Ara Seçimler ve Göçmenlik Beklentileri
ABD ara seçimlerinin ardından Demokrat Parti, Kongre'nin hem Temsilciler Meclisi hem de Senato kanadında çoğunluğu kazandı. Bu siyasi tablo, göçmenlik sisteminde yaşanabilecek olası değişiklikler konusunda Hintli göçmenler ve vize başvuru sahipleri arasında yoğun bir spekülasyon dalgası başlattı.
En büyük soru işareti, Demokratların Kongre üzerindeki kontrolünün, özellikle Hindistan'daki H-1B vize randevu eksikliğini giderip gideremeyeceği üzerine yoğunlaşıyor. Ekim 2025 tarihinden bu yana H-1B vize değerlendirme prosedürlerinde yapılan değişiklikler, neredeyse hiç randevu slotunun kalmamasına yol açtı.
Siyasi Kısıtlamalar ve Hukuki Görüşler
Göçmenlik politikalarının kontrolünün Trump yönetiminde kalmaya devam etmesi nedeniyle beklentiler oldukça temkinli tutuluyor. Bununla birlikte, Demokratların Kongre'deki hakimiyeti sayesinde göçmenlik karşıtı yasa tasarılarına karşı daha güçlü bir denetim ve kontrol mekanizması işletilmesi bekleniyor.
Demokrat Parti'nin 100.000 dolarlık H-1B vize ücretini hemen geri çevirmesi mümkün değil. Ayrıca, önerilen 70.000 dolarlık OPT ücretine karşı koymakta da zorlanacaklar.
Öte yandan, F-1 öğrenci vizesi sahiplerine yönelik tavizler verilmesi veya İsteğe Bağlı Pratik Eğitim (OPT) ve Müfredat Pratik Eğitimi (CPT) kurallarının esnetilmesi konusunda kamuoyunda pek bir iyimserlik bulunmuyor. ABD'deki yabancı öğrencilerin ve çalışanların karşılaştığı istikrarsızlığın, köklü ırksal önyargılardan ve mevcut politikalardan kaynaklandığı ifade ediliyor.
Sonuç olarak, H-1B vize programı tartışmalı bir konu olmaya devam edecek gibi görünüyor. Uzmanlar, göçmen yanlısı siyasetçilerin bile bu krizi çözmek için hemen harekete geçmeyebileceğini öngörüyor.
Hukukçular, Demokrat Parti'nin 100.000 dolarlık H-1B vize ücretini bir gecede geri almasının mümkün olmadığını belirtiyor. Ayrıca, önerilen 70.000 dolarlık OPT ücretine karşı çıkmanın da oldukça zor olacağı ifade ediliyor.
Buna rağmen, Demokratların Kongre'de daha sıkı bir denetim mekanizması kurması ve yeni kısıtlayıcı yasalar gündeme geldiğinde bunları engellemesi muhtemel görülüyor.