Petrol İthalat Bağımlılığı ve Ticaret Açığı
Yeni Delhi merkezli açıklamada, Hindistan Dış Ticaret Enstitüsü (IIFT) Rektör Yardımcısı K. Rangarajan, ülkenin dış ticaret açığının, enerji ithalatına duyulan yoğun bağımlılık devam ettiği müddetçe süreceğini ifade etti. Rangarajan, katma değerli petrol ürünlerinin artan ihracatının bu makası kısmen daraltmaya yardımcı olduğunu vurguladı.
Ticaret açığı, petrole olan bağımlılığımız giderek artan bir şekilde devam ettiği sürece var olmaya devam edecektir. Bu durum tamamen azaltılamaz, ancak söz konusu katma değerler sayesinde bir ölçüde hafiflemektedir.
ANI haber ajansına özel bir röportaj veren Rangarajan, "Ticaret açığı, petrole olan bağımlılığımız giderek artan bir şekilde devam ettiği sürece var olmaya devam edecektir. Bu durum tamamen azaltılamaz, ancak söz konusu katma değerler sayesinde bir ölçüde hafiflemektedir" dedi.
Petrol Ürünleri İhracatının Tampon Rolü
Hindistan'ın dış ticaret açığının ardındaki temel faktörleri açıklayan Rangarajan, ithal petrole olan bağımlılığın uzun vadeli ve yapısal bir meydan okuma olmaya devam ettiğini kaydetti.
Bununla birlikte Hindistan, özellikle savaşların ve Orta Doğu krizlerinin tetiklediği aksaklıkların ardından, katma değerli petrol ürünlerinin rafine edilmesi ve ihraç edilmesi konusunda kritik bir merkez olarak öne çıktı. Rangarajan, rafineri faaliyetlerinin ve takip eden ihracat akışlarının, petrol ithalatının faturasını kısmen dengelemeye yardımcı olduğunu belirtti.
2027 Mali Yılı İhracat Hedefleri ve İyimserlik
Hindistan'ın 2027 mali yılına ilişkin dış ticaret görünümüne değinen K. Rangarajan, dış ilişkiler için daha elverişli bir ortam oluştuğunu belirterek ülkenin 1 trilyon dolarlık ihracat eşiğini aşma kapasitesine olan inancını dile getirdi.
Ben de bu konuda son derece iyimserim. 1 trilyon dolar sınırını da rahatlıkla geride bırakabileceğiz. Dolayısıyla bu durum kimse için sürpriz olmamalıdır.
Rangarajan, "Ben de bu konuda son derece iyimserim. 1 trilyon dolar sınırını da rahatlıkla geride bırakabileceğiz. Dolayısıyla bu durum kimse için sürpriz olmamalıdır" diyerek, bu iyimserliğin gelişen küresel ticaret manzarasına dayandığını sözlerine ekledi.
Ekonomik Büyüme ve Üretim Sektörünün Zorlukları
Daha geniş ekonomik görünüm çerçevesinde, Hindistan'ın büyüme oranının genişleyen dış ilişkiler ve değişen jeopolitik dinamiklerin desteğiyle yüzde 6 ila 7 civarına ulaşabileceğini öngördü.
İmalat sektörünün karşı karşıya olduğu zorlukların altını çizen Rangarajan, hükümet politika duyurularının ve endüstri dostu müdahalelerin tek başına rekabet gücünü artırmak için yeterli olmayacağını vurguladı.
Sahada Uygulama ve Serbest Ticaret Anlaşmaları (STA)
Eyalet hükümetleri dahil olmak üzere bu politikaların sahada etkin bir şekilde uygulanmasının ve endüstrinin değişen ticaret koşullarına adapte olma yeteneğinin bir o kadar önemli olduğunu dile getirdi.
Rangarajan, işletmelerin bu tür değerlendirmeleri yalnızca politika yapıcılarına bırakmak yerine, ürüne özel tarife tavizleri, tarife hatları ve menşe kuralları dahil olmak üzere serbest ticaret anlaşmalarının (STA) yansımalarını anlamaları gerektiğinin altını çizdi.
