Tahvil Piyasasında Seçim Günü Hareketliliği
ABD'de seçmenler sandık başına giderken, Hazine tahvil piyasasında getiriler hafif bir yükseliş eğilimi gösterdi. Tahvil yatırımcıları, seçim gününün getirdiği belirsizlikleri bir kenara bırakarak, seçim sonrası dönemde yaşanacak gelişmelere odaklanmış durumda.
Gösterge niteliğindeki 10 yıllık Hazine tahvil getirisi yaklaşık 2 baz puan artışla yüzde 4,93 seviyesine yükseldi ve 10 Eylül'den bu yana gördüğü en düşük seviyelerden toparlanma kaydetti.
Fed'in para politikasına en duyarlı olan 2 yıllık tahvil getirisi ise yüzde 4,608 seviyesine çıktı. Bu seviye de yine 10 Eylül'den bu yana kaydedilen en düşük seviyelere yakın seyrediyor. 30 yıllık tahvil getirisi ise yüzde 5,29 civarında dengelendi.
Salı günü yaşanan yükselişe rağmen, 10 yıllık tahvil getirisi 7 Ekim'de ulaştığı ve 2002'den bu yana en yüksek seviye olan yüzde 5,3645'in yaklaşık 43 baz puan altında bulunuyor.
Seçim Senaryoları ve Mali Görünüm
Tahmin piyasaları, Demokratların Temsilciler Meclisi'ni kazanma ihtimalini yüzde 90, Senato'yu kazanma ihtimalini ise yaklaşık yüzde 64 olarak fiyatlıyor. Bu durum, Demokratların kontrolündeki bir Temsilciler Meclisi'ni temel senaryo haline getirirken, Senato'daki yarışın başa baş gittiğini gösteriyor.
StoneX, bölünmüş bir Kongre yapısının piyasalar için en olumlu sonuç olacağını öngörüyor. Olası bir Cumhuriyetçi zaferinin ise 10 yıllık tahvil getirisini yüzde 5,5'in üzerine taşıyabileceği ING tarafından belirtiliyor. Lombard Odier ise seçim sonuçları ne olursa olsun, ara seçimleri takip eden aylarda getirilerin genellikle düştüğüne dikkat çekiyor.
Tahvil masalarının bu süreci yakından takip etmesinin temel nedeni mali aritmetiktir. Geçtiğimiz yıl bütçe açığı yaklaşık 2 trilyon dolarla GSYH'nin yüzde 6'sına ulaşırken, borç stoku GSYH'nin yüzde 100'üne yakın bir seviyede seyrediyor.
Ekonomik Veri Takvimi ve Fed Beklentileri
Seçimlerin ardından gözler ekonomik verilere çevrilecek. Eylül ayı JOLTS (İş İmkanları ve Personel Değişim Oranı) verisi saat 10:00'da açıklanacak. Ağustos ayında iş imkanları 7,08 milyona gerileyerek beklentilerin altında kalmış ve Temmuz ayındaki 7,33 milyon seviyesinden düşüş göstermişti. Çarşamba günü ADP istihdam verisi, Perşembe günü işsizlik maaşı başvuruları ve verimlilik verileri, Cuma günü ise Ekim ayı tarım dışı istihdam verileri açıklanacak.
Fed'in geçtiğimiz hafta faiz oranlarını 10'a karşı 2 oyla yüzde 3,75-4,00 aralığında sabit tutması ve iki yetkilinin faiz artışı yönünde oy kullanması, piyasalardaki beklentileri şekillendiriyor. Fed Başkanı Kevin Warsh'ın ileriye dönük bir yönlendirme yapmaktan kaçınması dikkat çekti. Piyasalar Aralık ayında bir faiz artışı ihtimalini yaklaşık yüzde 73 olarak fiyatlıyor; bu nedenle iş gücü piyasasındaki herhangi bir zayıflık işareti tartışmaları yeniden alevlendirebilir.
Hazine'nin Borçlanma Stratejisi ve Piyasa Etkileri
Hazine'nin çeyreklik borçlanma açıklaması Çarşamba günü saat 08:30'da yapılacak. Piyasalar, ihale büyüklüklerine dair herhangi bir değişiklik olup olmadığını anlamak için bu açıklamayı dikkatle inceleyecek. Pazartesi günü Hazine, dördüncü çeyrek borçlanma ihtiyacını Ağustos ayı projeksiyonunun 10 milyar dolar altında kalarak 618 milyar dolar olarak tahmin etti. Ancak bu rakam, daha yüksek bir nakit bakiyesinden faydalanıyor; bu etki hariç tutulduğunda borçlanma ihtiyacı 24 milyar dolar daha yüksek gerçekleşiyor.
Tahvil piyasası aynı zamanda geçtiğimiz haftanın yapay zeka kaynaklı dalgalanmalarını sindirmeye devam ediyor. Alphabet'in son yıllardaki en kötü gününü yaşaması, Amazon'un nakit harcamaları ve Intel'in zayıf beklentileri, yatırımcıları Hazine tahvillerine yöneltti. Apple'ın bellek çipi maliyetlerinin tatil çeyreğinde kâr marjlarını baskılayacağına dair uyarısı da piyasa havasını olumsuz etkiledi.
Pazartesi günü ABD yüksek getirili tahvillerinin Hazine tahvillerine kıyasla spread'i, Cuma günü ulaştığı 18 ayın zirvesinin ardından 339 baz puan seviyesinde gerçekleşti. Büyük teknoloji şirketlerinin borçlanma iştahı doların ötesine geçiyor; Alphabet yeni bir euro tahvil ihracı başlatırken, Oracle tahvil ve hisse senedi yoluyla 20 milyar dolar toplamayı planlıyor. Morgan Stanley, bu yılın başlarında yaptığı tahminde, büyük teknoloji şirketlerinin 2026 yılında yaklaşık 400 milyar dolarlık tahvil satışı yapacağını öngörmüştü.