Fitch Ratings'ten Gelişen Piyasalar İçin Borçlanma Maliyeti ve Sermaye Çıkışı Uyarısı
Fitch Ratings tarafından yayımlanan son analizde, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) daha şahin bir duruş sergilemesi ve gelişmiş ekonomilerde devlet tahvili getirilerinin yükselmesinin, borçlanma maliyetlerini artırmak ve sermaye çıkışlarını tetiklemek suretiyle gelişmekte olan piyasalar üzerinde baskı yaratabileceği belirtildi.
Gelişmekte olan piyasa kredilerinin direnci, daha şahin bir ABD Merkez Bankası politika duruşu ve daha yüksek gelişmiş piyasa egemen tahvil getirileri ile daha fazla teste tabi tutulacak; bu durum, makroekonomik politika tutarlılığını ve reform güvenilirliğini odak noktasında tutacaktır.
Kuruluşun son Fitch Wire yorumunda, gelişmekte olan piyasa ekonomilerinin son çeyreklerde direnç göstermiş olmasına rağmen daha sert finansman koşullarıyla karşı karşıya kalabileceği konusunda uyarıda bulunuldu.
Üçüncü Çeyrekte Direnç Sürüyor Ancak Görünüm Karmaşık
Derecelendirme kuruluşu, ABD-İran savaşı etrafındaki belirsizliklere rağmen, gelişmekte olan piyasa borççularının 2026 yılının üçüncü çeyreğinde direnç göstermeye devam ettiğini, not artırımlarının art arda ikinci çeyrekte de not düşüşlerini aştığını kaydetti.
Bununla birlikte görünümün karmaşık kalmaya devam ettiği; yatırım yapılabilir seviyedeki ihraççarların daha olumsuz not görünüşleriyle karşı karşıya olduğu, buna karşın daha düşük notlu borçluların daha yüksek oranlarda pozitif görünüme sahip olduğu ifade edildi.
2027 Yılı İçin Finansman Koşulları ve Enflasyon Beklentileri
Fitch, küresel enflasyon baskılarının hafiflemesi ve merkez bankalarının endişelerini azaltması sayesinde, 2027 yılında çoğu gelişmekte olan piyasada finansman koşullarının iyileşmesini bekliyor.
Temel senaryomuz, küresel enflasyon baskılarının hafiflemesiyle 2027 yılında çoğu gelişmekte olan piyasada daha elverişli fonlama koşullarının oluşması yönündedir; bu durum merkez bankalarının endişelerini hafifletecektir, ancak varsayımlarımıza yönelik riskler önemli kalmaya devam etmektedir.
Kuruluş, 'Temel senaryomuz, küresel enflasyon baskılarının hafiflemesiyle 2027 yılında çoğu gelişmekte olan piyasada daha elverişli fonlama koşullarının oluşması yönündedir; bu durum merkez bankalarının endişelerini hafifletecektir, ancak varsayımlarımıza yönelik riskler önemli kalmaya devam etmektedir' değerlendirmesinde bulundu.
Yabancı Para Borçlanma Riskleri ve Büyüme Projeksiyonları
Ajans, gelişmiş ekonomilerdeki daha yüksek tahvil getirilerinin yatırımcıların fonlarını gelişen piyasalardan çekmesine yol açması durumunda, yabancı para cinsinden borçlanmaya daha bağımlı olan ülkelerin daha güçlü baskıyla karşılaşabileceği konusunda uyardı.
Büyüme görünümüne ilişkin olarak Fitch, Çin hariç gelişmekte olan piyasaların 2026 yılındaki yukarı yönlü revize edilen yüzde 3,6'lık büyümeden yavaşlayarak 2027 yılında yüzde 3,3 oranında büyüyeceğini öngördü.
Yapay Zeka Yatırımlarında Olası Düzeltme Senaryosu ve Küresel Finansal Baskılar
Kuruluş ayrıca, Asya'nın bazı bölgelerinde ihracatı ve ekonomik aktiviteyi destekleyen yapay zeka (AI) bağlantılı yatırımlarda olası bir düzeltmeden kaynaklanan risklerin altını çizdi.
Yapay zeka bağlantılı bir piyasa düzeltmesi – ki bu bizim temel senaryomuz değildir – gelişmekte olan piyasa büyümesinin yatırımdan ve ticaretten aldığı desteği zayıflatabilir.
Fitch, 'Temel senaryomuz olmayan yapay zeka bağlantılı bir piyasa düzeltmesi, gelişmekte olan piyasa büyümesinin yatırımdan ve ticaretten aldığı desteği zayıflatabilir' uyarısında bulundu.
Senaryo analizi, yapay zeka ile ilgili hisse senedi fiyatlarında yaşanan şiddetli bir düşüşün, gelişmekte olan piyasa büyümesini 2027 yılı taban çizgisine kıyasla 0,8 yüzde puana kadar azaltabileceğini öne sürdü.
Fitch, daha sıkı küresel finansman koşullarının gelişmekte olan piyasa tahvil spreadlerini de genişletmesi durumunda bu etkinin Çin hariç gelişmekte olan piyasalar için daha büyük olabileceğini belirtti.
Ajansın değerlendirmesi; tutarlı ekonomik politikaların, güvenilir reformların ve daha güçlü yerel sermaye piyasalarının, gelişmekte olan ekonomilerin potansiyel küresel finansal baskılara karşı direncini artırmadaki önemini gözler önüne seriyor.