Altın Piyasasında Sıra Dışı Paradoks: Baskı Altındaki Değerli Metal
Altın fiyatları, yükselen ABD Hazine tahvili getirileri, güçlenen dolar ve daha fazla faiz artırımı beklentilerinin yarattığı yoğun baskı altında kaldı. Ancak Motilal Oswal Financial Services'e göre, şu anda külçe altını aşağı çeken bu güçler, uzun süreli parasal sıkılaşmanın ekonomik büyümeye zarar vermeye başlaması durumunda bir sonraki yükselişi tetikleyebilir.
Yükselen tahvil getirileri başlangıçta faiz getirisi olmayan metale yatırımı caydırsa da, sürdürülebilir finansal stres nihayetinde altına olan güvenli liman talebini yeniden canlandırabilir.
Motilal Oswal tarafından yayımlanan 'Altın Rallisi: Raydan Çıkmadı, Ertelendi' başlıklı emtia raporunda, altın piyasasındaki sıra dışı bir paradoksa dikkat çekildi. Rapora göre, yükselen tahvil getirileri başlangıçta faiz getirisi olmayan metale yatırımı caydırsa da, sürdürülebilir finansal stres nihayetinde altına olan güvenli liman talebini yeniden canlandırabilir.
ABD Tahvil Getirileri Altına Neden Zarar Veriyor?
Altın, doğası gereği faiz veya temettü getirisi sağlamayan bir varlıktır. ABD Hazine tahvili getirileri yükseldiğinde, yatırımcılar devlet tahvillerinden daha yüksek ve garantili getiriler elde edebilirler. Bu durum, portföyünde altın tutan yatırımcılar için 'fırsat maliyetinin' artması anlamına gelir.
Fed'in Eylül ayında faiz oranlarını %3,75-4 aralığına yükseltmesi, daha önce değerli metalleri destekleyen parasal gevşeme anlatısını tersine çevirdi.
Buna ek olarak, güçlenen ABD doları baskıyı daha da artırıyor. Doların değer kazanması, dolar cinsinden fiyatlanan altını, diğer para birimlerini elinde bulunduran yatırımcılar için daha pahalı hale getiriyor. Motilal Oswal'ın verilerine göre, ABD Merkez Bankası (Fed) Eylül ayında faiz oranlarını 25 baz puan artırarak %3,75 ile %4 aralığına yükseltti. Bu hamle, daha önce değerli metalleri destekleyen parasal gevşeme anlatısını tamamen tersine çevirdi.
Kalıcı enflasyon verileri de görünümü karmaşıklaştırmaya devam ediyor. ABD tüketici enflasyonu Eylül ayında yıllık bazda %3,7'ye hızlanırken, üretici fiyatları yıllık %6,3 oranında artış gösterdi. Bu veriler, piyasada ek parasal sıkılaşma beklentilerini canlı tutarak altın üzerindeki baskıyı pekiştiriyor.
Yüksek Getiriler Ne Zaman Altını Desteklemeye Başlar?
Aracı kurum, parasal sıkılaşmanın ekonomik faaliyete ciddi şekilde zarar vermeye başlaması durumunda altın ile tahvil getirileri arasındaki geleneksel ilişkinin değişebileceğine inanıyor. Yüksek borçlanma maliyetleri kurumsal yatırımları zayıflatabilir, tüketimi yavaşlatabilir ve özellikle ağır borçlu hükümetler ile işletmeler üzerindeki finansal baskıyı artırabilir.
Kritik dönüm noktası, nominal Hazine getirilerinin zirve yaptığı an değil, enflasyona göre ayarlanmış reel getirilerin yükselmeyi durdurduğu an olabilir.
Eğer bu koşullar finansal istikrarsızlık veya resesyon endişelerini tetiklerse, yatırımcılar nominal tahvil getirileri yüksek kalsa bile güvenli liman olarak altına geri dönebilirler. Motilal Oswal, kritik dönüm noktasının nominal Hazine getirilerinin zirve yaptığı an değil, enflasyona göre ayarlanmış 'reel getirilerin' yükselmeyi durdurduğu an olabileceğini savunuyor.
Mali belirsizlikler, hükümet borçlarına ilişkin kaygılar ve küresel çaptaki jeopolitik gerilimler, önümüzdeki dönemde güvenli liman talebini daha da güçlendirebilecek unsurlar arasında yer alıyor.
Axis Direct: Uzun Vadeli Yükseliş Beklentisi Sürüyor
Bir diğer önemli aracı kurum olan Axis Direct de yüksek faiz oranları, enflasyon endişeleri ve doların gücünden kaynaklanan benzer kısa vadeli baskılara dikkat çekti. Axis Direct Emtia Kıdemli Araştırma Analisti Deveya Gaglani, uluslararası altın fiyatlarının yakın vadede 3.700 dolar ve 3.600 dolar destek seviyelerini test edebileceğini öngörüyor.
Uluslararası altın fiyatları potansiyel olarak 3.700 ve 3.600 dolar destek seviyelerini test edebilir.
Buna rağmen kurum, uzun vadeli yükseliş beklentisini koruyor. Axis Direct, Hindistan iç piyasasında altın fiyatlarının bir sonraki Dhanteras dönemine kadar 10 gram başına 1,65 ile 1,80 lakh rupi seviyelerine ulaşabileceğini tahmin ediyor. Analistler, yatırımcılara toplu alım yerine kademeli biriktirme stratejisini öneriyor.
Altın Yatırımcıları Hangi Göstergeleri Takip Etmeli?
Motilal Oswal, mevcut piyasa koşullarında 'düşüşlerde alım' (buy-on-dips) duruşunu sürdürüyor. Kurum, ons başına 3.800-3.900 dolar seviyesini stratejik bir biriktirme bölgesi olarak tanımlarken; kısa vadede 4.200 dolar, orta vadede ise 4.500-4.700 dolar seviyelerini hedefliyor.
Küresel altın ETF varlıkları, Ağustos-Eylül dönemindeki artışla birlikte 4.256 ton ile rekor seviyeye ulaştı.
Piyasadaki yapısal talep de fiyatları desteklemeye devam ediyor. Küresel altın ETF (Borsa Yatırım Fonu) varlıkları, Ağustos ve Eylül aylarındaki yaklaşık 187 tonluk artışın ardından 4.256 ton ile rekor seviyeye ulaştı. Yatırımcılar için en kritik göstergeler; ABD reel getirileri, enflasyon beklentileri, Fed politikaları ve dolar endeksinin yönü olmaya devam edecek.
Sonuç olarak temel paradoks geçerliliğini koruyor: Tahvil piyasasında başlangıçta altını aşağı iten stres, uzun vadede toparlanmanın ana yakıtı olabilir. Ancak bu dönüşümün zamanlaması belirsizliğini koruyor ve uzmanların fiyat hedefleri kesin bir getiri garantisi değil, piyasa verilerine dayalı projeksiyonlar olarak değerlendirilmelidir.