AGOA Ticaret Programından Çıkarma Kararı ve Tarihi
Amerika Birleşik Devletleri, Afrika ülkelerinin binlerce ürünü ABD'ye ithalat vergisi ödemeden satmasını sağlayan ticaret programından Güney Afrika ve Ruanda'yı kaldırmayı planlıyor. BBC, Al Jazeera ve DW'nin aktardığına göre, bu önemli politika değişikliği 1 Ocak 2027 tarihinde yürürlüğe girecek.
1 Ocak 2027: Üç yayın organının da bildirdiğine göre, ihraç kararının yürürlüğe gireceği tarih.
ABD Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer, söz konusu kararı Pazartesi günü kamuoyuna duyurdu. Programın en büyük yararlanıcısı konumunda olan Güney Afrika, dolar bazında en büyük kaybı yaşayacak ülke olsa da, hükümet bu programın genel ticaretinin yalnızca küçük bir payını kapsadığını ifade ediyor.
Ekonomik Veriler ve Ticaret Hacmi Detayları
Al Jazeera ve DW'ye göre, Güney Afrika 2025 yılında Afrika Büyüme ve Fırsat Yasası (AGOA) kapsamında ABD'ye 1,7 milyar dolar değerinde mal ihraç etti. Ülke, uzun süredir bu ticaret programının en büyük yararlanıcısı durumundaydı.
1,7 milyar dolar: Al Jazeera ve DW'ye göre, Güney Afrika'nın 2025 yılında AGOA kapsamında ABD'ye ihraç ettiği malların değeri.
Güney Afrika ticaret departmanının verilerine göre, ülkenin ABD'ye yaptığı toplam ihracatın yaklaşık yüzde 10'u AGOA üzerinden gerçekleştiriliyor. Aynı departmana göre bu oran, Güney Afrika'nın küresel toplam ihracatının ise yalnızca yüzde 1'ine denk geliyor.
DW'nin aktardığı bilgilere göre, AGOA kapsamında 1.800'den fazla spesifik ürün yer alıyor. Programda halihazırda 30'dan fazla ülkenin bulunduğu ve sistemin 26 yıldır işlediği bildiriliyor.
Uygunluk İncelemesi ve Washington'ın Gerekçeleri
Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer, yıllık uygunluk incelemesinin her iki hükümetin de AGOA'nın gereklilikleriyle tutarsız uygulamalarda bulunduğunu ortaya koyduğunu belirtti. Bu kurallar; açık pazarlar, iyi yönetişim ile ABD ticaret ve yatırımının önündeki engellerin kaldırılmasını içeriyor.
Jamieson Greer, yıllık uygunluk incelemesinde her iki hükümetin de AGOA gereklilikleriyle bağdaşmayan uygulamalar içinde olduğunun tespit edildiğini açıkladı.
DW'nin haberine göre Greer'in açıklamasında, Amerikan ticareti ile yatırımının önündeki engellere ve ABD ulusal güvenliği ile dış politika çıkarlarına yönelik tehditlere dikkat çekildi ancak somut örnekler verilmedi.
Ruanda'ya Yönelik Siyasi ve Beşeri Kaygılar
BBC'nin haberine göre Washington, Ruanda özelinde insan hakları, siyasi çoğulculuk, hukukun üstünlüğü ve işçi hakları konularında da ciddi endişeler dile getirdi. Al Jazeera, Ruanda'nın daha önce 2018 yılında da programdan geçici olarak uzaklaştırıldığını hatırlattı.
Ruanda'nın ana ihracat kalemleri arasında kahve, çay ve mineraller bulunuyor.
Bu duyuru, ABD Hazine Bakanlığı'nın Ruanda Savunma Bakanlığı'na, Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nin doğusundaki silahlı isyandaki iddia edilen rolü nedeniyle yaptırım uygulamasından yaklaşık bir hafta sonra geldi. Hazine Bakanlığı, bakanlığın M23 isyancılarının yanında savaşmak üzere binlerce asker görevlendirdiğini, silah, ekipman, lojistik ve eğitim desteği sağladığını bildirdi. DW ise savunma bakanlığının M23 ile her türlü bağı reddettiğini aktardı.
