Demokratlar Büyüme Fetişini Bırakmalı: GSYH Peşinde Koşmak Beyhude Bir Çaba

ABD'de ekonomik büyüme ve GSYH verilerini temsil eden grafikler ve borsa ekranları
ABD'de ekonomik büyüme ve GSYH verilerini temsil eden grafikler ve borsa ekranları — UnHerd

Özet · Öne Çıkanlar

  • Seçmenler, politikacıların önemsediği uzun vadeli GSYH büyüme oranlarından ziyade enflasyon gibi kısa vadeli faktörlere odaklanıyor.
  • GSYH, çevresel maliyetler veya ekonomik faaliyetin niteliği gibi unsurları ayırt etmediği için refahın tek göstergesi olamaz.
  • Reagan dönemi sağ neoliberalizmi ile Clinton dönemi merkez-sol neoliberalizmi, ABD ekonomisinin sanayisizleşmesine ve gelir adaletsizliğine yol açtı.
  • Ekonomik büyüme, merkezi bir planın sonucu değil, genellikle jeopolitik rekabet veya altyapı yatırımları gibi yan etkilerin bir ürünüdür.

1992 seçimlerinden bu yana ABD siyasetine hakim olan 'ekonomi her şeydir' anlayışı, seçmenlerin gerçek önceliklerini ve uzun vadeli GSYH büyüme hedeflerinin yanıltıcılığını göz ardı ediyor. Siyasi stratejistlerin, on yıllara yayılan büyüme planları yerine somut toplumsal ihtiyaçlara odaklanması gerektiği savunuluyor.

Ekonomi Söyleminin Sınırları

Clinton'ın kampanya stratejisti James Carville'in 1992 seçimleri için kullandığı 'Sorun ekonomi, aptal' sloganı, o günden bu yana ABD siyasetinin değişmez bir parçası haline geldi. Ancak bu yaklaşım, seçmenlerin gerçekte neyi önemsediğini tam olarak yansıtmıyor. Seçmenler, politikacıların ve ekonomistlerin en önemli gösterge olarak gördüğü uzun vadeli GSYH büyüme oranlarıyla değil, enflasyon gibi kısa vadeli faktörlerle ilgileniyor.

2026 ara seçimlerinde Demokratların elde ettiği büyük zafer, sadece ekonomik refahla değil; İran savaşına karşıtlık, Cumhuriyetçi aşırıcılığın reddi ve Başkan Trump'a duyulan tepkiyle şekillendi. Bu durum, her iki partinin stratejistlerinin, seçimi kazanmak için GSYH'yi yıllar veya on yıllar boyunca artıracak tutarlı bir plana ihtiyaç duyduklarını savunan politika uzmanlarını güvenle görmezden gelebileceğini gösteriyor.

Büyüme Bir Yanılsama mı?

Federal hükümetin genel ekonomik büyüme oranını artırma sorumluluğuna ve kapasitesine sahip olduğu fikri oldukça yenidir. ABD, 1780'lerde tarım ağırlıklı bir koloni topluluğundan 20. yüzyılın ortalarında dünyanın baskın endüstriyel ve askeri gücüne dönüştü. Ancak bu büyüme bir planın değil, çeşitli grupların kısa vadeli çıkarları için teşvik ettiği politikaların tesadüfi bir yan ürünüydü.

Endüstriyel tesislerimiz inşa edildi; sorun şu an mevcut koşullar altında aşırı inşa edilip edilmediğidir.

Büyük Buhran döneminde, sınırsız ekonomik büyüme fikri sorgulanmaya başlandı. Yeni Düzen (New Deal) politikalarının temelinde, otomobil ve elektrik temelli endüstriyel devrimin doygunluğa ulaştığı varsayımı yatıyordu. Franklin D. Roosevelt, 1932'deki Commonwealth Club konuşmasında, 'Endüstriyel tesislerimiz inşa edildi; sorun şu an mevcut koşullar altında aşırı inşa edilip edilmediğidir' diyerek, artık büyük finansal titanların değil, aydınlanmış yönetimin zamanının geldiğini vurguladı.

GSYH'nin Teknik Yetersizlikleri

Ekonomistler, GSYH'nin ulusal ekonomik politikanın odak noktası olmasına karşı uzun süredir uyarıda bulunuyor. GSYH'nin öncülerinden Simon Kuznets, 1934'te Kongre'ye verdiği demeçte, 'Bir ulusun refahı, ulusal gelir ölçümünden çıkarılamaz' diyerek, büyüme hedeflerinin ne için ve neyin büyümesi olduğunu belirtmesi gerektiğini savunmuştu.

