Davanın Arka Planı ve Karşılıklı Disiplin Süreci
Amerika Birleşik Devletleri Adalet Bakanlığı Göçmenlik İnceleme İcra Ofisi (EOIR) Göçmenlik Temyiz Kurulu (BIA), avukat Mike Singh Sethi'nin Göçmenlik Temyiz Kurulu, Göçmenlik Mahkemeleri ve İç Güvenlik Bakanlığı (DHS) önünde avukatlık yapmaktan 13 Haziran 2026 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 6 ay süreyle askıya alındığını duyurdu. Bu karar, BIA tarafından daha önce 15 Eylül 2026'da yayımlanmamış karar olarak çıkarılan ve emsal karar (precedent decision) olarak tasarlanan 30 I&N Dec. 112 (BIA 2026) numaralı kararla resmiyet kazandı.
Yapay zeka halüsinasyonları içeren bir dilekçe sunan ve yapay zeka kullanımı hususunda mahkemeye yanlış beyanlarda bulunan askıya alınmış bir avukat, usulüne uygun olarak karşılıklı disipline tabidir ve bu nedenle Kurul, Göçmenlik Mahkemeleri ve İç Güvenlik Bakanlığı nezdinde meslekten men edilmiştir.
Süreç, 3 Haziran 2026 tarihinde ABD Dokuzuncu Devre Temyiz Mahkemesi'nin, avukatın mahkeme önündeki meslek icrasını 6 ay süreyle askıya almasıyla başladı (Malkeet Lnu v. Blanche davası). Bu gelişme üzerine EOIR Disiplin Savcısı Nathan S. Henriksen ve DHS Disiplin Savcısı Catherine M. O’Connell, 15 Haziran 2026 tarihinde ortak bir Disiplin Niyet Bildirimi (NID) ile Derhal Askıya Alma Dilekçesi sundu. BIA, 1 Temmuz 2026'da derhal askıya alma kararını onayladı.
Avukatın İtirazları ve Kurulun Değerlendirmesi
Sethi'yi temsil eden avukat Salma A. Attia, BIA'nın derhal askıya alma kararının kaldırılması için bir Hareket (Motion to Set Aside) ve Omnibus Özeti sundu. Savunmada; avukatın EOIR ve DHS önündeki meslek icrasının kamu için aşırı bir risk oluşturmadığı, Dokuzuncu Devre Mahkemesi'nin tespit ettiği risklerin ifşa veya doğrulama şartlarıyla giderilebileceği, daha geniş kapsamlı nihai bir cezanın mevcut kayıtlarda kesinleşmediği ve durdurma kararının müvekkillerine çok büyük zararlar vereceği öne sürüldü.
Müvekkillere yönelik zorluk iddiaları sonuç odaklı, detaydan yoksun ve spekülatif niteliktedir; derhâl askıya alma kararını kaldırmak için yetersizdir.
Ancak BIA, 8 C.F.R. § 1003.103(a)(1) ve (4) düzenlemeleri uyarınca, herhangi bir federal mahkeme tarafından askıya alma veya barodan çıkarılma kararı sunulduğunda derhal askıya alma emrinin zorunlu olduğunu belirtti. Kurul, avukatın öne sürdüğü müvekkil mağduriyeti iddialarının soyut, detaydan yoksun ve spekülatif nitelikte olduğunu vurgulayarak askıya alma kararını kaldırmak için yeterli gerekçe sunulmadığına karar verdi.
Yapay Zeka Bilgisi ve Mahkemeye Dürüstlük İlkesi
Sethi'nin savunmasında, metinlerdeki hataların yapay zeka kaynaklı olduğunu bildiğine dair yeterli kanıt bulunmadığı ve mahkemeyi kasıtlı olarak aldatma niyetinin olmadığı yönündeki argümanlar BIA tarafından detaylıca incelendi. Avukat, Dokuzuncu Devre Mahkemesi nezdindeki süreçte hataların masum yazım yanlışları olduğunu düşündüğünü savunmuş, daha sonra yapay zekanın kullanılmış olmasının 'muhtemel' olduğunu kabul etmişti.
