Seçim Sonrası Beyaz Saray'da Görev Değişimi ve Göçmenlik Yetkisi
ABD Başkanı Donald Trump, sert göçmenlik politikalarının mimarı olarak bilinen Stephen Miller'ı, Susie Wiles'ın yerine Beyaz Saray Özel Kalem Müdürü pozisyonuna atadı. Bu hamle, seçmenlerin yönetimin göçmenlik mevzuatını uygulama biçimine yönelik memnuniyetsizliğinin sandığa yansıdığı ara seçimlerin hemen ardından gerçekleşti ve Miller'ın yönetim içerisindeki yetki alanını daha da genişletti.
Daha önce Trump'ın Özel Kalem Müdür Yardımcısı olarak görev yapan Miller, kapsamlı göçmen gözaltıları ve toplu sınır dışı operasyonları için sürekli baskı kurmuş, saha taktikleri ve kamuoyu mesajları konusunda sık sık diğer üst düzey hükümet yetkilileriyle karşı karşıya gelmişti.
Seçim döneminde yapılan Fox News ara seçim anketine göre, seçmenlerin %58'i Trump'ın göçmenlik konusundaki adımlarının 'çok ileri gittiğini' düşündüğünü belirtti. Aynı ankette, seçmenlerin %60'ının ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) kurumunun sergilediği iş performansını onaylamadığı görüldü. Miller'ın bu üst düzey göreve getirilmesi, Cumhuriyetçilerin ara seçimlerde yaşadığı ağır kayıpların hemen birkaç gün sonrasına denk geldi.
Günlük 3 Bin Tutuklama Kotası ve Suç Kaydı Olmayan Göçmen Tartışması
Axios tarafından elde edilen bilgilere göre, Stephen Miller Mayıs 2025'te ICE ajanları için günlük 3 bin düzensiz göçmeni tutuklama kotası belirlemiş ve bu karara karşı çıkan üst düzey kurum yetkililerine sert tepki göstermişti.
Reuters'ın aktardığı detaylarda, söz konusu toplantı sırasında Miller'ın ICE yetkililerine yalnızca 'en tehlikeli suçlulara' odaklanmak yerine, adli sicili veya suç kaydı bulunmayan düzensiz göçmenleri de gözaltına alarak toplu sınır dışı operasyonlarının kapsamını genişletmeleri talimatını verdiği bildirilmişti.
Ancak Miller'ın bu agresif yaklaşımı yönetim içinde görüş ayrılıklarına yol açtı. The Wall Street Journal'ın Şubat ayındaki haberine göre, Trump'ın Sınır Çarı Tom Homan, önceliğin kesinleşmiş sınır dışı kararı bulunan ve adli suç geçmişi olan kişilere verilmesi gerektiğini savunarak Miller ile fikir ayrılığı yaşadı.
İç Güvenlik Bakanlığı İle Yaşanan Gerilim ve Yetki Alanı
CNN'in Ocak ayı haberine göre Miller, ağırlıklı olarak göçmenlik politikalarına odaklanan günlük koordinasyon toplantıları düzenliyordu. Yönetim kaynakları, Miller'ın ICE tutuklama sayılarını artırma çabası sırasında bu görüşmelerdeki üslubunu 'militanca' olarak nitelendirdi.
Tüm politikalar Beyaz Saray'ın bir uzantısı olarak Stephen'ın onayından geçmek zorunda.
Haberde Miller'ın, dönemin İç Güvenlik Bakanı Kristi Noem'i direktif vermek amacıyla günde birkaç kez aradığı belirtildi. Noem'in halefi Markwayne Mullin'in ise İç Güvenlik Bakanlığı (DHS) operasyonları hakkında sürekli Miller'ı bilgilendirmek zorunda kalmaktan rahatsızlık duyduğu kaydedildi. Mullin ile Miller'ın zaman zaman göçmenlik söylemleri ve politika kararları konusunda açıkça çatıştığı, ancak yine de 'olumlu' bir çalışma ilişkisi sürdürdükleri bildirildi.
Yönetimden bir kaynak duruma ilişkin yaptığı değerlendirmede, Beyaz Saray'ın bir uzantısı olarak tüm göçmenlik politikalarının nihai olarak Stephen Miller'ın onayından geçmek zorunda olduğunu ifade etti.
Susie Wiles'ın İstifası ve Trump'ın Açıklamaları
Bir Beyaz Saray yetkilisinin The Daily Wire'a yaptığı açıklamaya göre, Özel Kalem Müdürü Susie Wiles Perşembe akşamı görevinden resmen istifa etti.
Bazen hayatta hamleler yapmanız gerekir, değişim şarttı.
Wiles'ın istifasının ardından açıklama yapan Başkan Donald Trump, yönetimde bir 'değişime' ihtiyaç duyulduğunu belirterek hayatın bazı dönemlerinde hamleler yapılması gerektiğini vurguladı.
Trump, Susie Wiles'ın görevden ayrıldıktan sonra kendi siyasi ekibine ve seçim operasyonlarına geçiş yapacağını ifade etti.