Güçlü İstihdam Verileri ve Yükselen Dolar Altın Fiyatlarını Baskıladı
Altın, ABD'de beklentilerin üzerinde açıklanan tarım dışı istihdam verilerinin ardından güçlenen ABD Doları ve yükselen ABD Hazine tahvili getirilerinin etkisiyle Cuma gününü ons başına 4 bin 063,65 dolar seviyesinden tamamladı. ABD Çalışma Bakanlığı tarafından yayımlanan Ekim ayı raporu, ülkede 165 bin yeni tarım dışı istihdam oluşturulduğunu ve işsizlik oranının yüzde 4,1 seviyesinde kaldığını ortaya koydu. Reuters tarafından geçilen haberde, söz konusu verilerin yüksek faiz oranlarının daha uzun süre korunacağı yönündeki beklentileri pekiştirdiği ve piyasalardaki tüccarların Aralık ayında olası bir faiz artırımı ihtimalini daha yüksek oranla fiyatlamaya başladığı aktarıldı.
Yaşanan bu düşüş, haftanın başında gözlenen yukarı yönlü eğilimin de tersine dönmesine yol açtı. ABD ara seçimlerinin ardından zayıflayan dolar, gerileyen ABD Hazine tahvili getirileri ve düşen petrol fiyatları enflasyon endişelerini hafifleterek kıymetli metalin toparlanmasına katkı sağlamıştı. Ancak Cuma günü açıklanan istihdam raporu bu rahatlama havasını tamamen sona erdirdi.
Dünya Altın Konseyi Raporu: Merkez Bankaları Alımda, Özel Yatırımcı Temkinli
Faiz oranlarından kaynaklanan olumsuz rüzgarlara rağmen, talep tarafında daha karmaşık ve farklılaşan bir tablo öne çıkıyor. Dünya Altın Konseyi (WGC) tarafından açıklanan verilere göre, borsa dışı işlemleri de kapsayan küresel altın talebi yıllık bazda yüzde 1 azalarak 1.369 tona geriledi. Bu toplam miktar içinde merkez bankaları ve diğer resmi kurumlar, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 42 artışla net 321 ton altın alımı gerçekleştirirken, altın borsa yatırım fonlarına (ETF) ise 211 tonluk net giriş kaydedildi.
Resmi sektörün gerçekleştirdiği bu güçlü alımlar, konseyin merkez bankası alımlarına ilişkin değerlendirmesini yukarı yönlü revize etmesine yol açtı. Ancak özel yatırım grubundaki görünüm aksi yönde gelişti: Külçe ve sikke altına yönelik zayıf talep nedeniyle konsey, 2026 yılı için altın yatırım talebi büyüme tahminini daha önce öngörülen 400 ton seviyesinden yarı yarıya düşürerek yaklaşık 200 ton seviyesine çekti.
ETF Girişleri Vadeli Piyasalardaki Gerilemeyi Dengeledi
Fiziki dayanaklı altın fonları Ekim ayında piyasaya destek sunmaya devam etti. Dünya Altın Konseyi verilerine göre, küresel altın ETF'leri ay boyunca 2,7 milyar dolarlık net giriş kaydederek toplam varlıklarını 19 ton artışla 4.275 tona yükseltti. Girişlerde Avrupa başı çekerken, bu durum ABD Hazine tahvili getirilerindeki yükselişin yarattığı baskıya karşı önemli bir denge unsuru oluşturdu.
Türev piyasalardaki pozisyonlanma ise çok daha temkinli bir seyir izledi. COMEX net uzun (long) pozisyonları Ekim ayında 94 ton azalarak 560 tona geriledi. Bu durum, fiziki destekli fon varlıklarındaki artışın vadeli işlem piyasalarındaki risk azaltımıyla eş zamanlı gerçekleştiğini gösterdi.
Piyasaların Kilitlendiği Kritik Enflasyon ve İstihdam Takvimi
Önümüzdeki dönemde altın fiyatlarının yönünü belirleyecek iki kritik veri takvimi yakından takip ediliyor. ABD Ekim ayı Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) verisi, 10 Kasım 2026 tarihinde ABD Doğu Saatiyle (ET) 08:30'da (TSİ 16:30) açıklanacak. Enflasyonun ABD Merkez Bankası (Fed) politikalarına yönelik beklentileri doğrudan şekillendirmesi ve bunun sonucunda dolar ile Hazine tahvili getirilerini etkilemesi nedeniyle, açıklanacak veri ya daha fazla parasal sıkılaşma ihtimalini güçlendirecek ya da piyasa üzerindeki baskıyı hafifletecek.
Altın fiyatları iki karşıt güç arasında sıkışmış durumda: Bir yanda merkez bankalarının ve fonların alımları, diğer yanda ise yüksek ABD tahvil getirilerinin yarattığı baskı.
Kasım ayına ait istihdam raporu ise 4 Aralık'ta ABD Doğu Saatiyle 08:30'da yayımlanacak. Yatırımcılar, istihdam piyasasındaki güçlü seyrin faizlerin yüksek kalması yönündeki tezi desteklemeye devam edip etmeyeceğini bir kez daha yakından izleyecek.
Dünya Altın Konseyi Salı günü yaptığı açıklamada, yükselen faiz oranları ve dalgalı enflasyon beklentilerinin yıl sonuna kadar altın fiyatları üzerinde baskı oluşturabileceğine işaret ederken; jeopolitik risklerin ve finansal piyasalardaki gerilimin ise talebi destekleyebileceğini belirtti. Şimdilik kıymetli metal iki karşıt güç arasında sıkışmış durumda: Bir yanda resmi sektör ve fon alımları, diğer yanda ise yükselen ABD tahvil getirilerinin yarattığı çekim gücü. Gelecek verilerin hangi tarafı haklı çıkaracağı piyasanın genel seyrini tayin edecek.