Bir avukat, davaları hazırlamak ve sunmak için hangi araçları kullanırirse kullansın, yürürlükteki mesleki etik kurallarına uygun hareket etmek zorundadır.
BIA, Dokuzuncu Devre Mahkemesi'nin gerekçelerine dayanarak, avukatın sahte içtihatlar sunduğunu ve ilk başta yapay zeka kullanımını reddettikten sonra çelişkili beyanlarda bulunduğunu hatırlattı. Mahkeme, avukatın firmasındaki yazarların hazırladığı metinleri dosyalamadan önce okumama alışkanlığı olduğunu ve var olmayan mahkeme kararlarını 'yazım hatası' olarak nitelendirmenin mantıksız olduğunu vurgulamıştı.
Karşılıklı Disiplin ve 'Ağır Haksızlık' Kriteri
Avukat Sethi, DHS ve EOIR nezdinde disiplin uygulanmasının mükerrer olacağını, daha hafif ıslah yöntemlerinin göz ardı edildiğini ve yapay zeka kullanımına dayalı disiplin cezasının emsalsiz bir uygulama olduğunu savunarak bunun 'ağır bir haksızlık' (grave injustice) yaratacağını iddia etti. Kurul, finansal zorlukların veya meslekten geçici men edilmenin getirdiği ekonomik yüklerin tek başına 'ağır haksızlık' teşkil etmediğini yineledi.
Eğer meslekten geçici men edilmeyle birlikte gelen mali zorluk, ağır haksızlığı kanıtlamak için tek başına yeterli olsaydı, geçimini hukuk pratiğinden sağlayan neredeyse her avukat karşılıklı disiplinden kaçabilirdi.
BIA, yapay zeka araçlarının kullanılmasının avukatların doğruluk, dürüstlük ve mahkemeye doğru beyan verme yükümlülüğünü ortadan kaldırmadığını belirtti. Var olmayan kararları alıntılamak, alıntı yapılan metinlerin gerçeği yansıtmadığını fark etmemek ve mahkemeyi yanıltmak gibi ihlallerin yapay zekayla veya yapay zekasız gerçekleştirilebileceği ve her halükarda disiplin yaptırımını haklı çıkardığı ifade edildi.
Sonuç ve Yaptırım Emri
Tüm bu hukuki değerlendirmeler sonucunda BIA, Disiplin Savcılarının talebini haklı bularak 6 aylık karşılıklı disiplin cezasının uygulanmasına karar verdi. Avukat Mike Singh Sethi'nin Göçmenlik Temyiz Kurulu, Göçmenlik Mahkemeleri ve İç Güvenlik Bakanlığı nezdindeki avukatlık yetkisi, Dokuzuncu Devre Temyiz Mahkemesi'nin kararıyla uyumlu şekilde 13 Haziran 2026 tarihinden geçerli olmak üzere askıya alındı.
Kurul işbu karar ile davalıyı Göçmenlik Temyiz Kurulu, Göçmenlik Mahkemeleri ve DHS önünde avukatlık yapmaktan 13 Haziran 2026 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 6 ay süreyle askıya almıştır.
Kararda ayrıca Sethi'nin önceki emirlerde yer alan direktiflere uymaya devam etmesi, aleyhine yapılabilecek başka herhangi bir disiplin işleminden Kurul'u haberdar etmesi ve kararın Göçmenlik Mahkemeleri ile DHS birimlerinde kamuoyunun erişimine açık hale getirilmesi kararlaştırıldı. Avukat, sürenin sonunda 8 C.F.R. § 1003.107 hükümleri çerçevesinde yeniden baroya kabul için başvuruda bulunabilecek.