Ruanda'ya Yönelik Hedefli Ekonomik Yaptırımlar
Amerika Birleşik Devletleri, Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nin (KDC) doğusunda faaliyet gösteren 23 Mart Hareketi (M23) asi grubuna verdiği destek nedeniyle Ruanda Savunma Bakanlığı ve Zigama Kredi ve Tasarruf Topluluğu'na karşı hedefli ekonomik yaptırımlar yürürlüğe koydu.
28 Ekim 2026 Çarşamba günü yayımlanan resmi açıklamada U.S. hükümeti, Ruanda savunma yetkililerini asker konuşlandırma, askeri teçhizat tedariki ve ortak operasyonel eğitimler yoluyla M23 güçlerine doğrudan yardım etmekle suçladı.
Kuzey ve Güney Kivu'da Doğrudan Askeri Müdahale İddiası
Washington yönetimi ayrıca Ruanda birliklerinin, çatışmaların yoğun olduğu Kuzey ve Güney Kivu eyaletlerinde KDC hükümet güçlerine karşı M23 savaşçılarıyla birlikte aktif olarak çatışmalara girdiğini açıkladı.
Binlerce Ruanda Savunma Kuvveti askeri, Kuzey ve Güney Kivu eyaletlerinde M23 ile birlikte savaşıyor ve gruba silah ile eğitim sağlıyor. Ruanda birlikleri ayrıca sivil havacılığı tehlikeye atan karadan havaya füzeler ve sinyal bozucu ekipmanlar getirdi.
Dışişleri Bakanlığı, söz konusu askeri desteğin silah ve eğitim tedarikinin yanı sıra sivil havacılık için risk oluşturabilecek ekipmanların konuşlandırılmasını da kapsadığını ifade etti.
Washington Barış Anlaşması'nın İhlali
Uygulanan yaptırımlar, Washington'ın Kigali yönetimini Washington Barış ve Refah Anlaşması'na uymaya çağıran artan baskılarının ardından geldi.
ABD Başkanı Donald Trump, KDC Başkanı Félix Tshisekedi ve Ruanda Başkanı Paul Kagame'nin arabuluculuğunda yürütülen bir barış girişimi kapsamında 4 Aralık 2025 tarihinde imzalanan bu anlaşma, Doğu Afrika'da bölgesel çatışmaları sonlandırmayı, ticaret, yatırımlar ve kritik maden tedarik zincirlerini genişletmeyi amaçlıyordu.
Ancak ABD'li yetkililer, Ruanda'nın M23'ü desteklemeye devam etmesinin, anlaşma kapsamındaki taahhütlerini doğrudan ihlal ettiğini belirtti.
Washington'dan Kigali'ye Acil Geri Çekilme Talebi
Washington, Kigali yönetiminden M23'e verdiği tüm desteği derhal durdurmasını, KDC'nin doğusundaki birliklerini çekmesini ve KDC'nin doğal maden kaynaklarının devlet destekli sömürüsüne son vermesini talep etti.
ABD Dışişleri Bakanlığı, özellikle Rubaya gibi kilit altın ve koltan sahaları başta olmak üzere M23 kontrolündeki madencilik bölgelerinde yaşanan insan hakları ihlalleri konusunda ciddi endişelerini dile getirdi.
ABD'li yetkililere göre, bu maden zengini bölgelerdeki siviller zorla çalıştırılmaya, tehlikeli koşullara ve yasadışı gasp olaylarına maruz kalıyor. Bu durum, bölgesel silahlı çatışmalar ile maden sömürüsü arasındaki doğrudan bağlantıyı gözler önüne seriyor.
Tedarik Zinciri Denetimleri ve Uluslararası Sorumluluk
Washington, uluslararası ortakları ve özel sektör şirketlerini, ham maddelerin çatışma bölgelerinden temin edilmediğinden emin olmak için tedarik zincirlerini titizlikle denetlemeye çağırdı.
Dışişleri Bakanlığı, ABD'nin hesap verebilirliği sağlamak ve KDC'nin egemenliği ile toprak bütünlüğünü korumak için elindeki tüm düzenleyici araçları devreye sokacağını vurguladı.
Bu gelişmeler, Dışişleri Bakanlığı Daimi Sekreteri Korir Sing’Oei'nin, ABD hükümetinin Kenya için seyahat uyarısını 3. Seviye'ye yükseltme kararına tepki göstermesinden bir hafta sonra yaşandı.
Kenya Seyahat Uyarısı ve Ebola Salgını Temasları
21 Ekim 2026 Çarşamba günü açıklamalarda bulunan Sekreter Sing’Oei, Washington'ın vatandaşlarını uluslararası seyahat konusunda yönlendirme hakkına sahip olduğunu kabul ederek, Ebola salgınını çevreleyen sağlık kaygılarının ihtiyatlı bir dikkat gerektiren hassas bir konu olduğunu belirtti.
Gördüğünüz üzere Kenya, daha çok ihtiyat içeren 3. kategoriye alındı ve bu uyarıla bağlantılı olarak Kenya'dan gelen yolcuların engellenmesine ilişkin herhangi bir etki bulunmuyor.
Egemen ulusların, küresel sağlık risklerini değerlendirirken kamuoyuna zamanında rehberlik etme yükümlülüğünün bulunduğunu kaydetti.
Sing'Oei ayrıca seyahat uyarısının 3. seviyeye çıkarılmasının Kenya'ya yönelik bir seyahat yasağı anlamına gelmediğini net bir şekilde ifade etti.
Sing'Oei, 'Gördüğünüz üzere Kenya, daha çok ihtiyat içeren 3. kategoriye alındı ve bu uyarıla bağlantılı olarak Kenya'dan gelen yolcuların engellenmesine ilişkin herhangi bir implication (etki) bulunmuyor' dedi.
Sing'Oei ayrıca Kenya ve ABD'nin Ebola meselesi üzerinde yakın bir şekilde çalıştığını belirterek, 'Neredeyse son altı aydır Amerika Birleşik Devletleri ile yakın bir şekilde çalışıyoruz' diye ekledi.