorunda kalacak.
Yaşanan bu finansal baskı yalnızca ABD ile sınırlı değil. Uzayan yaşam süreleri ve düşen doğum oranları, dünya genelindeki emeklilik ve emeklilik fonu sistemlerini eşi benzeri görülmemiş bir baskı altına sokarken, bu mali yükün gelecekte genç nesillerin omuzlarına binme riski bulunıyor.
BlackRock Uyarısı ve Küresel Emeklilik Endeksi
ABD emeklilik sistemi, bu yıl açıklanan Marsh CFA Institute Küresel Emeklilik Endeksi'nde 'C+' notu alarak değerlendirilen 55 ülke sistemi arasında ancak 33. sırada yer bulabildi. Bu tablo, ülkedeki emeklilik altyapısının kırılganlığını bir kez daha gözler önüne seriyor.
Büyük miktarda varlığa sahip olanlar için bile konforlu bir emeklilik giderek daha pahalı hale geliyor. — Racquel Oden, HSBC ABD Uluslararası Varlık ve Premier Bankacılık Başkanı
Dünyanın en büyük varlık yönetim şirketi BlackRock'ın İcra Kurulu Başkanı (CEO) Larry Fink de yıllardır ABD'nin hızla bir emeklilik krizine doğru sürüklendiği hususunda uyarılarda bulunıyor. BlackRock tarafından gerçekleştirilen ankete katılan Amerikalılar, rahat bir emeklilik için yaklaşık 2,1 milyon dolara ihtiyaç duyduklarını dile getirirken, katılımcıların %62'sinin 150 bin dolardan az birikimi olduğu ortaya çıktı. Fink, 2025 yılı hissedar mektubunda 'Bu çok yüksek bir miktar. Beklediğimden çok daha fazla. Ve neredeyse hiç kimse bu hedefe yakın bile değil' ifadelerini kullandı.
HSBC'nin bulguları ise çıtanın varlıklı Amerikalılar için çok daha yüksek olduğunu ve onların dahi bu seviyeyi aşmakta zorlandığını gösteriyor. Fink'in emeklilik sorununu 'en sert ve çirkin şekilde' yaşayacağını belirttiği X Kuşağı (Gen X), birikim hedefinin yalnızca %55'ini tamamlayabildi. Z Kuşağı (Gen Z) ise %45'lik oranla Milenyum kuşağının az da olsa önünde yer alıyor.
Emeklilik Artık Tek Hedef Değil: Değişen Finansal Öncelikler
Sorunun önemli bir kısmı, varlıklı Amerikalıların birikim yapma amaçlarının artık yalnızca emeklilikle sınırlı kalmamasından kaynaklanıyor. Araştırmaya katılan her 10 kişiden 7'si, düz ve adım adım ilerleyen geleneksel bir hayat planı izlemediklerini beyan ediyor.
Emekli olduğunuzda esasen sabit bir gelirle yaşarsınız. Sabit gelirinize yılda ekstra 7.000, 8.000 veya 9.000 dolar eklemediyseniz, bu durum bütçeniz üzerinde büyük bir etki yaratabilir. — Rita Choula, AARP Kamu Politikaları Enstitüsü Hasta Bakımı Kıdemli Direktörü
Emekliliği finanse etmek %43 ile hâlâ en yaygın hedef olmayı sürdürse de, bunu %39 ile kariyer değiştirme, iş kurma veya planlı bir kariyer molası verme gibi kişisel ve profesyonel dönüşüm hedefleri takip ediyor.
Üçüncü sırada ise %37 ile hem çocukları hem de yaşlanan ebeveynleri finansal olarak destekleme hedefi geliyor. Bu durum birçok aile için giderek büyüyen bir mali yük oluşturuyor. Amerikalıların ortalama ömrü uzadıkça, kendi ebeveynleri hâlâ bakıma muhtaçken emeklilik yaşına ulaşanların sayısı artıyor ve bu bakım masrafları sabit gelirleri hızla eritiyor.
Miras Planları Değişiyor: Bakım Giderleri Mirası Eriyor
Uzayan yaşam süreleri, varlıklı Amerikalıların mirasçılarına bırakmayı planladıkları servet yapısını da şekillendiriyor. HSBC araştırmasına göre, katılımcıların %59'u daha uzun yaşamanın miras planlarını şimdiden değiştirdiğini belirtirken, %31'lik bir kesim mirasçılarının payı küçülse dahi kendi uzun vadeli bakım harcamaları gibi gelecekteki masraflarına daha fazla kaynak ayırdıklarını aktarıyor.
Bu zihniyet değişimi, varlıklı ebeveynlerin paralarını devretme konusunda halihazırda yaşadığı tedirginlikle birleşiyor. Bank of America Private Bank araştırmasına göre, en az 3 milyon dolar yatırım yapılabilir varlığa sahip Amerikalıların %47'sinden azı gelecek neslin ailelerinin hayırseverlik işlerini üstlenmeye hazır olduğuna inanıyor. Bu oran 2024 yılında %55 seviyesindeydi.
Ayrıca HSBC araştırmasına katılanların yaklaşık yarısı (%48), yol boyunca zorluk çekseler bile ana hedeflerinin çocuklarının veya torunlarının tam anlamıyla finansal bağımsızlığa kavuşmalarını sağlamak olduğunu ifade ediyor.