ABD Ara Seçimleri ve Bölünmüş Kongre Beklentisi
KKP Research Baş Ekonomisti Pipat Luengnaruemitchai, pazartesi günü (2 Kasım) oylama öncesinde yaptığı değerlendirmede, ABD ara seçimlerinin Tayland için bir 'oyun değiştirici' niteliği taşımadığını, ancak Cumhuriyetçilerin Kongre'deki zayıflayan hakimiyetinin küresel piyasa duyarlılığını sarsabileceğini ve gelişen piyasalar için koşulları zorlaştırabileceğini ifade etti.
Piyasa, Trump'ın Temsilciler Meclisi'ndeki kontrolünü kaybetme olasılığını büyük ölçüde fiyatladı; asıl sürpriz Cumhuriyetçilerin her iki meclisi de kazanması olurdu.
Pipat, piyasaların Başkan Donald Trump'ın Cumhuriyetçi Partisi'nin Temsilciler Meclisi'ndeki kontrolünü kaybetme olasılığını büyük ölçüde fiyatladığını belirtti. Asıl sürprizin bir Cumhuriyetçi zaferi (sweep) olacağını dile getiren ekonomist, ABD yasalarının yürürlüğe girmesi için her iki Kongre meclisinden de geçmesi gerektiğine dikkat çekti. Kongre çoğunluğu olmadan Trump'ın, başkanlık döneminin son iki yılında yasa çıkarma yetkisinin büyük kısmını kaybedeceği öngörülüyor.
Trump'ın en büyük yasama başarısı olan kapsamlı vergi indirimi paketinin, her iki mecliste de Cumhuriyetçi kontrolü olmadan mümkün olamayacağını vurgulayan Pipat, bu durumun birkaç önemli sonucunu sıraladı.
Hükümet Kapanmaları ve Yürütme Yetkisinin Sınırları
Birinci sonuç olarak, bütçelerin onaylanmasının zorlaşmasıyla birlikte Barack Obama ve Joe Biden dönemlerinde olduğu gibi ABD hükümetinin kapanması ve borç tavanı krizleri riskinin geri döneceği belirtiliyor.
Bütçelerin geçmesi zorlaşacağı için ABD hükümetinin kapanması ve borç tavanı krizleri riski yeniden masaya gelecek.
İkinci olarak, büyük ölçekli askeri operasyonların hayata geçirilmesi daha da zorlaşacak. Başkan sınırlı operasyonlar emri verebilse de, resmi bir savaş ilanının Kongre onayını gerektirmesi, bir kara işgali veya tam ölçekli savaş korkularını ihtimal dışı bırakıyor.
Üçüncü olarak ise Trump, yürütme gücüne daha fazla güvenmek zorunda kalacak. Ancak Pipat, bunun ticaret savaşının sona ereceği anlamına gelmediğini vurguluyor.
Ticaret Tarifeleri ve Siyasi Riskler
Şimdiye kadar gümrük tarifeleri, yeni yasalar yerine ABD Ticaret Temsilciliği gibi kurumlar ve 301. Madde gibi hükümler aracılığıyla uygulandı.
Tarifeler yeni yasalardan ziyade ABD Ticaret Temsilciliği ve 301. Madde gibi idari hükümler aracılığıyla uygulandığı için ticaret savaşı bitmeyecek.
Washington'ın, ülkeleri karşılıklı ticaret anlaşmaları imzalamaya zorlamak için tarife tehditlerini kullanmaya devam etmesi bekleniyor, ancak kaç ülkenin bu anlaşmaları sonuçlandıracağı belirsizliğini koruyor.
Cumhuriyetçilerin her iki meclisi de kaybetmesi durumunda azil (impeachment) olasılığının da gündeme gelebileceğini belirten Pipat, daha önce çok az kısıtlamayla hareket eden Trump'ın yönetim tarzında değişimler yaşanabileceğini ifade etti.
Yatırımcı Eğilimleri ve Yapay Zeka Düzenlemeleri
Buna rağmen yatırımcıların aşırı derecede endişeli olmadığını belirten Pipat, çoğu başkanın kendi ajandasını ilk iki yılda hayata geçirdiğini, yasama çoğunluğundan yoksun bir başkanın ise dramatik adımlar atmaktan kaçındığını kaydetti.
Yatırımcılar aşırı endişeli değil; yasama çoğunluğundan yoksun bir başkan dramatik adımlardan kaçınma eğilimindedir.
İzlenmesi gereken alanlar arasında ticaret anlaşmaları ve yapay zeka (AI) düzenlemeleri yer alıyor; bu alanlar yürütme yoluyla takip edilebilirken, yasa gerektiren her türlü adımın daha zor olacağı ifade ediliyor.
Avrupa'daki gelişmelere de değinen Pipat, buradaki durumun Tayland'ı doğrudan etkilemediğini belirtti. Yatırımcıların endişelerinin mali durumlarını düzelten Yunanistan ve Portekiz gibi küçük ekonomilerden, sorunların ekonomik olmaktan ziyade siyasi olduğu Fransa ve İtalya gibi büyük ülkelere kaydığını söyledi.
