İstihdam Verileri Beklentileri Geride Bıraktı
Beklentilerin üzerinde gelen ABD istihdam raporu, Cuma günü tahvil piyasasında sarsıntı yarattı. Yatırımcıların ABD Merkez Bankası'nın (Fed) Aralık ayında yeni bir faiz artırımına gitme ihtimaline daha fazla odaklanmasıyla Hazine tahvili getirileri yukarı yönlü bir ivme kazandı.
İş gücü piyasasına ilişkin veriler tahminleri geride bıraktı: Reuters tarafından ankete katılan ekonomistlerin 65 binlik beklentisine karşın tarım dışı istihdam 165 bin artış gösterdi ve önceki aya ait veriler yukarı yönlü revize edildi. İşsizlik oranı ise yüzde 4,2'den yüzde 4,1 seviyesine gerileyerek istihdam piyasasındaki soğumanın yalnızca kademeli bir şekilde gerçekleştiğine işaret etti.
Tahvil Piyasasında Satış Baskısı ve Fed Beklentileri
Verilere tepki olarak tahvil piyasasında satışlar hızlandı. Bu durum 10 yıllık Hazine tahvili getirisini 4,3 baz puan artışla yüzde 4,878 seviyesine, iki yıllık Hazine tahvili getirisini ise 5,1 baz puan artışla yüzde 4,528 seviyesine taşıdı. Kısa vadeli tahviller, Fed'in para politikası değişikliklerine karşı en hassas varlıklar olarak öne çıkıyor.
Reuters tarafından aktarılan LSEG verilerine göre, faiz oranı vadeli işlemleri de değişti ve yatırımcılar Aralık ayında bir faiz artırımı ihtimalini yaklaşık yüzde 75 olarak fiyatlamaya başladı. Güçlü ekonomik veriler ile yükselen politika faizi beklentilerinin birleşimi, Hazine tahvillerinin kurumsal borçlanmadan konut kredilerine kadar her türlü finansal ürün için temel referans noktası olması nedeniyle büyük önem taşıyor.
Yüksek Getiriler Konut Kredilerini Nasıl Etkiliyor?
10 yıllık Hazine tahvili getirisi, yaygın olarak izlenen ve düşük temerrüt riski taşıyan bir kıyaslama olduğu için uzun vadeli borçlanmalarda genellikle bir 'temel gösterge' olarak kabul edilir. Bu getiri oranı, özellikle Fed'in faiz artırım beklentileriyle birlikte yükseldiğinde, borç veren kurumlar genellikle 30 yıllık sabit faizli konut kredilerini ve diğer çok yıllı kredileri bu orana göre yeniden fiyatlandırır.
Kredi veren kurumlar, bu temel oranın üzerine kredi riski ve borçluların erken refinansman yapma ihtimali gibi unsurlar için ek marjlar ekler. Bunun pratik sonucu, yeni bir konut kredisi için geçerli olan liste faiz oranının daha uzun süre yüksek kalabilmesidir. Bu durum, konut alıcıları için aylık ödemelerin artmasına neden olurken, mevcut ev sahipleri için ise refinansman yapmayı daha zor ve maliyetli hale getirebilir.