Yapay Zeka Finansman Yükü ve Fed Güvenlik Ağı
Yurt içi ve yurt dışı hisse senedi piyasalarında yeniden düşüş yaşanma ihtimali bulunuyor, ancak menkul kıymetler sektöründen gelen analizlere göre daha derin bir gerileme bunun yerine bir alım fırsatına dönüşebilir. Yapay zeka (AI) endüstrisindeki finansman yükleri ve Amerika Birleşik Devletleri'ndeki büyük teknoloji şirketlerinin kazançlarına ilişkin endişeler piyasayı baskı altında tutuyor; ancak şok ne kadar büyük olursa, ABD Merkez Bankası'ndan (Fed) o kadar yüksek olasılıkla politika tepkisi gelmesi bekleniyor.
Kısa vadeli bir dibin tam zamanlamasına olan güven azaldı, ancak ek bir şok meydana gelse bile Fed'in politika güvenlik ağı o an devreye girecektir. Mevcut fiyat aralığı cazip bir alım bölgesi olmaya devam ediyor.
LS Securities araştırmacısı Jung, 2'sinde yayımlanan bir raporda, 'Kısa vadeli bir dibin tam zamanlamasına olan güven azaldı, ancak ek bir şok meydana gelse bile Fed'in politika güvenlik ağı o an devreye girecektir' değerlendirmesinde bulundu ve 'Mevcut fiyat aralığı cazip bir alım bölgesi olmaya devam ediyor' dedi.
Büyük Teknoloji Şirketlerinin Bilançoları ve Piyasa Duyarlılığı
Geçen haftanın başlarında KOSPI endeksi 6.000 puanın üzerine çıkarak bir toparlanma kaydetmişti, ancak haftanın ikinci yarısında yeniden zayıf bir seyir izledi. Amerika Birleşik Devletleri'nde ise Alphabet ve Amazon'da beklentilerin altında kalan çekirdek işletme büyümesi, serbest nakit akışındaki bozulma ve Intel'in kazanç görünümü şoku yatırımcı duyarlılığını zayıflattı.
Geçen haftanın büyük olaylarını sindirirken, önceki hisse senedi fiyat dip seviyelerinin halihazırda geride kaldığına dair kısa vadeli güvenin bir ölçüde zayıfladığı doğrudur.
Araştırmacı Jung, 'Geçen haftanın büyük olaylarını sindirirken, önceki hisse senedi fiyat dip seviyelerinin halihazırda geride kaldığına dair kısa vadeli güvenin bir ölçüde zayıfladığı doğrudur' ifadelerini kullandı.
Hisse Geri Alımları ve Yapay Zeka Finansman Sorunları
ABD'li şirketler tarafından gerçekleştirilen hisse geri alımlarının beklenenden daha fazla azalma ihtimali de piyasalar üzerinde bir yük oluşturuyor. Açığa satış yapanların yükselen fiyatlara karşı pozisyon kapatmak için hisse senedi satın aldığı 'short squeeze' (açığa satış sıkışması) durumunun ortaya çıkabilmesi için geri alımlar gibi alım desteklerinin mevcut olması gerekiyor, ancak büyük teknoloji şirketlerinin alım hacimlerinin küçüldüğü belirtiliyor.
Yapay zeka endüstrisindeki finansman sorunları da varlığını sürdürüyor. Veri merkezleri için gereken devasa yatırım maliyetlerini göğüslemek amacıyla faiz oranlarının düşmesi veya istikrarlı finansman kanallarının güvence altına alınması gerekiyor, ancak analistler henüz yeterli bir para kazanma (monetizasyon) modelinin kurulamadığına dikkat çekiyor.
Kredi Riski ve 'Warsh Put' Beklentisi
Tüm bunlara rağmen Araştırmacı Jung, bu aşamada borsadan ayrılmaya gerek olmadığı yönünde değerlendirmede bulundu. Temel gerekçe olarak ise, ek bir şokun şirketlerin kredi riskini artırması durumunda Fed'in sıkılaştırmaya devam etmek yerine piyasa istikrarını gözetme olasılığının daha yüksek olması gösterildi.
