Tahvil Piyasalarında Cuma Günü Hareketliliği
ABD Hazine tahvili getirileri, yatırımcıların bir dizi kritik ekonomik veriyi ve Federal Rezerv'in (Fed) en son faiz oranı kararını tartmasıyla Cuma günü aşağı yönlü bir seyir izledi. Piyasalardaki bu geri çekilme, haftalık bazda açıklanan verilerin enflasyonist baskıların devam ettiğini ancak Fed'in temkinli duruşunu koruduğunu göstermesinin ardından geldi.
Yatırımcılar, tahvil piyasasındaki hareketliliği hem mevcut enflasyon verileri hem de önümüzdeki dönemde açıklanacak olan istihdam rakamları ışığında değerlendiriyor. Tahvil faizlerindeki düşüş, piyasanın Fed'in bir sonraki hamlesine dair ipuçlarını aradığı bir dönemde gerçekleşti.
10 Yıllık ve 2 Yıllık Tahvil Faizlerinde Son Durum
Konut kredileri (mortgage), otomobil kredileri ve kredi kartı borçları gibi tüketici kredileri için dünya genelinde bir gösterge (benchmark) olarak kabul edilen 10 yıllık Hazine tahvili getirisi, 5 baz puanlık bir düşüşle %4,933 seviyesine indi. Bu gerileme, borçlanma maliyetleri üzerinde doğrudan etkisi olan uzun vadeli faiz oranlarındaki hassasiyeti yansıtıyor.
Daha uzun vadeli olan 30 yıllık Hazine tahvili getirisi ise 3 baz puan azalarak %5,293 seviyesine geriledi. Öte yandan, Fed'in kısa vadeli faiz politikası kararlarını en yakından takip eden ve bu kararlara en duyarlı olan 2 yıllık Hazine tahvili getirisi, 6 baz puanlık bir düşüşle %4,589 seviyesinde işlem gördü.
Finansal piyasalarda bir baz puan %0,01'lik bir değişime tekabül etmektedir. Tahvil piyasasının temel kuralı gereği, tahvil getirileri ile tahvil fiyatları ters yönde hareket eder; yani getirilerdeki bu düşüş, tahvil fiyatlarında bir yükseliş yaşandığı anlamına gelmektedir.
Enflasyon Verileri ve Fed'in Faiz Kararı
Yatırımcılar, Perşembe günü açıklanan ve piyasalar tarafından yakından takip edilen Kişisel Tüketim Harcamaları (PCE) fiyat endeksi de dahil olmak üzere haftanın önemli olaylarını sindirmeye devam ediyor. PCE verisi, aylık bazda %0,5 ve yıllık bazda %3,6 oranında artış göstererek Fed'in %2'lik uzun vadeli enflasyon hedefinin belirgin şekilde üzerinde kalmaya devam etti.
Bu kritik enflasyon verisi, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) politika faizini beklentiler dahilinde %3,75 ile %4,00 aralığında sabit tutma kararından sadece bir gün sonra kamuoyuyla paylaşıldı. Fed'in faizleri sabit bırakma kararı, piyasa aktörleri tarafından büyük ölçüde beklenen bir hamle olarak değerlendirilmişti.
Fed Başkanı Kevin Warsh'tan Para Politikası Mesajı
Fed Başkanı Kevin Warsh, gerçekleştirilen Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısının ardından düzenlenen basın toplantısında gazetecilere önemli açıklamalarda bulundu. Warsh, politika yapıcıların para politikasının gelecekteki seyri konusunda henüz kesinleşmiş bir rotada olmadıklarını ifade etti.
Para politikasının yürütülmesine ilişkin kesin bir sonuca varmış olsaydık, bunu bugün büyük bir tantanayla duyururduk.
Başkan Warsh, merkez bankasının verilere dayalı hareket etme stratejisini koruduğunu ve piyasalara karşı şeffaf olma niyetinde olduklarını belirtti. Warsh'ın açıklamaları, Fed'in önümüzdeki aylarda faiz artırımı veya indirimi konusunda kapıyı açık bıraktığı şeklinde yorumlandı.
Gözler İstihdam Verilerine Çevrildi
Piyasa katılımcıları şimdi, işgücü maliyetindeki değişimi ölçen ve enflasyonun seyri açısından kritik bir öneme sahip olan üçüncü çeyrek istihdam maliyet endeksini bekliyor. Bu veri, ücret artışlarının enflasyon üzerindeki etkisini anlamak için Fed tarafından da yakından izleniyor.
Ayrıca, önümüzdeki hafta açıklanacak olan diğer kilit istihdam verileri de yatırımcıların radarında bulunuyor. Bunlar arasında Salı günü açıklanacak olan Eylül ayı JOLTS açık iş sayısı verileri ve Cuma günü yayınlanacak olan Ekim ayı tarım dışı istihdam raporu yer alıyor. Bu veriler, ABD işgücü piyasasının sağlığı hakkında en güncel bilgileri sunacak.