Bir ulusun refahı, ulusal gelir ölçümünden çıkarılamaz.

GSYH, kirliliğin topluma maliyeti gibi dışsallıkları görmezden gelir ve iyi ile kötü ekonomik faaliyet arasında ayrım yapmaz. Örneğin, trafik kazaları acil durum ekipleri, hastaneler ve çekici şirketleri için gelir yaratarak GSYH'yi artırabilir. Ayrıca GSYH, verimlilik ve çalışma saatlerinin çarpımıyla hesaplanır; bu da düşük ücretli göçmen işçi alımı veya çocuk işçiliğinin yasallaştırılması gibi istenmeyen yollarla da artırılabileceği anlamına gelir.

Neoliberalizm ve İşgücü Piyasası

Reagan döneminin sağcı 'arz yönlü' ekonomisi ile Clinton-Obama ekolünün merkez-sol neoliberalizmi, ABD ekonomisini Çin, Meksika ve Vietnam gibi düşük ücretli ülkelere karşı sanayisizleştirdi. Teknoloji sektöründeki 'iyi işler' vaatleri, ya Çin'e ya da ABD topraklarındaki Hintli sözleşmeli işçilere gitti. İşçi sınıfı Amerikalılar ise, kitlesel göçle ücret seviyeleri baskılanan yerel hizmet sektöründe çalışmaya mahkum edildi.

Büyüme hedefleri, neyin büyümesi ve ne için büyümesi gerektiğini belirtmelidir.

Biden yönetimi döneminde Demokratlar, ekonomik büyümeyi 'sosyal adalet' ve 'eşitlik' kavramlarının gerisine itti. 2025 tarihli 'Kazanmaya Karar Vermek' başlıklı manifestoda, 'büyüme' kelimesinin kullanım sıklığının azaldığı, 'iklim', 'çevresel adalet' ve 'LGBTQI+' gibi terimlerin ise büyük artış gösterdiği tespit edildi. Enflasyon Azaltma Yasası'nın mantığı ekonomik değil, tamamen siyasiydi.

Gelecek İçin Bir Yol Haritası

ABD ekonomisi 1950'lerden bu yana ortalama %3 büyüdü. 21. yüzyılda ise emekli sayısının artması ve göç üzerindeki siyasi kısıtlamalar nedeniyle büyüme, büyük ölçüde verimlilik artışına bağlı kalacaktır. Yapay zeka yeni bir refah çağı başlatabilir veya başlatmayabilir; ancak gerçek şu ki, hükümetler sadece Ar-Ge teşvikleri ve teknoloji yayılımı ile sınırlı bir etkiye sahiptir.

Hiç kimse, akademik ekonomistler ve federal memurlar dahil, GSYH'yi belirli bir hedef oranda büyütmek için makul bir plan hazırlayacak kadar zeki değildir.

Yeni bir merkez-sol ve merkez-sağ, neoliberal büyüme fetişinden koparak, robotların ve bilgisayarların üretim yaptığı, insanların ise iyi ücretli ve sosyal haklara sahip 'yüksek temaslı' kişisel hizmet işlerinde çalıştığı bir ekonomi modelini tartışmalıdır. Kamu politikası, soyut bir GSYH hedefi yerine, belirli fırsatlara ve tehditlere odaklanmalıdır.

Sıkça Sorulan Sorular

GSYH neden ekonomik refahın tek göstergesi olarak kabul edilmemelidir?
GSYH, çevresel maliyetler, gelir dağılımı adaletsizliği veya ekonomik faaliyetin toplumsal niteliği gibi unsurları ayırt etmez; sadece üretilen mal ve hizmetlerin toplam değerine odaklanır.
Neoliberal politikalar ABD ekonomisini nasıl etkiledi?
Hem sağcı arz yönlü politikalar hem de merkez-solun beceri eksikliği söylemi, üretimin yurt dışına kaymasına, yerel işgücünün ücretlerinin baskılanmasına ve sanayisizleşmeye yol açtı.
Ekonomik büyüme için hükümetin rolü ne olmalıdır?
Hükümetler, soyut büyüme hedefleri belirlemek yerine, altyapı yatırımları, teknolojik Ar-Ge teşvikleri ve toplumsal ihtiyaçlara yönelik somut projelerle ekonomiyi dolaylı olarak desteklemelidir.

İlgili Haberler