Sınır Dışı Operasyonunda Pakistan Güzergahı
Trump yönetimi altındaki Amerika Birleşik Devletleri hükümeti, yaklaşık 200 Afgan vatandaşını, Taliban kontrolündeki Afganistan'a transfer etmeden önce Pakistan'a göndermeyi planlıyor.
Yetkililer, daha sonra bir Afgan yolcuyu kara yoluyla Afganistan'a nakletmeyi planlıyordu.
Yeminli bir mahkeme beyanı, 3 Kasım'da yapılması planlanan bir sınır dışı uçuşunun Pakistan'a iniş yapacağını doğruladı. Yetkililer, daha sonra bir Afgan yolcuyu kara yoluyla Afganistan'a nakletmeyi planlıyordu.
ICE Yetkilisinden İtiraf: Plan Değişikliği
ICE bünyesinde görevli denetim ve sınır dışı memuru Sergio Aguilar, 30 Ekim tarihli beyanında bu düzenlemenin detaylarını açıkladı.
Aguilar, başlangıçta charter uçuşunun doğrudan Afganistan'a iniş yapacağına inandığını belirtti.
Aguilar, başlangıçta charter uçuşunun doğrudan Afganistan'a iniş yapacağına inandığını belirtti. Ancak daha sonra Pakistan'ın nihai hava varış noktası olarak kullanılacağını ve ardından Afganistan'a kara yoluyla devam edileceğini öğrendiğini ifade etti.
Aguilar ayrıca, Afgan vatandaşının sınır dışı emrinde hedeflenen varış noktasının Afganistan olarak belirtildiğini netleştirdi.
Sadat v. Mullin Davası ve Hukuki Süreç
Söz konusu beyan, 30 yaşındaki Afgan vatandaşı Said Mansor Sadat'ı kapsayan federal bir dava olan Sadat v. Mullin dosyasının bir parçasıdır.
Bir yargıç, Sadat'ın tutukluluğunun devamının yasal süreç haklarını ihlal ettiğine hükmetmişti.
Yetkililer, Sadat'ı Louisiana, Alexandria'dan kalkan özel bir charter uçuşuna atamıştı. ABD Bölge Yargıcı Michael Nachmanoff, federal yetkililerden uçağın doğrudan Afganistan'a mı uçacağını yoksa Pakistan'da duraklayıp duraklamayacağını açıklamalarını emretti.
Sadat'ı ve sınır dışı edilme riskiyle karşı karşıya olan bir diğer Afgan vatandaşını temsil eden avukat Simon Sandoval-Moshenberg, müvekkillerine Pakistan'a uçacaklarının ve oradan kara yoluyla Afgan sınırına geçeceklerinin bildirildiğini belirtti.
Buna rağmen, her iki müvekkil de kendilerini kimin taşıyacağı veya yolculuğun nasıl gerçekleşeceği konusunda hiçbir bilgi almadı.
Sandoval-Moshenberg'e göre ICE, daha sonra Sadat'ı yolcu listesinden çıkardı ve serbest bıraktı. Bir yargıç, Sadat'ın tutukluluğunun devamının yasal süreç haklarını ihlal ettiğine hükmetmişti.
Avukatın ikinci müvekkili ise dün gece itibarıyla geçici bir yasaklama emri için yaptığı acil başvurunun sonucunu bekliyordu.
Belirsizlikler ve Güvenlik Endişeleri
Bu açıklamalar, kritik soruları yanıtsız bırakıyor. Pakistan'ın sınır dışı edilenleri kabul etmeyi kabul edip etmediği belirsizliğini koruyor. Yetkililer ayrıca Afganistan'a transferlerini hangi hükümetin denetleyeceğini de açıklamadı.
Bir sözcü, ICE'nin bireyler kendi gözetiminden çıktıktan sonra artık sorumluluk taşımadığını ifade etti.
DHS, Pakistan'ın bu operasyon için herhangi bir güvence verip vermediğini belirtmedi. Ayrıca, Afganistan'a yapılacak sonraki yolculuk veya sınır dışı edilenlerin oradaki muamelesi konusunda herhangi bir garanti olup olmadığını da netleştirmedi.
Bir sözcü, ICE'nin bireyler kendi gözetiminden çıktıktan sonra artık sorumluluk taşımadığını ifade etti.
Texas ve Louisiana'daki Diğer Vakalar
Texas ve Louisiana'daki ayrı federal mahkeme davaları, Pakistan üzerinden planlanan Afgan sınır dışı işlemleri hakkında daha fazla ayrıntıyı ortaya çıkardı.
Ahmadi, Pakistanlı yetkililerin kendisini tutuklayıp Taliban'a teslim edebileceğini savundu.
ABD Bölge Yargıcı Kathleen Cardone, 15 Ekim tarihli kararında, ICE'nin Basir Ahmad Ahmadi'yi Kasım ayı başında Afganistan'a olası bir sınır dışı operasyonu için aday gösterdiğini kabul ettiğini belirtti.
Ahmadi acil mahkeme koruması talep etti. Pakistanlı yetkililerin kendisini tutuklayıp Taliban'a teslim edebileceğini savundu.
Ancak Cardone, 29 Ekim'de talebini reddetti. Mahkemenin sınır dışı işlemini durdurma yetkisi olmadığına hükmetti.
Louisiana'da ise Afgan vatandaşı Khaled Khaleeq de acil müdahale talebinde bulundu. Khaleeq, haberler ve diğer tutuklularla yaptığı görüşmeler yoluyla yetkililerin kendisini Pakistan veya Afganistan'a sınır dışı edebileceğini öğrenmişti.
Federal bir yargıç, 30 Ekim'de talebini reddetti. Takip eden başvurularda ise kararın yeniden değerlendirilmesi talep edildi.