Kalkınma Bankalarında Yeni Risk Yönetimi Stratejisi
HSBC ve JPMorgan, kalkınma bankalarının risk yönetimi yaklaşımlarındaki değişimin, Wall Street tarzı anlaşmalar için yeni bir kapı aralayabileceğini ifade ediyor. Çok taraflı kalkınma bankaları (MDB) ve kalkınma finansmanı kuruluşlarından (DFI) oluşan yaklaşık 30 kurumdan oluşan bir koalisyon, yakın zamanda sermayeyi serbest bırakmak amacıyla menkul kıymetleştirme yöntemlerine daha açık olduklarını bildirdi.
Bu stratejinin temel mantığı, kredi portföylerindeki kredi riskinin bir kısmını özel yatırımcılara devretmektir. Böylece bu kurumlar, verilen her bir dolar için daha az sermaye tutarak daha fazla kredi verme kapasitesine sahip olabilecekler.
Sentetik Risk Transferleri ve CLO'ların Rolü
Süreçte öne çıkan iki yaygın yapı bulunmaktadır. Bunlardan ilki, yatırımcıların potansiyel kayıpların belirli bir 'dilimini' sigortaladığı sentetik risk transferleri (SRT) olarak adlandırılır. İkincisi ise kredileri farklı risk seviyelerine sahip tahviller halinde paketleyen teminatlandırılmış kredi yükümlülükleridir (CLO).
HSBC ve JPMorgan, bu yöntemlerin gelişmekte olan piyasa kalkınma varlıklarına bağlı tekrarlanabilir bir ihraç mekanizmasına dönüşebileceğini düşünüyor. Bu durum, kalkınma finansmanının genel fonlama açığını tek başına kapatmayacak olsa da, yapılandırma ve dağıtım ücretleri açısından daha istikrarlı bir gelir akışı yaratma potansiyeli taşıyor.
Piyasalar İçin Ne Anlama Geliyor?
30 kalkınma bankasının gelişmekte olan piyasa kredi riskini daha istikrarlı bir yapılandırılmış kredi hattına dönüştürmesi, finansal piyasalar için önemli bir gelişmedir. Eğer bu kurumlar, portföylerinin ilk kayıp veya orta riskli kısımlarını düzenli olarak SRT veya CLO'lar aracılığıyla elden çıkarmaya başlarlarsa, bu kredilerin 'tükettiği' sermaye miktarını azaltabilir ve bilançolarını yeni krediler için geri dönüştürebilirler.
Piyasalar açısından bu durum, büyük yatırımcıların erişmekte zorlandığı bir varlık sınıfını standartlaştırdığı için değerlidir. Kamu borç verenleri ile özel sermaye arasında bir düzenleyici kurumun yer aldığı, net bir şekilde tanımlanmış kalkınma kredisi riski dilimleri, yatırımcılar için yeni bir fırsat sunuyor. Bu süreçten kazançlı çıkanlar sadece daha fazla kredi veren kurumlar olmayacak; aynı zamanda HSBC ve JPMorgan gibi bankalar da bu anlaşmaları tasarlayarak, risk modellemesi yaparak ve bu varlıkları getiri arayışındaki sigorta şirketlerine, emeklilik fonlarına ve diğer kredi alıcılarına pazarlayarak komisyon geliri elde edebilecekler.