Kasım Ayında Resesyon Tartışmaları ve S&P 500 Değerlemeleri
Kasım ayında ara seçimlerin yaklaşması ve Amerikan ekonomisi üzerindeki kaygıların artmasıyla birlikte resesyon söylemleri ciddi bir ivme kazandı. Aynı zamanda yapay zeka harcamaları, bazı önde gelen ekonomistlerin bir sonraki ABD resesyonunun ne zaman gelebileceğini tahmin etmesine yol açtı.
Örneğin Ned Davis Research (NDR) verilerine göre, S&P 500 endeksinin değerlemesi kasım ayına giden süreçte olağanüstü keskin bir düşüş yaşadı. Bu gelişme, tarihsel olarak ya devam eden bir resesyonla ya da borsa çöküşleriyle aynı döneme denk gelme eğilimi gösterdi.
Fiyat-Kazanç Oranında Tarihi Düşüş
Daha spesifik olarak, firmanın baş ABD stratejisti Ed Clissold, endeksin gelecek 12 aylık fiyat-kazanç (F/K) oranının ekim ayına kadar olan 12 ayda 4.4 puan düştüğünü kaydetti. Bu doğrultuda, söz konusu gösterge geçen yılki 23.2 kat seviyesinden bugün yaklaşık 18.8 kat seviyesine gerilemiş durumda.
Bu tür bir düşüş oldukça nadir görülen bir durum olup, 1983 yılından bu yana yalnızca altı kez gerçekleşti. Bu vakaların beşinde, ABD ekonomisi ya bir resesyon yaşıyordu ya da borsa, büyük bir düzeltmeden birkaç yıl sonra meydana gelen keskin bir gerileme yani yankı ayı piyasasından geçiyordu.
Yapay Zeka Sektöründe Momentum Kaybı Riski
Doğal olarak bu tarihi model, son düşüşün bir başka ABD ekonomik daralmasının erken belirtisi olup olmadığı konusunda soru işaretleri yaratıyor. Clissold, mevcut durumun özellikle olağandışı olduğunu, çünkü yatırımcıların yapay zeka rallisinin ivme kaybedebileceği ihtimalini şimdiden fiyatlamaya başladığını savundu.
Gelişmiş ekonomilerdeki temel büyümenin zayıflığı, yapay zeka rallisinde ciddi bir yavaşlama yaşanması durumunda –ki son zamanlarda savunduğumuz üzere bu gerçek bir tehlikedir– gelişmiş ekonomilerin resesyona girme riskinin son derece yüksek olacağı anlamına gelmektedir.
Benzer bir bağlamda, Oxford Economics ekonomisti Adam Slater, bir Reuters haberine göre yapay zeka bağlantılı yatırımların 2025 ve 2026 yıllarında ABD'nin ekonomik büyümesinin yaklaşık üçte birini oluşturduğunu tahmin etti. Bununla birlikte, gelişmiş ekonomilerdeki temel büyümenin zayıf kalmaya devam ettiği ve bu durumun onları yapay zeka rallisindeki bir yavaşlamaya karşı özellikle savunmasız hale getirdiği konusunda uyardı.
Peter Schiff'ten Daha Derin Bir Ekonomik Kriz Uyarısı
Öte yandan, ekonomist ve uzun süredir altın savunucusu olan Peter Schiff, çok daha pesimist bir değerlendirmede bulundu. Schiff, Amerikan ekonomisinin yalnızca hisse senetlerinde değil, aynı zamanda şirket kapanmalarında ve milyonlarca iş kaybında da bir çöküşü tetikleyebilecek bir resesyona doğru ilerlediğini savundu.
Eğer yatırımcılar neler olduğunu anlayabilseydi, altın bugün fırlardı. ABD ekonomisi bir resesyona doğru ilerliyor. Hisse senedi ve gayrimenkul fiyatları çökerek milyonlarca net serveti silecek. Şirketler kapanacak, milyonlarca insan işsiz kalacak. Ters servet etkisi ve iş kayıpları tüketici harcamalarının ve GSYH'nin çökmesine yol açacak.
Schiff konuyla ilgili olarak şu değerlendirmelerde bulundu: 'Eğer yatırımcılar neler olduğunu anlayabilseydi, altın bugün fırlardı. ABD ekonomisi bir resesyona doğru ilerliyor. Hisse senedi ve gayrimenkul fiyatları çökerek milyonlarca kişinin net servetini yok edecek. Şirketler kapanacak ve milyonlarca insan işten çıkarılacak. Ters servet etkisi ve iş kaybı, tüketici harcamalarının ve GSYH'nin çökmesine neden olacak.'
Fed'in Para Politikası ve Olası Borç Krizi Senaryosu
Bu senaryoda Schiff, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) aralık ayında planlanan faiz artırımını askıya almak zorunda kalacağını ve potansiyel olarak agresif parasal teşviklere yöneleceğini savundu. Schiff, hükümetin geniş kapsamlı bir nicüsel gevşeme programıyla finanse edilen devasa bir mali teşvik paketi sunabileceğini öne sürdü.
Schiff, bu tür bir tepkinin yıllık bütçe açıklarını 5 trilyon dolara doğru itebileceğini, ABD dolarını zayıflatabileceğini ve enflasyonu hızlandırarak nihayetinde bir egemen borç ve para krizine yol açabileceğini ayrıca uyardı. Beklendiği üzere Schiff, böyle bir ortamda altının bir numaralı güvenli liman varlığı olarak öne çıkacağına inanıyor.