ABD Ara Seçimleri, Piyasa Belirsizliği ve Fed’in Faiz Patikası
Tüm dünyada yakından takip edilen ABD ara seçimleri bu hafta gerçekleştiriliyor. Ayın 3'ünde düzenlenecek seçimlerin sonuçları, küresel finans piyasalarının yönünü değiştirme potansiyeli taşıdığı için yatırımcıların odağında yer alıyor. Seçimler kapsamında ABD Temsilciler Meclisi’nin 435 sandalyesinin tamamı ve 100 sandalyeli Senato’nun 35 sandalyesi için sandık başına gidilecek. Demokrat Parti’nin Kongre’nin her iki kanadında da kontrolü ele geçirmesi durumunda, Trump yönetiminin gümrük tarifeleri ve mali politikalara yönelik adımları üzerindeki yasama denetimi güçlenecek ve bu durum finans piyasalarında belirsizliği artırabilecek.
Öte yandan Başkan Donald Trump’ın öngörülemeyen ani adımlar atma riski ve seçim sonrasına ertelenen İran ile olası gerilimin yeniden tırmanma ihtimali de piyasalardaki endişeleri besleyen diğer unsurlar arasında gösteriliyor.
Piyasaların bir diğer önemli gündem maddesini ise ABD istihdam verileri oluşturuyor. 4 Kasım’da özel sektör istihdam araştırma şirketi ADP Ekim ayı istihdam değişimini açıklayacak, 6 Kasım’da ise ABD Çalışma Bakanlığı Ekim ayına ilişkin tarım dışı istihdam ve işsizlik oranı verilerini yayımlayacak. ABD Merkez Bankası’nın (Fed) Ekim toplantısında politika faizini sabit tutmasının ardından, fiyat baskılarına ek olarak güçlü gelebilecek istihdam verilerinin Fed’in Aralık ayında faiz artırımına gidebileceği yönündeki beklentileri kuvvetlendirebileceği değerlendiriliyor.
Hisse senedi piyasalarında ise teknoloji ve savunma sanayisinin dev şirketleri bilanço açıklama takvimine giriyor. Apple, Palantir ve AMD bu hafta çeyreklik finansal sonuçlarını kamuoyuna duyuracak şirketler arasında başı çekiyor.
Küresel Makroekonomi: Güney Kore Enflasyonu, IMF Temasları ve Cari Fazla
Küresel ekonominin Asya ayağında ise Güney Kore İstatistik Kurumu, 3 Kasım’da Ekim ayı tüketici fiyat endeksi (TÜFE) verilerini açıklayacak. Ülkede Eylül ayında tüketici fiyatları yıllık bazda yüzde 2,9 artış göstermişti. Bu oran Ağustos ayındaki yüzde 3,1'lik artışa göre bir miktar gerileme kaydetse de Güney Kore Merkez Bankası’nın yüzde 2,0’lik resmi enflasyon hedefinin oldukça üzerinde kalmaya devam ediyor. Uluslararası petrol fiyatlarının yarattığı maliyet baskısının sürmesi nedeniyle Ekim ayında da enflasyonun yüzde 3 seviyelerinde gerçekleşmesi bekleniyor.
Güney Kore Maliye ve Ekonomi Bakanlığı, 3 Kasım’dan itibaren Uluslararası Para Fonu (IMF) ile 2026 yılı yıllık konsültasyon toplantılarını başlatacak. 17 Kasım’a kadar sürecek olan bu görüşmelerin ardından sonuçların resmi bir rapor veya basın toplantısıyla duyurulması öngörülüyor. Bakanlık ayrıca 3-5 Kasım tarihleri arasında uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch ile de yıllık değerlendirme toplantıları gerçekleştirecek.
Güney Kore Merkez Bankası ise 5 Kasım’da Eylül ayı ödemeler dengesi verilerini açıklayacak. Yarı iletken fiyatlarındaki yükseliş ve artan ihracat hacminin etkisiyle Ocak-Ağustos dönemindeki birikimli cari fazla 279,2 milyar dolara ulaşarak geçen yılın aynı dönemine kıyasla dört kattan fazla artış gösterdi. Yarı iletken ihracatındaki patlamanın etkisiyle Eylül ayında da yüksek cari fazla verme eğiliminin sürdüğü tahmin ediliyor. Merkez Bankası, ülkenin bu yılki yıllık cari fazlasının 450 milyar doları aşarak tarihi bir rekor kıracağını öngörüyor.