Ruanda ve Kongo Arasındaki Çatışma Çıkmazda
Ruanda ile Kongo Demokratik Cumhuriyeti (KDC) arasındaki çatışmada yaşanan tıkanıklık, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin bu mesele üzerindeki nüfuz sahibi olma kapasitesine dair yeni soru işaretleri doğuruyor.
Bu durum, bu tür meseleler içerisinde ABD'nin liderliğine dair soruları tetiklemeye devam edecektir; çünkü ABD bu özel anlaşmanın garantörüdür.
ABD, bu haftanın başında Ruanda Savunma Bakanlığı'na ve ülkenin güvenlik hizmetlerine hizmet eden bir bankaya yaptırım uyguladı. Bu adım, ABD Başkanı Donald Trump'ın savaşın bittiğini ilan etmesinden neredeyse bir yıl sonra, Kigali yönetiminin Kongo'nun doğusundaki M23 isyancılarını desteklediği ve onlarla birlikte savaştığı suçlamaları gölgesinde geldi.
Washington'daki Zirve ve Savaşın Sürdüğü Gerçeği
Johns Hopkins Üniversitesi Dış Politika Enstitüsü Kıdemli Üyesi Mvemba Phezo Dizolele, yaşanan bu çıkmazı bu sözlerle değerlendirdi.
Trump, savaşın sona erdirilmesi amacıyla hazırlanan anlaşmaları imzalamak üzere geçen aralık ayında Ruanda Devlet Başkanı Paul Kagame ve Kongo Devlet Başkanı Félix Tshisekedi'yi Washington'da ağırlamıştı. Ancak iki taraf arasındaki çatışmalar hiçbir zaman dini yavaşlamadı.
Hava Sahasını Tehlikeye Atan Askeri Varlık
ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan güncel açıklamalarda, binlerce Ruanda Savunma Kuvvetleri askerinin Kongo topraklarında savaşmaya devam ettiği vurgulandı. Bakanlık ayrıca, bu birliklerin bazılarının "sivil havacılığı tehlikeye atan karadan havaya füzeler ve elektronik karıştırma ekipmanları da getirdiğini" bildirdi.
Hazine Bakanlığı'ndan Finansal Yaptırım Adımları
Yaptırımları duyuran ABD Hazine Bakanlığı, Zigama Kredi ve Tasarruf Derneği'ni, Ruanda ordusunun Kongolu isyancılara verdiği desteği finanse etmekle ve M23 kontrolündeki bölgelerden altın sevkiyatı gerçekleştirmekle suçladı.
Söz konusu ekonomik tedbirler, mart ayında Ruanda ordusuna ve dört üst düzey komutanına, haziran ayında ise Kigali merkezli bir altın rafinerisine uygulanan yaptırımların hemen ardından geldi.
Yaptırımların Ruanda Üzerindeki Sınırlı Etkisi
Uzman Mvemba Phezo Dizolele'ye göre, bu yaptırımların Ruanda üzerinde büyük bir ekonomik etki yaratması beklenmiyor. Bununla birlikte Kigali yönetimi, Batı dünyasının gözündeki imajının alacağı yaranın farkında olacak.
Bunu umursamazlıktan gelecekler, uyum sağlayacaklar ama yine de can yakıcı bir durum.
Dizolele değerlendirmesinde, "Bunu umursamazlıktan gelecekler, uyum sağlayacaklar ama yine de can yakıcı bir durum" ifadelerini kullandı.
Kongre'den Yönetimin Yaptırım Kararına İki Partili Destek
Trump'ın dış politika hamleleri sıklıkla tartışma yaratmış ve özellikle Demokratların sert tepkileriyle karşılaşmış olsa da, Kongo ve Ruanda meselesinde başkana iki partili bir kongre desteği sunuluyor.
Oregon eyaleti Demokrat Senatörü Jeff Merkley —bu hafta Tennessee eyaleti Cumhuriyetçi Senatörü Marsha Blackburn ile birlikte NBA'in Ruanda ortaklığı konusunda baskı uygulayan isim olmuştu— yeni yaptırımları desteklediğini açıkladı.
Kigali'den Gelen Karşılıklı Suçlama Açıklaması
Ruanda hükümet sözcüsü Yolande Makolo ise yaptığı açıklamada, Kongo'yu anlaşma kapsamındaki kendi yükümlülüklerini yerine getirmemekle suçladı.
Ruanda, Washington Anlaşmaları'nı tamamen uygulamaya hazırdır; bu durum KDC'nin de bu taahhütleri yerine getirme iradesi göstermesi ve arabulucunun tüm tarafları sorumlu tutması şartına bağlıdır.
Makolo, "Ruanda, Washington Anlaşmaları'nı tamamen uygulamaya hazırdır; bu durum KDC'nin de bu taahhütleri yerine getirme iradesi göstermesi ve arabulucunun tüm tarafları sorumlu tutması şartına bağlıdır" dedi.