Zirve Öncesi Kritik Temas
ABD ve Çinli üst düzey yetkililer, Başkan Donald Trump ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping'in bu ayın sonunda Çin'de düzenlenecek Asya-Pasifik Ekonomik İşbirliği (APEC) zirvesinde yapmaları beklenen görüşme öncesinde, ticaret kısıtlamaları ve mevcut anlaşmaların uygulanması konusunda "samimi" bir görüşme gerçekleştirdi.
Amerikalı yetkililer, Çin'in taahhütlerini tam ve derhal yerine getirmesinin önemini vurguladı ve son dönemdeki Çin eylemleriyle ilgili endişelerini dile getirdi.
ABD Hazine Bakanlığı ve Çin hükümetinden yapılan açıklamalara göre, ABD Hazine Bakanı Scott Bessent ve Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer, Çin Başbakan Yardımcısı He Lifeng ile geçtiğimiz yıl varılan ekonomik ve ticari taahhütleri ele almak üzere bir telefon görüşmesi yaptı.
Karşılıklı Endişeler ve Ticari Kısıtlamalar
Pekin Ticaret Bakanlığı tarafından Cumartesi günü paylaşılan Çin devlet medyası raporuna göre, Başbakan Yardımcısı He Lifeng, ABD tarafından uygulanan son ekonomik ve ticari kısıtlayıcı önlemlerden duyduğu ciddi endişeleri ifade etti.
Bessent, devam eden ilerlemenin somut sonuçlara bağlı olduğunu ve ABD'nin Çin'in düzenlemeleri uygulama sürecini yakından değerlendireceğini vurguladı.
Çin tarafı, görüşmeleri "samimi, derinlemesine ve yapıcı" olarak nitelendirdi; ancak He'nin hangi ABD önlemlerini eleştirdiğine dair spesifik bir detay verilmedi.
ABD Hazine Bakanlığı ise Bakan Bessent'in, sürecin devamlılığının somut sonuçlara bağlı olduğunu ve ABD'nin Çin'in anlaşma hükümlerini yerine getirme sürecini yakından takip edeceğini vurguladığını belirtti.
Busan Anlaşması ve Ticaret Ateşkesi
Görüşmeler kısmen, Ekim 2025'te Güney Kore'nin Busan kentinde düzenlenen APEC zirvesi sırasında Trump ve Şi arasında varılan taahhütlere odaklandı. Bu anlaşma, dünyanın en büyük iki ekonomisi arasında aylarca süren ve tırmanan gümrük tarifelerinin ardından ticaret gerilimini hafifletmeyi amaçlıyordu.
Anlaşmazlıklara rağmen her iki taraf da Cuma günkü görüşmede farklılıkları uygun şekilde yönetme ve istikrarlı bir ABD-Çin ticari ilişkisini teşvik etme konusunda mutabık kaldı.
Anlaşma kapsamında Çin, 2028 yılına kadar ABD'den soya fasulyesi satın almayı, nadir toprak elementleri üzerindeki yeni ihracat kontrollerini askıya almayı ve bu kritik malzemelerin ihracatı için genel lisanslar vermeyi taahhüt etmişti.
Başlangıçta bir yılı kapsayan anlaşma, Şi'nin Eylül ayında Beyaz Saray'a yaptığı ziyaret sırasında Washington ve Pekin tarafından 10 Ocak 2027 tarihine kadar uzatılmıştı.
Ticaret uzmanları, Çin'in nadir toprak elementleri ihracatını iki ülke arasındaki en büyük sürtüşme kaynaklarından biri olarak tanımlıyor. Bu malzemeler, akıllı telefonlardan otomobillere ve askeri ekipmanlara kadar geniş bir yelpazedeki ürünlerin üretimi için hayati önem taşıyor.
Yeni Yaptırımlar ve Gelecek Beklentileri
Cumartesi günü ayrı bir açıklama yapan Çin Ticaret Bakanlığı, ABD'nin Küba'yı hedef alan ve iki Çinli şirketi de etkileyen yeni yaptırımlarına karşı "kararlı" muhalefetini yineledi. Bakanlık sözcüsü, Washington'un Çin'e yönelik son yaptırım tırmanışının, Trump ve Şi arasında varılan mutabakatla çeliştiğini savundu.
Washington'un son dönemdeki yaptırım tırmanışı, Trump ve Şi arasında varılan mutabakatla çelişmektedir.
Bakanlık, Cuma günkü görüşmede ele alınan önlemler hakkında daha fazla detay vermedi. Söz konusu ticaret görüşmeleri, 18-19 Kasım tarihlerinde Çin'in Shenzhen kentinde yapılması planlanan APEC zirvesi öncesinde gerçekleşti.
Trump ve Şi'nin zirve sırasında bir araya gelmesi ve devam eden ekonomik anlaşmazlıkları ele almak için yeni bir fırsat yaratması bekleniyor. Zirve ayrıca Trump, Şi ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in katılımıyla üçlü bir toplantıya da ev sahipliği yapabilir.
Çin Dışişleri Bakanlığı hafta başında yaptığı açıklamada, Pekin'in böyle bir toplantı olasılığı konusunda Washington ve Moskova ile temas halinde olduğunu belirtmişti; ancak henüz doğrulanmış bir üçlü görüşme bulunmuyor.
Yaklaşan zirve, özellikle Pekin'in tarımsal alımlar ve nadir toprak elementleri ihracatı konusundaki taahhütleri başta olmak üzere, mevcut ABD-Çin ticaret anlaşmasının uygulanmasına yeniden dikkat çekecek.