Giriş: Seçimlerin Belirleyicisi Olarak Ekonomi
Geçmişte 1980 yılında Ronald Reagan, Amerikan halkına "Dört yıl öncesine göre daha mı iyisiniz?" diye sormuştu. Salı günü ise milyonlarca Amerikalı, ara seçimlerde oy kullanırken iki yıl öncesine kıyasla ekonomik durumlarının ne olduğuna bizzat kendileri yanıt arayacak.
Birçok Amerikalının zihnindeki en önemli konu kuşkusuz ekonomi. Son yapılan NBC News Decision Desk anketine göre ekonomi, seçmenler için en önemli mesele olarak öne çıkarken, katılımcıların büyük bir çoğunluğu Başkan Donald Trump yönetiminden duydukları derin hayal kırıklığını dile getiriyor.
Bu durumun arkasındaki ekonomik dinamikleri açıklayan beş temel grafik bulunmaktadır.
Yaşam Maliyeti ve Enflasyon Baskısı
Trump’ın ikinci döneminin başlangıcında maaşlardaki artış hızı fiyat artışlarının üzerindeydi. Ancak İran ile başlayan savaşın ardından tüketici fiyatları adeta fırladı ve son altı aydır enflasyon, ücret artışlarını geride bırakmaya devam ediyor.
Çalışma İstatistikleri Bürosu'nun (Bureau of Labor Statistics) verilerine göre Eylül ayında enflasyon %3,7'ye yükselirken, maaşlar bir önceki yıla göre yalnızca %3 oranında artış gösterdi.
Tırmanan Benzin ve Akaryakıt Fiyatları
Artan tüketici fiyatlarının arkasındaki en büyük itici güçlerden biri, İran ile savaşın bir sonucu olarak tırmanan enerji maliyetleri oldu.
AAA verilerine göre, Trump ikinci dönemine başladığında normal benzin fiyatları galon başına ortalama 3,12 dolar seviyesindeydi ve savaş hemen öncesinde 2,98 dolar düzeyindeydi. Günümüzde ise fiyatlar 4 doların oldukça üzerine çıkmış durumda; bu rakam, bir seçim hemen öncesinde görülen en yüksek benzin fiyatı olarak kayıtlara geçiyor.
Dizel yakıt fiyatları da son haftalarda tüm zamanların en yüksek seviyelerine fırladı. Trump’ın ikinci döneminin başında ortalama 3,63 dolar olan dizel fiyatları, İran ile savaşın başlamasıyla 3,75 dolara çıkmıştı. Şu anda ise fiyatlar 6 doların çok üzerine tırmanmış durumda. Kamyonları, trenleri ve traktörleri çalıştıran dizel yakıtındaki bu yüksek maliyetler, kaçınılmaz olarak ekonominin diğer tüm sektörlerine de yansıyor.
Mortgage Oranlarındaki Yükseliş
Mortgage faizleri Ocak 2025'te %7 sınırını aşmış, ancak Trump'ın ikinci döneminin ilk yılı boyunca düşüş eğilimi göstermişti. Freddie Mac verilerine göre, İran savaşı hemen öncesinde 30 yıllık sabit mortgage oranı %6'nın altına kadar gerilemişti.
O tarihten bu yana mortgage oranları yeniden hızla yükseldi ve 30 yıllık sabit oranlar şu anda %7'nin oldukça üzerine çıktı. Benzer şekilde 15 yıllık sabit mortgage oranları da artış göstererek %6'nın üzerine fırladı.
Konut Piyasası: Ulaşılmaz Fiyatlar ve Gayrimenkul Serveti
Tarihsel olarak ABD'de %7'nin üzerindeki mortgage oranlarını görmek sıradışı bir durum değildir. Ancak Ocak 2020'den bu yana %57 oranında artış gösteren ortalama konut fiyatlarıyla birleştiğinde, yüksek faizler ev almak isteyen birçok Amerikalının konut piyasasının dışına itilmesine yol açıyor. Ulusal Emlakçılar Birliği'ne (National Association of Realtors) göre, Eylül ayında tek ailelik müstakil bir evin ortalama fiyatı 422.700 dolar olarak gerçekleşti.
Ev almak isteyenler piyasadan dışlandıklarını hissederken, ABD Merkez Bankası (Fed) verilerine göre 2026 yılının ikinci çeyreği itibarıyla ev sahipleri 35 trilyon dolardan fazla bir gayrimenkul özkaynağına (equity) sahip durumda. Bu rakam son on yılda iki katından fazla arttı. Elbette çoğu insan için bu para hâlâ kâğıt üzerinde bir varlık; bu parayı kullanarak kolayca Cadılar Bayramı kostümü alamaz ya da arabanızın depo dolusu benzinini dolduramazsınız.
Borsa Kazançları ve Ekonomideki Derin Bölünme
Genel olarak borsa, Trump'ın ikinci dönemi boyunca çok iyi bir performans sergiledi ve S&P 500 endeksi %26'dan fazla değer kazandı.
2025 yılında Trump’ın açıkladığı "Kurtuluş Günü" tarifeleri sonrasında ve İran savaşının ilk haftalarında bazı düşüşler yaşanmış olsa da, bu dalgalanmalar kalıcı olmadı.
Yapay zeka alanındaki harcamalar ve genel olarak güçlü gelen şirket karları, S&P 500 endeksini son haftalarda rekor seviyelere taşıdı.
Ancak borsadaki bu yükseliş ve servet artışı, Amerika'daki daha geniş bir bölünmeyi de yansıtıyor: Wall Street yatırımcılarının serveti ikinci Trump yönetimi döneminde büyümeye devam etti.
Ev sahipleri de mülk değerlerinin tırmandığına şahit oldu.
Bununla birlikte, milyonlarca Amerikalı için aydan aya geçinmek, bırakın servet biriktirmeyi, hâlâ son derece zor olmaya devam ediyor ve bu durum Salı günü sandık başında birçok seçmenin zihnini meşgul edecek en temel husus olacak.