Tahvil Piyasasında Güvenli Liman Arayışı
ABD ara seçimlerinde Demokratların elde ettiği önemli zaferlerin yarattığı belirsizlik ortamında, yatırımcılar hisse senedi vadeli işlemlerindeki satış dalgasından korunmak amacıyla tahvil piyasasına sığındı. Bu durum, Hazine tahvili getirilerinde aşağı yönlü bir baskı oluşturdu.
Gösterge niteliğindeki 10 yıllık ABD Hazine tahvili getirisi yaklaşık 5 baz puanlık bir düşüşle yüzde 4,902 seviyesine geriledi. Uzun vadeli 30 yıllık tahvil getirisi yüzde 5,29 oranında değer kaybederken, kısa vadeli 2 yıllık tahvil getirisi ise 6 baz puanlık geri çekilmeyle yüzde 4,55 seviyesine indi.
Finansal piyasalarda bir baz puan yüzde 0,01'e veya yüzde 1'in 100'de 1'ine tekabül etmektedir. Tahvil fiyatları ile getirileri arasında ters yönlü bir ilişki bulunduğundan, yatırımcıların tahvil alımlarına yönelmesi fiyatları yükseltirken getirilerin düşmesine neden olmaktadır.
Seçim Sonuçları ve Siyasi Tablo
CNBC Seçim Masası tarafından yapılan projeksiyonlara göre, Demokratların Temsilciler Meclisi'nde çoğunluğu kazanması bekleniyor. Senato'daki yarış henüz netleşmemiş olsa da, Demokratlar Kuzey Carolina'da önemli bir başarıya imza attı.
Eski Vali Roy Cooper'ın seçimi kazanmasıyla birlikte Demokratlar, Senato'da kritik bir koltuğu kendi taraflarına çevirmeyi başardı. Bu siyasi tablo, piyasalardaki beklentileri ve yatırımcı stratejilerini doğrudan etkileyen ana unsur haline geldi.
Hisse Senedi Piyasalarında Sert Düşüş
Seçim sonuçlarının gelmeye başlamasıyla birlikte hisse senedi vadeli işlemleri sert bir düşüş yaşadı. S&P 500 endeksine bağlı sözleşmeler yüzde 1,1 oranında değer kaybederken, Nasdaq-100 vadeli işlemleri yüzde 2 oranında geriledi.
Özellikle son dönemde boğa piyasasına öncülük eden yapay zeka odaklı hisseler, gecelik işlemlerdeki düşüşe öncülük etti. Yatırımcılar, Demokratların yönetime gelmesi durumunda veri merkezi kurulumlarını yavaşlatacak politikalar izleyebileceği endişesini taşıyor.