Brad Smith'ten JD Vance'in İddialarına Karşı 'Temelsiz' Çıkışı
Microsoft Başkanı Brad Smith, Politico'ya verdiği ve Perşembe günü yayımlanan röportajında, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance'in teknoloji devinin nitelikli göçmen vizelerini suistimal ettiği yönündeki suçlamalarını açıkça geri çevirdi. Vance'in ithamlarını 'tamamen temelsiz' olarak niteleyen Smith; Microsoft'un işe alım prensiplerini, ücretlendirme politikalarını ve nitelikli göçmen çalışanlara duyulan ihtiyacı kararlılıkla savundu.
Vizeyle gelmiş olmanız ya da Amerikan vatandaşı bir çalışan olmanız hiçbir şeyi değiştirmez; herkes tamamen aynı ücretlendirme sistemine tabidir.
Başkan Yardımcısının danışmanları tarafından yanlış yönlendirildiğini ima eden Smith, 'Birileri Sayın Başkan Yardımcısını şirketimizin rakamları ve verileri konusunda doğru bilgilendirmeyi başaramamış' ifadelerini kullandı.
Microsoft'un kıdemli yöneticisi, şirketin yaptığı Green Card (Daimi İkametgah) başvurularının büyük çoğunluğunun yurt dışından yeni istihdam edilen yabancılardan ziyade, halihazırda yıllardır Microsoft bünyesinde çalışan personeli kapsadığını vurguladı. Bu durumun nedenine değinen Smith, 'Maalesef bu durum, Green Card bekleme sıralarının ve dosya birikiminin çok uzun olmasından kaynaklanıyor' değerlendirmesinde bulundu.
Smith ayrıca Microsoft'un H-1B vize programını Amerikalı çalışanlara kıyasla yabancı işçilere daha düşük maaş ödemek amacıyla kullandığı yönündeki iddiaları da katiyetle reddetti. Teknoloji devinde çifte standart bulunmadığını belirten üst düzey yönetici, şirketteki ücret eşitliğinin altını çizdi.
Microsoft bünyesinde geçen yıl ABD doğumlu 9 binden fazla personelin istihdam edildiğine dikkat çeken Smith, bu istatistiğin yönetim tarafından yöneltilen eleştirilerde tamamen göz ardı edildiğini dile getirdi. Smith, 'Kendi istihdam sicilimizin ve başarılarımızın sonuna kadar arkasındayız. Beyaz Saray'daki yetkililerin verilere bir kez daha bakmasını ve sunduğumuz daha doğru tabloyu incelemesini umuyorum' dedi.
Çalışma Bakanlığı'nın PERM Kararı ve JD Vance'in Sert Açıklamaları
Brad Smith'in bu kapsamlı açıklamaları, Trump yönetiminin Microsoft ve aralarında Infosys, Tata Consultancy Services (TCS), Wipro ve HCLTech gibi önde gelen Hint teknoloji şirketlerinin de bulunduğu yedi firmanın kalıcı iş gücü sertifikasyon başvurularını dondurma kararının hemen ardından geldi.
Siz harika bir Amerikan şirketisiniz, ancak harika Amerikalı çalışanları işe almak zorundasınız.
ABD Çalışma Bakanlığı (DOL), kamuoyunda yaygın olarak PERM olarak bilinen Kalıcı İş Gücü Sertifikasyon Programı (Permanent Labor Certification Program) kapsamındaki başvuruların durdurulduğunu 8 Ekim tarihinde ilan etmişti. PERM sertifikasyonu, işveren sponsorluğundaki Green Card sürecinin ilk ve en kritik yasal adımı olarak kabul ediliyor ve şirketlerin yabancı uzman çalışanlarına daimi ikamet hakkı kazandırmasına olanak tanıyor.
Başkan Yardımcısı JD Vance ise Microsoft'u, daha yüksek maaş talep eden Amerikalı mühendisleri işe almaktan kaçınmak için H-1B programını araç olarak kullanmakla suçlamıştı. Vance, söz konusu şirketlere yönelik kısıtlamaların ve denetimlerin gerektiği sürece yürürlükte kalacağını duyurmuştu.
Göçmenlik hukuku avukatları, 13 Ekim tarihi itibarıyla Çalışma Bakanlığı'nın askıya alma işleminin kapsamını, yasal gerekçesini veya ne kadar süreceğini açıklayan resmi bir yazılı tebligat yayımlamadığını bildirdi. Federal yönetmelikler, dolandırıcılık veya usulsüzlük soruşturmaları sırasında PERM işlem süreçlerinin 180 güne kadar durdurulmasına imkan tanıyor. Ancak askıya alma listesindeki sekiz şirketin hiçbirine resmi bir usulsüzlük suçlaması yöneltilmiş değil.
