Demokrat Parti İçinde Soruşturma Çatlağı
Temsilciler Meclisi'ndeki yaklaşık 40 Demokrat üyenin, meslektaşları tarafından başlatılan ve Minnesota Temsilcisi Ilhan Omar hakkındaki federal soruşturmanın sona erdirilmesini amaçlayan girişime destek vermediği ortaya çıktı.
Washington eyaleti Temsilcisi Pramila Jayapal liderliğindeki bir grup Demokrat, hafta başında Trump yönetimine bir mektup göndererek, Omar'ın göçmenlik evraklarına yönelik yürütülen soruşturmanın durdurulmasını talep etti. Mektupta, bu soruşturmanın Salı günü yapılacak ara seçimler öncesinde Omar'ın yeniden seçilme kampanyasını etkilemeye yönelik bir hamle olduğu savunuldu.
İmza Atmayan Önemli İsimler
Söz konusu mektup, Temsilciler Meclisi'ndeki Demokrat grubun üçte ikisinden fazlasını oluşturan yaklaşık 175 üye tarafından desteklendi. Ancak, listede bazı dikkat çekici isimlerin eksikliği gözlerden kaçmadı.
Demokratların önceki dönemdeki üç üst düzey liderinden ikisi mektuba imza atmadı. Eski Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi ve eski Çoğunluk Lideri Steny Hoyer, mektubu imzalamayan isimler arasında yer aldı. Öte yandan, daha önce Çoğunluk Grup Başkanvekilliği görevini yürüten Güney Carolina Temsilcisi Jim Clyburn ve mevcut Demokrat liderliğin üç üyesi mektubu imzalayanlar arasında bulundu.
Pelosi ve Hoyer'in görev sürelerinin sonuna gelmiş olmaları bir faktör olsa da, görevden ayrılacak olan New York Temsilcisi Nydia Velazquez gibi diğer isimlerin mektubu imzalamış olması, bu ayrılığın sadece emeklilikle açıklanamayacağını gösteriyor.
Seçim Kaygısı ve Mesafeli Duruş
Seçim bölgelerinde zorlu yarışlar veren Demokrat adaylar da soruşturmaya yönelik bu kamuoyu tepkisinden uzak durmayı tercih etti. Teksas'tan Henry Cuellar, New York'tan Tom Suozzi, Washington'dan Marie Gluesenkamp Perez ve Kuzey Carolina'dan Don Davis, mektupta imzası bulunmayan isimler arasında yer aldı.
Fox News Digital, konuyla ilgili görüş almak için bu isimlere ulaştı ancak henüz bir yanıt alınamadı.
Mektuptaki İddialar ve Anayasal Vurgu
Demokratların mektubunda, "Temsilci Omar, sadece bir hafta sonra Minnesota'nın 5. seçim bölgesinde yeniden seçilmek için yarışıyor. Arama emri haberleri, gerekçesi ne olursa olsun, seçmenlerin kararlarını etkileyebilir; işte tam da bu yüzden federal kolluk kuvvetleri, seçmenlerin oy kullandığı bir dönemde bu tür eylemlere girişmemelidir. Bu tür bir müdahale, Minnesota halkının Anayasa ile güvence altına alınan özgür ve adil seçim hakkını elinden almaktadır" ifadelerine yer verildi.
Temsilci Omar'ın yanındayız ve kolluk kuvvetlerinin ona karşı bir silah olarak kullanılmasını kınıyoruz. Bulunduğunuz makamları zaten lekelediniz ve yaklaşan seçimin sonucunu etkileyebilecek başka herhangi bir eylemden kaçınmanızı talep ediyoruz. - Demokrat Temsilciler Meclisi Üyeleri
Mektup şu sert ifadelerle devam etti: "Temsilci Omar'ın yanındayız ve kolluk kuvvetlerinin ona karşı bir silah olarak kullanılmasını kınıyoruz. Bulunduğunuz makamları zaten lekelediniz ve yaklaşan seçimin sonucunu etkileyebilecek başka herhangi bir eylemden kaçınmanızı talep ediyoruz."
Soruşturmanın Arka Planı
Ilhan Omar, kendisinin veya babasının, ailesi 1990'ların sonunda Somali'den kaçtığında vatandaşlık alabilmek için göçmenlik evraklarında doğum yılı konusunda yalan söylediği iddiaları nedeniyle federal bir soruşturma altında bulunuyor. Daha önce inanıldığı gibi babası vatandaşlık aldığında Omar 17 yaşındaysa, otomatik olarak vatandaşlık hakkı kazanmış olacaktı. Ancak federal yetkililerin şu an şüphelendiği gibi 18 yaş veya üzerindeyse, kendi başvurusunu yapması gerekiyordu.
Demokrat meslektaşları mektuplarında bu iddiaları hatırlatarak, "Temsilciye yönelik soruşturmanızın, kendisi sekiz yaşındayken Somali'deki iç savaştan kaçtıktan sonra babasının yaptığı göçmenlik başvurusuyla ilgili olduğu ve bu durumun onu 17 yaşında ABD vatandaşı yaptığı bildiriliyor" ifadelerini kullandı.
Ancak Demokratlar, bu durumun "babasının o henüz reşit değilken yaptığı evraklar için evine şafak vakti baskın düzenlenmesini" haklı çıkarmadığını savundu.
Federal ajanlar, 12 Ekim'de Omar'ın evinde mahkeme onaylı bir arama emrini yerine getirerek, diğer eşyaların yanı sıra çok sayıda telefon ve not defterine el koydu.
Omar, soruşturmayı Başkan Donald Trump'ın en sert eleştirmenlerinden birine yönelik siyasi bir saldırı olarak nitelendirerek reddetti.