Seçmen Tarifeleri Reddetti: Kongre De Aynısını Yapmalı
Salı günü yapılan ara seçimlerde Cumhuriyetçi Parti'nin aldığı ağır yenilginin ortasında gözden kaçırılmaması gereken çok kritik bir nokta bulunuyor: Seçmenler, ABD Başkanı'nın gümrük tarifesi politikalarını açık bir şekilde reddetti. Kongre'de çoğunluğu ele geçiren yeni Demokrat çoğunluk, bu gümrük vergilerini geri çekmek ve yürürlükten kaldırmak için elinden gelen her şeyi yapmalıdır.
Seçmenler, Başkan'ın gümrük tarifelerini açıkça reddetti ve Kongre'deki yeni Demokrat çoğunluk bunları yürürlükten kaldırmak için elinden geleni yapmalıdır.
Düzensiz ve tutarsız gümrük tarifesi politikaları yaklaşık on yıldır ABD ekonomisini olumsuz etkilemeye ve dengeleri bozmaya devam ediyor. Tüm ekonomik sonuçların tam anlamıyla ortaya çıkması zaman alacak olsa da, bugüne kadar ortaya çıkan maliyetlerin son derece ağır olduğu ve bu yükün doğrudan Amerikan halkının omuzlarına bindiği netleşmiştir. Seçmenler de durumun farkında; yapılan kamuoyu araştırmalarında büyük çoğunluk, tarifelerin ekonomiye zarar verdiğini belirterek yükselen fiyatlara karşı genel hoşnutsuzluklarını dile getirdi.
Yabancıların Vergiyi Ödeyeceği İddiası Yanıltıcı Çıktı
Başta ABD Başkanı olmak üzere gümrük tarifesi savunucuları, Amerikan ekonomisinin küresel ticarette henüz kullanılmamış büyük bir pazar gücüne sahip olduğunu iddia etmekteydi. Bu teze göre yüksek tarifeler, yabancı tedarikçileri fiyat indirmeye zorlayacak, böylece vergiyi fiilen yabancılar ödeyecek ve yerli tüketiciler hiçbir zarar görmeyecekti.
Kulağa cazip gelen ve teoride tamamen imkansız görünmeyen bu beklenti, pratikte tamamen çöktü. Ortadaki somut kanıtlar şüpheye yer bırakmayacak kadar nettir: Bu iddia tamamen yanlıştır.
Aslında bu gerçeğin seçim gününden çok önce anlaşılmış olması gerekiyordu. 2018-2019 yıllarında uygulanan ek gümrük vergileri üzerine yapılan çok sayıda akademik çalışma, tarifelerin getirdiği maliyet yükünün tamamıyla ABD sınırının bu tarafına, yani Amerikan alıcılarına yansıtıldığını ortaya koymuştu. 2025 yılında yürürlüğe konulan yeni tarifeleri inceleyen güncel araştırmalar da tam olarak aynı sonucu göstermektedir.
Yüksek Maliyetlerin Yansımaları ve Enflasyona Karmaşık Etkisi
Yükselen maliyetler piyasadaki farklı alıcı gruplarına dağılmaktadır: İthalatçılar, toptancılar, perakendeciler, ithal girdileri kullanan üreticiler ve nihai tüketiciler bu yükü paylaşır. Maliyetlerin bu şekilde yayılması, gümrük tarifelerinin manşet enflasyon üzerindeki nihai etkisini gizlemekte ve geciktirmektedir. Oysa manşet enflasyon yalnızca bu son kategoriyle, yani nihai tüketici mallarının fiyatlarıyla ilgilenir. Tüm bu karmaşık süreçlere rağmen temel gerçek değişmemektedir: Faturayı ödeyen yine Amerikalılardır.
Kararsız ve değişken politikalar tabloyu daha da karmaşık hale getirmiştir. Belirli ülkelere uygulanan vergi oranları, başlangıçta duyurulan seviyelerden sık sık büyük sapmalar göstermiştir. Tarifeler, ticaret ortaklarının tavizlerine, hukuki engellere ve sürekli değişen gerekçelere bağlı olarak aşağı ve yukarı yönlü sert dalgalanmalar yaşamıştır. Bu kadar belirsiz bir ortamda ithalatçılar, geçici olabileceğini düşündükleri bir kesinti nedeniyle müşteri kaybetme riskini göze almak yerine yüksek maliyetlerin bir kısmını şimdilik kendi bünyelerinde emmeyi tercih etmişlerdir. Ancak bu rahatlamanın kalıcı olması mümkün değildir.
New York Fed Araştırması: Küçülme Enflasyonu ve Gizli Zamlar
Bu yıl yapılan anketler, gümrük vergilerinden etkilenen işletmelerin %40'ından fazlasının zaman içinde bu maliyet artışlarını tüketicilere yansıtmayı beklediğini gösteriyor. New York Federal Rezerv Bankası (New York Fed) ekonomistleri, tarifelerin gecikmeli olarak tüketici fiyatlarını artırdığı iki dolaylı kanalı daha netleştirdi. İlk olarak tarifeler, üretimdeki girdi maliyetlerini yükselterek diğer nihai ürünleri daha pahalı hale getiriyor. İkinci olarak ise yerli rakip malları satan üreticilerin de fiyatlarını artırmasına olanak tanıyor. Araştırmaya göre bu ek dolaylı etkiler, tüketici fiyatlarına yansıyan toplam maliyet artışının yaklaşık %30'unu oluşturmaktadır.
New York Fed araştırmasına göre gümrük tarifeleri tüketici fiyatlarına yaklaşık üç yüzde puanlık ek maliyet bindirdi.
Araştırma yazarları, Şubat ayı itibarıyla gümrük tarifelerinin tüketici fiyatlarına yaklaşık üç yüzde puanlık ek bir yük getirdiğini saptadı. Tüketiciler bu olumsuzluktan farklı yollarla da etkilenmektedir. Çalışmalar, tüketicilerin birim ağırlık başına fiyatı daha yüksek ürünler satın almaya yöneldiğini ve bu durumun yarısının daha küçük paket boyutları nedeniyle yaşandığını ortaya koymaktadır. Bir başka deyişle, gümrük tarifeleri doğrudan küçülme enflasyonuna (shrinkflation) yol açmaktadır. Tıpkı 2018-2019 döneminde olduğu gibi, tüketiciler yine daha ucuz ve daha düşük kaliteli mallara yönelmek zorunda kalmaktadır.
Uzun Vadeli Ekonomik Zararlar ve Kongre'nin Acil Görevi
Kuşkusuz bu bulgular, yeni gümrük tarifesi politikalarının sürdürülmesi halinde ABD ekonomisine vereceği uzun vadeli zararların sadece küçük bir kısmını göstermektedir. Korumacı politikaların —en iyi şekilde uygulandığında bile— yol açacağı en büyük uzun vadeli maliyetler; rekabetin azalması, verimsizliğin artması ve yenilikçiliğin (inovasyon) yavaşlamasıdır. Bu yükler, ABD ekonomisinin temel dinamiklerini zamanla kademeli olarak zayıflatacaktır.
Demokratlar bu hafta ara seçimlerde elde ettikleri büyük zaferi kutlamakta haklıdır. Ancak seçmenlerin enflasyonla ilgili endişelerine yanıt veren ve acilen ele alınması gereken az sayıda konudan birinin gümrük tarifeleri olduğunu idrak etmeli ve derhal harekete geçmelidirler.