Beyaz Saray'daki Tezat: Madalya Töreni ile Aynı Gün Gelen Yasak
Dublin'de düzenlenen bir yapay zeka zirvesi sırasında Çarşamba günü gerçekleştirilen mülakatta Brad Smith, Trump yönetiminin nitelikli göçmenlik konusundaki yaklaşımında ciddi bir çelişki bulunduğuna işaret etti.
Başkan bu teknoloji ve bilim madalyalarıyla altı Amerikalıyı onurlandırdığında, bu altı kişiden beşinin ABD'ye göçmen olarak geldiği gerçeğini düşünmeliyiz. Bunu riske atmayalım.
Çalışma Bakanlığı'nın söz konusu kısıtlama kararını açıkladığı gün, Başkan Donald Trump'ın Beyaz Saray'da Microsoft İcra Kurulu Başkanı (CEO) Satya Nadella'ya ülkenin en prestijli bilim nişanlarından biri olan Ulusal Teknoloji ve İnovasyon Madalyası'nı takdim ettiğini hatırlattı.
Hindistan doğumlu olan Satya Nadella, ABD'ye ilk olarak H-1B vizesiyle gelmiş, ardından Green Card ve ABD vatandaşlığı alarak Microsoft'un tepe yöneticiliğine kadar yükselmişti.
Smith, bu tarihi gerçeğe dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: 'Başkan Trump bu teknoloji ve bilim madalyalarıyla altı Amerikalıyı onurlandırdığında, bu altı kişiden beşinin Amerika Birleşik Devletleri'ne göçmen olarak geldiği gerçeğini mutlaka hesaba katmalıyız.'
Kıdemli yönetici değerlendirmesini sürdürerek, 'Bu beş müstesna bireyin ülke genelindeki Amerikalıların refahı, zenginliği ve hayat standardı için neler başardığını bir düşünün. Bu kazanımları ve geleceğimizi asla tehlikeye atmamalıyız' çağrısında bulundu.
Yapay Zeka Rekabeti ve Hindistan ile Yaşanan Diplomatik Gerilim
Nitelikli yasal göçü engelleyen veya zorlaştıran katı politikaların küresel teknoloji yarışında ters tepeceğini vurgulayan Brad Smith, yeni nesil yapay zeka araştırmacılarının ve yazılım mühendislerinin ABD yerine rakip ülkelere kayabileceği konusunda uyarıda bulundu.
En yetenekli yeni nesil yapay zeka yazılım mühendislerini ABD yerine başka ülkelere itecek sinyaller göndermekten kaçınmalıyız.
Smith, 'İster kasti olsun ister sehven ya da başka bir sebeple, yeni nesil en yetenekli yapay zeka ve yazılım mühendislerini Amerika Birleşik Devletleri yerine diğer ülkelere yönlendirecek sinyaller vermekten kesinlikle kaçınmalıyız' diyerek Washington'ı uyardı.
Microsoft, 8 Ekim'de yaptığı kamuoyu açıklamasında da vize ve istihdam uygulamalarını savunmuş; önceki mali yılda yaptıkları yaklaşık 6 bin H-1B başvurusunun yüzde 80'inin halihazırda şirkette görev yapan çalışanların vize uzatmaları veya statü değişikliklerinden oluştuğunu belirtmişti. Şirket açıklamasında, 'H-1B vizesine sahip çalışanlarımıza, benzer işleri yürüten diğer tüm çalışanlarımızla tamamen eşit ücret ödüyoruz' ifadesine yer verilmişti.
ABD yönetiminin getirdiği kısıtlamalar, H-1B vizesi sahipleri arasında açık ara en büyük paya sahip olan ve ülke kotaları sebebiyle istihdam temelli Green Card bekleme listelerinde on yıllarca beklemek zorunda kalan Hintli profesyoneller açısından kritik bir öneme sahip bulunuyor.
Nitekim Hindistan Dışişleri Bakanlığı da geçtiğimiz hafta ABD'nin aldığı önlemleri açık bir dille eleştirerek, bu tür kısıtlayıcı kararların 'her iki ülkenin ortak hedeflerine ve ortak vizyonuna hizmet etmediğini' bildirmişti.
Yaşanan bu son kriz, Washington ile Yeni Delhi'nin ekonomik ve teknolojik iş birliğini derinleştirmeye çalıştığı, nitelikli iş gücü göçünün ise ikili ilişkilerdeki en hassas başlıklardan biri olmaya devam ettiği bir dönemde patlak verdi.