Gözaltı İşlemlerinde Yeni Kısıtlamalar
Amerika Birleşik Devletleri'nde görev yapan bir federal yargıç, göçmenlik bürosu yetkililerinin sadece Latin kökenli görünüm veya ırksal profil oluşturma temelinde bireyleri gözaltına almayı durdurmalarını emreden önemli bir karara imza attı. Bu karar, Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) birimi de dahil olmak üzere federal göçmenlik ajanlarının Güney Kaliforniya'daki yedi ilçedeki operasyonlarına yeni kısıtlamalar getiriyor.
Yargıç Maame Ewusi-Mensah Frimpong, ajanların bir kişiyi göçmenlik gerekçeleriyle yakalamadan önce, sadece fiziksel görünümlerine veya düşük gelirli bir işçi oldukları algısına dayanmak yerine, makul ve kişiselleştirilmiş bir şüpheye sahip olmaları gerektiğini beyan etti.
23 Ekim'de imzalanan ve 29 Ekim Perşembe günü kamuoyuna açıklanan karar, Trump yönetimi dönemindeki göçmenlik operasyonları sırasında ırksal profil oluşturulduğu iddiasıyla açılan bir davaya yanıt niteliği taşıyor.
Ayrımcı Uygulamalara Dair Kanıtlar
84 sayfalık orijinal mahkeme kararı, Latin kökenli görünümün, işçi sınıfının bir parçası olduğu algısıyla birleştiğinde dahi, bir bireyi gözaltına almak için yasal bir gerekçe oluşturmadığını belirtiyor. Yargıcın kararı, vücut kamerası görüntüleri, iç yazışmalar ve bazıları ABD vatandaşı olan Latin kökenli bireylerin gözaltına alınmasına ilişkin tanıklıklar dahil olmak üzere kapsamlı kanıtlara dayanıyor.
Yargıç, kanıtların, insanların Latin kökenli görünmeleri veya işçi sınıfından olmaları nedeniyle gözaltına alınmasına yönelik resmi olmayan ancak resmi olarak desteklenen bir uygulamaya işaret ettiğini kaydetti.
Los Angeles Times'ın haberine göre, bazı yazışmalar göçmenlere yönelik ırkçı hakaretler içerirken, diğer tanıklıklar aynı yerlerde bulunan beyaz bireylere karşı hiçbir işlem yapılmazken Latin kökenli işçilerin gözaltına alındığı operasyonları tanımlıyor.
Yargıç, kanıtların, insanların Latin kökenli görünmeleri veya işçi sınıfından olmaları nedeniyle gözaltına alınmasına yönelik resmi olmayan ancak resmi olarak desteklenen bir uygulamaya işaret ettiğini kaydetti. Ayrıca, belgelenmiş ajan eylemleri anayasal hakların potansiyel ihlallerini gösterirken, hükümeti kendi eğitim programlarını savunduğu için eleştirdi.
Kararın Kapsamı ve İstisnalar
Bu yasak; Los Angeles, Orange, Riverside, San Bernardino, Ventura, Santa Barbara ve San Luis Obispo ilçelerini, yani Kaliforniya Merkez Bölgesi'ni oluşturan yedi ilçeyi kapsıyor. Bununla birlikte, emir tüm göçmenlik tutuklamalarını yasaklamıyor ve ülke çapında bir geçerlilik taşımıyor.
Ajanlar, kişiselleştirilmiş yasal gerekçelerin bulunduğu durumlarda gözaltı işlemlerini gerçekleştirmeye devam edebilirler. Karar ayrıca giriş limanları, sınır kontrol noktaları ve sınırla eşdeğer kabul edilen diğer yerler için istisnalar içeriyor.
Dava sürecinde yer alan kuruluşlardan biri olan Amerikan Sivil Özgürlükler Birliği (ACLU), kararı övdü ve uygulanmasını yakından takip edeceğini taahhüt etti.
Trump Yönetiminin Yanıtı ve Hukuki Süreç
Trump yönetimi ırksal profil oluşturma iddialarını reddetti ve kararı Dokuzuncu Daire Temyiz Mahkemesi'ne taşıdı. El País'in bildirdiğine göre, hükümet avukatları ayrıca davacılar tarafından sunulan kanıtların yorumlanmasına itiraz etti.
Yargıç Frimpong, bunun nihai bir hüküm değil, yasadışı bir hükümet politikasının varlığına ilişkin önleyici bir tedbir olduğunu açıkladı.
Bu tartışmanın dikkate değer bir emsali bulunuyor: Eylül 2025'te Yüksek Mahkeme, aynı yargıcın etnik görünüm ve dil gibi belirli faktörlere dayalı göçmenlik gözaltılarını kısıtlayan daha önceki bir emrini askıya almıştı. Ancak yeni karar, yargı süreci sırasında elde edilen ek kanıtları da bünyesinde barındırıyor.
Yargıç Frimpong, bunun nihai bir hüküm değil, yasadışı bir hükümet politikasının varlığına ilişkin önleyici bir tedbir olduğunu açıkladı.