Küresel Piyasada Altın Fiyatlarında Sert Düşüş
4 Kasım 2026 itibarıyla küresel altın piyasasında fiyatlar düşüş eğilimini sürdürüyor. Kitco borsasından alınan verilere göre, altın ons başına 3.902 - 3.904 dolar seviyelerinde işlem görerek bir önceki seansa göre 43 dolarlık bir değer kaybı yaşadı.
Altın şu anda geleneksel bir güvenli liman olarak satın alınmaktan ziyade, kayıpları telafi etmek veya diğer işlemlerdeki teminat gereksinimlerini karşılamak için yüksek likiditeye sahip bir varlık olarak satılıyor.
Değerli metallerdeki bu düşüş, petrol fiyatlarının yeniden yükselişe geçmesiyle tetiklenen enflasyon endişeleri ve daha yüksek faiz oranları beklentisiyle derinleşti. Yatırımcılar, günün ilerleyen saatlerinde gerçekleşecek olan ABD ara seçimlerinin sonuçlarına odaklanmış durumda.
Fed Politikaları ve Ekonomik Göstergeler
Altın fiyatlarındaki düşüşün temelinde, ABD dolarının güçlenmesi, yüksek seyreden ABD Hazine tahvili getirileri ve Fed'in enflasyonu kontrol altına almak için para politikasını sıkılaştırmaya devam edeceği beklentisi yatıyor. Ayrıca, yatırımcıların kar realizasyonuna gitmesi de fiyatlar üzerinde aşağı yönlü bir baskı oluşturuyor.
Yüksek tahvil getirileri, altın fiyatlarında sürdürülebilir bir toparlanmanın önündeki en önemli engeldir.
Artan enerji fiyatları, Fed'in faiz oranlarını daha uzun süre yüksek tutma olasılığını güçlendiriyor. Bu durum, faiz getirmeyen bir varlık olan altının elde tutulmasının fırsat maliyetini artırıyor. CME FedWatch aracına göre, yatırımcılar Fed'in Aralık ayında faiz artırımına gitme olasılığını yüzde 73 olarak öngörüyor.
ABD Ekonomisi ve Teknoloji Sektörü Üzerindeki Etkiler
Piyasa katılımcıları, ABD ara seçimlerinin sonuçlarını ve bu gelişmenin genel piyasa duyarlılığı üzerindeki etkilerini bekliyor. Demokrat Parti'nin olası bir ezici zaferinin, yapay zeka ve genel teknoloji sektörüne hizmet eden veri merkezlerinin inşası konusunda yeni zorluklar yaratabileceği değerlendiriliyor.
ABD ekonomisinin dayanıklılığı, faiz oranlarının ve Hazine tahvili getirilerinin yüksek kalmasına izin vererek altının kısa vadeli yükseliş potansiyelini sınırlayabilir.
Teknoloji sektörüne yönelik artan düzenleyici baskıların, yatırımcıların başka yerlerdeki kayıplarını dengelemek için altın varlıklarını azaltmak zorunda kalması nedeniyle altın piyasasına da sıçrayabileceği öngörülüyor.
ANZ Analistlerinin Görüşleri ve Gelecek Beklentileri
ANZ analistleri, ABD tüketici harcamalarının yıllık yüzde 3,8 oranında büyümesinin ekonominin gücünü koruduğuna işaret ettiğini belirtiyor. Ancak banka, elverişsiz faiz ortamına rağmen altın yatırımına olan talebin nispeten güçlü kaldığını da vurguluyor.
Altın destekli fonlara yönelik yatırım akışları, borçlanma maliyetleri yüksek kalsa bile piyasayı desteklemeye devam edebilir.
Eylül ayında altın destekli borsa yatırım fonlarına (ETF) 50 tondan fazla giriş gerçekleşti. Bu veriler, altına olan talebin artık tahvil getirileri ile değerli metal fiyatları arasındaki geleneksel ters orantıya daha az bağımlı hale geldiğini gösteriyor. Yine de ANZ, yüksek tahvil getirilerinin yakın gelecekte altının yükseliş potansiyelini sınırlayacağını ve fiyatların 4.000 dolar civarında istikrar kazanabileceğini veya bu seviyenin altına düşebileceğini öngörüyor.