Ne kadar ek şok meydana gelirse, Warsh'ın güvenlik ağı hazır beklerken faiz oranları o kadar düşecektir.
Bu görünümün temelleri arasında, geçtiğimiz ay Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısının ardından Fed Başkanı Kevin Warsh'ın yaptığı açıklamalar gösterildi. Başkan Warsh, faiz oranlarının genel ekonomiyi etkilediğini vurgulamış ve yapay zeka veri merkezi yatırımlarının faiz oranlarındaki değişimlerden bağımsız olmadığını kabul etmişti.
Nitekim ABD Eylül ayında gösterge faiz oranını artırdıktan sonra Oracle ve CoreWeave gibi yapay zeka odaklı şirketlerin kredi temerrüt takası (CDS) primleri yükselmiş ve yüksek getirili tahvillerdeki kredi marjları genişlemişti. Bu durum, şirketlerin finansman maliyetlerinin ve kredi risklerinin eş zamanlı olarak arttığı anlamına geliyor.
Araştırmacı Jung, geçmişte şirketlerin kredi riski arttığında Fed'in sıkılaştırmaya ara vererek gevşek para politikasına yöneldiğini açıkladı. Buna paralel olarak, yapay zeka endüstrisindeki finansman istikrarsızlığı ne kadar şiddetlenirse, Fed'in finansal piyasaları istikrara kavuşturmak için müdahale edeceği ve 'Warsh put' olarak adlandırılan politikanın devreye girme olasılığının o kadar artacağını belirtti.
Arz-Talep Dengesi ve Piyasayı Bekleyen Kritik Takvim
Araştırmacı Jung, 'Ne kadar ek şok meydana gelirse, Warsh'ın güvenlik ağı hazır beklerken faiz oranları o kadar düşecektir' dedi. Bununla birlikte bu durum, finansal piyasa istikrarsızlığı nedeniyle bir Fed politika değişikliği olasılığını öngörmekte olup, fiili bir faiz indirimi veya piyasa müdahalesine karar verildiği anlamına gelmiyor.
Tam dibin zamanlamasını yakalamaya çalışıp tepki vermek yerine, politika güvenlik ağına ve fiyat cazibesine güvenme zamanıdır.
Hisse senedi piyasasındaki arz-talep koşulları da toparlanmayı destekleyen faktörler olarak sıralandı. Analize göre Güney Kore'de kaldıraçlı yatırımcıların zorunlu tasfiyeleri önemli ölçüde gerçekleşirken, Amerika Birleşik Devletleri'nde hedge fonların açığa satış pozisyonları yüksek seviyelere ulaştı.
Özellikle Nasdaq-100 Endeksi'ni takip eden yatırım fonu QQQ'daki açığa satış oranının (short interest) son derece yüksek seviyelere gelmiş olması dikkat çekti. Açığa satış pozisyonlarının yoğun olduğu bir ortamda fiyatların toparlanması durumunda, pozisyonları kapatmak için alım dalgası gelebileceği ve bu durumun kazançları artırabileceği ifade edildi.
ABD'li şirketlerin hisse geri alımlarının yıllık büyüme bazında yavaşlaması beklenmekle birlikte, Kasım ayında önceki aya kıyasla artış gösterebileceği öngörülüyor. Analiz, büyük teknoloji şirketleri dışındaki firmalardan gelen geri alım talebinin hâlâ geçerliliğini koruduğunu kaydetti.
Bu hafta açıklanacak olan önemli ABD ekonomik ve siyasi takvimleri de piyasanın yönünü belirleyecek değişkenler arasında bulunuyor. 3'ünde ABD'de ara seçimlerin yapılması planlanırken, 4'ünde Hazine Bakanlığı devlet tahvili ihracına ilişkin Üçlü Borçlanma Duyurusu'nu (QRA) açıklayacak. Ayrıca Apple ve AMD'nin bilançoları da piyasanın odak noktasında yer alıyor.
Araştırmacı Jung, 'Tam dibin zamanlamasını yakalamaya çalışıp tepki vermek yerine, politika güvenlik ağına ve fiyat cazibesine güvenme zamanıdır' diyerek sözlerini tamamladı.