Güney Afrika ile Gerilen Siyasi İlişkiler ve Yolsuzluk İddiaları
BBC ve Al Jazeera'ye göre ABD, Güney Afrika ile ilgili olarak yolsuzluk meselelerini de gündeme taşıdı. İki hükümet arasındaki ilişkiler son dönemde gergin bir seyir izliyor. Al Jazeera'nin aktardığına göre Başkan Donald Trump, Güney Afrika'nın beyazlara zulmettiğini öne sürerken, Pretoria hükümeti bu iddiayı marjinal gruplar tarafından yayılan bir yalan olarak nitelendiriyor.
Güney Afrika hükümeti, ABD'nin hâlâ önemli bir ticaret ortağı olduğunu ve etkilenen sektörleri destekleyeceğini bildirdi.
BBC, Trump'ın bu iddiayı geçen yıl Beyaz Saray'da Devlet Başkanı Cyril Ramaphosa ile görüştüğünde gündeme getirdiğini kaydetti. Al Jazeera ayrıca Washington'ın, Güney Afrika'nın Uluslararası Adalet Divanı'nda İsrail'e karşı açtığı soykırım davasına da itiraz ettiğini ekledi. İsrail ise suçlamaları reddediyor.
Sektörel Etkiler ve İhracat Kalemleri
AGOA statüsünü kaybetmek, Güney Afrikalı ve Ruandalı şirketlerin kapsanan mallar için uygulanan gümrüksüz erişim hakkını yitirmesi anlamına gelecek. Al Jazeera'ye göre Güney Afrika'nın program kapsamındaki ihracatı ağırlıklı olarak motorlu taşıtlar ve parçaları, tarım ürünleri ve şaraptan oluşuyor. DW ise narenciye meyvelerini de bu listeye ekledi. Ruanda'nın ABD'ye yaptığı ana ihracat kalemleri arasında ise kahve, çay ve mineraller yer alıyor.
Güney Afrika narenciye endüstrisi, AGOA statüsünün kaybıyla birlikte Atlantik'in iki yakasındaki değer zincirinin ve istihdamın tehdit altında olduğunu duyurdu.
Güney Afrika'nın ihracata bağımlı narenciye endüstrisi, Atlantik'in her iki yakasındaki tüm değer zincirinin tehlike altında olduğu konusunda uyardı. DW'ye göre sektör temsilcileri, istihdamın ve tüm toplulukların ekonomik güvenliğinin risk altında olduğunu belirtti. Güney Afrika ticaret departmanı ise daha ölçülü bir tutum takınarak programın önemli olduğunu ancak ABD ile olan toplam ekonomik ilişkinin tamamını oluşturmadığını vurguladı.
Güney Afrika'nın Alternatif Pazar Arayışları ve Diplomatik Tepkiler
Güney Afrika hükümeti Pazartesi günü yaptığı açıklamada, ABD'nin önemli bir ticaret ortağı kalmaya devam ettiğini ve etkilenen sektörlere destek olunacağını belirtti. Ticaret departmanı bir hafta önce olumsuz bir sonuca hazır olduklarını ve Washington ile görüşmelere açık kaldıklarını ifade etmişti.
Leo Brent Bozell III: 'Güney Afrika'nın politikaları bu sonucu doğurdu; durum öngörülebilir ve önlenebilirdi.'
Devlet Başkanı Ramaphosa son haftalarda yaptığı açıklamalarda, ülkenin programdan çıkarılmasına karşı hazırlıklı olması gerektiğini vurguladı. Al Jazeera ve DW'ye göre Ramaphosa, şimdiden yeni pazarlar aradıklarını ve Çin gibi ortaklarla ticaret anlaşmaları imzaladıklarını belirtti. Al Jazeera, Ruanda tarafında ise henüz resmi bir yanıt verilmediğini bildirdi.
ABD'nin Güney Afrika Büyükelçisi Leo Brent Bozell III, X platformunda yaptığı açıklamada, Güney Afrika'nın izlediği politikaların bu sonuca yol açtığını ifade etti. Kararı 'öngörülebilir ve önlenebilir' olarak nitelendiren Bozell, durumun Güney Afrika'nın ABD'nin endişelerini reddetmesinin ardından geldiğini söyledi. Ticaret Temsilcisi Greer ise yönetimin, Afrika ortaklarının uygunluk kriterlerini karşılamak için gereken adımları attığından emin olmak adına çalıştığını kaydetti.