Yeni Nesil STA'lar ve Küresel Ortaklar
Hindistan'ın yeni nesil serbest ticaret anlaşmalarını daha kapsamlı olarak nitelendiren Rangarajan, bu anlaşmaların artık sadece tarife indirimleriyle sınırlı kalmayıp tedarik zincirlerini ve hizmetleri de kapsadığını belirtti. Endüstrinin, pazar erişimini daha yüksek ihracata dönüştürmek için bu entegre düzenlemelere uyum sağlaması gerekiyordu.
Hindistan-BAE ticaret anlaşmasını örnek gösteren Rangarajan, anlaşmanın yürürlüğe girmesinin ardından ihracatın artmaya başladığını kaydetti. Hindistan-Yeni Zelanda STA'sı dahil olmak üzere diğer anlaşmaların faydaları konusunda iyimserliğini korurken, Avrupa Birliği ile anlaşmanın da yürürlüğe girebileceğini ve Amerika Birleşik Devletleri ile bir düzenlemenin de ufukta olduğunu belirtti.
ABD Tarifeleri ve Küresel Pazar Toleransı
ABD Başkanı Donald Trump'ın tarife politikalarına ilişkin endişeler sorulduğunda Rangarajan, tarifelerle ilgili sık değişikliklerin, ek koşulların ve belirsizliğin nihayetinde ABD pazarının kendi üzerinde baskı oluşturabileceğini söyledi.
Pazar ve pazarın toleransı fark yaratır.
Rangarajan, "Pazar ve pazarın toleransı fark yaratır" diyerek, yüzde 100'e varan tarifelerin uygulanmasına rağmen Çin'in ABD'ye yönelik büyük bir ihracatçı olarak kalmaya devam ettiğine dikkat çekti.
Yabancı Yatırımlar ve Jeopolitik Konumlanma
Yabancı yatırımlar konusunda Hindistan'ın, küresel bir imalat merkezi olma ihtirasını güçlendirmek için teknoloji ve dijital sektörlere daha fazla sermaye akışına ihtiyaç duyduğunu belirtti. Aynı zamanda, Hintli şirketlerin denizaşırı yatırımlarının giderek stratejik bir nitelik kazandığı ve işletmelerin tarife kaynaklı belirsizlikler ortasında alternatif üretim ve ihracat destinasyonları keşfetmesine olanak tanıdığı ifade edildi.
Batı Asya'daki jeopolitik aksaklıkları, Hürmüz Boğazı ve Kızıldeniz çevresindeki endişeleri ele alan Rangarajan, Hindistan'ın çeşitli ülkelerle olan diplomatik ilişkileri sayesinde nispeten daha iyi bir konumda bulunduğunu dile getirdi.
Diplomatik İlişkiler ve Uluslararası Krizler
Küresel ticaretin yüzde 1 civarında büyümesinin öngörüldüğünü, ASEAN bölgesindeki ve Hindistan'daki büyümenin ise yüzde 2'yi aşmasının beklendiğini kaydetti.
Rangarajan, Hindistan'ın diplomatik angajmanının, Rusya-Ukrayna çatışması ve diğer uluslararası krizler sırasındaki aksaklıkları aşmasına yardımcı olduğunu ifade etti. Ayrıca Hindistan'ın savaşlardan ve altyapı yıkımlarından etkilenen ülkelerin yeniden inşasına katkıda bulunabileceğine olan güvenini dile getirdi.
Küresel Yardımlar ve Yeniden İnşa Rolü
Rangarajan, "Diğer ülkelerde ne zaman sorunlar çıkarsa, ister komşumuz Nepal'de ister Afrika'nın herhangi bir yerinde olsun, yardım elini uzatan ilk ülke Hindistan'dır" diyerek, Hindistan'ın bir yandan kendi ticaret beklentilerini güçlendirirken diğer yandan yeniden inşa çabalarını desteklemede önemli bir rol oynayabileceğini sözlerine ekledi.
Diğer ülkelerde ne zaman sorunlar çıkarsa, ister komşumuz Nepal'de ister Afrika'nın herhangi bir yerinde olsun, yardım elini uzatan ilk ülke Hindistan'dır.