Küresel Sermaye Hareketleri ve Tayland Piyasaları
Seçmenlerin daha iyi kamu hizmetleri talep ettiğini, tahvil yatırımcılarının ise harcama kesintileri istediğini belirten Pipat, aylar içinde seçime gidecek hükümetlerin kesinti yapma konusunda isteksiz olduğunu ifade etti. Kredi derecelendirme kuruluşlarının Fransa'yı not indirimine götürmediğini, çünkü iflasın bir risk olarak görülmediğini belirten uzman, daha olası sonucun güveni ve büyümeyi zedeleyebilecek artan tahvil getirileri olduğunu kaydetti.
Dünya, artan tahvil getirileri ve yavaşlayan bir ekonomi kombinasyonuyla karşı karşıya; bu da yatırımcıları gelişen piyasalardan çıkmaya itebilir.
Tayland sermaye piyasaları için temel kanalın piyasa duyarlılığı (sentiment) olduğunu belirten Pipat, hisse senedi piyasalarının güçlü büyüme ve düşük faiz oranları talep ettiğini, ancak dünyanın artan tahvil getirileri ve yavaşlayan bir ekonomiden oluşan zıt bir kombinasyonla karşı karşıya olduğunu ifade etti.
Bu durumun yatırımcıları risk azaltmaya yöneltebileceğini ve gelişen piyasalardan da para çıkışına neden olabileceğini belirten ekonomist, geçtiğimiz cuma günü Nasdaq endeksindeki yüzde 2'den fazla düşüşün bu gerginliği açıkça gösterdiğini vurguladı.
Tayland Ekonomisinde 'K-Şekilli' Toparlanma
Tayland ekonomisine ilişkin olarak KKP'nin bu yıl için yüzde 2,5 civarında bir büyüme öngördüğünü belirten Pipat, ancak bu büyüme modelinin belirgin bir şekilde 'K-şekilli' olduğunu söyledi. Tayland Merkez Bankası verilerine göre, ihracat ve yapay zeka odaklı sermaye harcamaları hızla artarken, ihracat yüzde 18 oranında büyüme kaydetti.
K harfinin üst kolu büyürken alt kolu zorlanıyor; bu da manşet rakamların halkın çoğunluğunun deneyimini olduğundan iyi gösterdiği anlamına geliyor.
Ancak bu sektörlerin ithal girdilere büyük ölçüde bağımlı olduğuna dikkat çekildi. İthalatın ihracattan daha hızlı büyümesiyle birlikte Tayland dış ticaret açığı vermeye başlarken; otomotiv, petrokimya, elektrikli ev aletleri, inşaat, gayrimenkul ve turizm dahil olmak üzere ana sanayi kollarının baskı altında kalmaya devam ettiği bildirildi.
Pipat, 'K harfinin üst kolu büyürken, alt kolu mücadele ediyor' diyerek manşet rakamların sıradan vatandaşın gerçekliğini maskelediğini ve en büyük endişesinin iç tüketimin yavaşlaması olduğunu dile getirdi.
SET Endeksi Hedefleri ve Sektörel Tercihler
KKP'nin gösterge SET Endeksi için hedefinin 1,680 seviyesinde olduğunu ve 2027 tahminlerinin hazırlandığı bu dönemde hedefin gözden geçirme aşamasında bulunduğunu belirten Pipat, kote şirketlerin karlarının temel değişken olduğunu vurguladı. Petrokimya sektörü hariç olmak üzere, kar yukarı yönlü revizyonlarının sınırlı kaldığı ifade edildi.
Portföyümüzde yaklaşık üç yıldır Tayland hissesi tutmuyoruz; küresel hisseleri ve özellikle ABD'yi tercih ediyoruz.
Yapay zeka harcamalarının sürdürülebilirliğine dair artan endişeler ışığında yatırımcılara güçlü sermaye pozisyonlarına sahip bankalar ile Tayland ekonomisinin temel yapı taşları olan sağlık, gıda ve içecek gibi daha güvenli sektörleri tercih etmelerini önerdi.
Buna karşın KKP'nin model portföyünün yaklaşık üç yıldır hiç Tayland hisse senedi barındırmadığını, küresel hisse senetlerini ve en büyük payla ABD piyasalarını tercih ettiğini belirten Pipat, Tayland pazarındaki sınırlı seçenekleri ve güçlü büyüme motorunun eksikliğini gerekçe gösterdi.
Varlık Dağılımı ve Altın Yatırımı Önerileri
Varlık dağılımı konusunda yatırımcıların 'yatırımda kalmaları' ancak şimdilik aşırı ağırlık (overweight) pozisyonlardan kaçınarak nötr bir duruş benimsemeleri gerektiğini belirten Pipat, ABD tahvilleri gibi bazı yurtdışı sabit getirili varlıkların yüzde 5 civarındaki getirilerinin cazip hale geldiğini ifade etti.
Altın spekülasyon için değil, uzun vadeli enflasyona karşı bir koruma aracı olarak portföyde yüzde 2 ila 5 oranında tutulmalıdır.
Altının spekülasyon amacıyla değil, uzun vadeli enflasyona karşı bir koruma (hedge) olarak portföylerde yüzde 2 ila 5 oranında tutulması gerektiğini belirten uzman, faiz oranları yükselirken altının zorlandığını, faizler zirve yapıp düşmeye başladığında ise faiz ödemediği için yeniden toparlanacağını hatırlattı.
ABD'de olası yeni bir hükümet kapanmasının etkisine ilişkin bir soruyu yanıtlayan Pipat, piyasanın bunu defalarca gördüğünü ve kısa vadeli etkinin sınırlı kalacağını sözlerine ekledi.