Filipinler'den Kaçış ve 20 Yıl Süren İltica Mücadelesi
Nicole Solis-Sison, henüz yedi yaşındayken ailesiyle birlikte Filipinler'deki siyasi baskılardan kaçarak Amerika Birleşik Devletleri'ne sığındığında, bu yolculuğun hayatını tamamen değiştireceğinden habersizdi. Ailesi Filipinler hükümetinin hedefindeydi ve ABD topraklarında iltica talebinde bulunmaktan başka çareleri kalmamıştı.
Bu benim için öylesine tarihi bir dönüm noktası ki, ilk kez oy kullanacak bir seçmen olarak kendime özel bir seçmen rehberi ve seçim günlüğü hazırladım. Bu süreçten tek bir umut kırıntısıyla kurtulabilmiş biri olarak, geride bırakılan ve zarar gören insanları koruma sorumluluğunu omuzlarımda taşıyorum.
Los Angeles Havalimanı'na indiklerinde Solis-Sison, Amerika'daki kalışlarının geçici olacağını düşünüyordu. Kendi ülkesinde sular durulduğunda Manila'ya geri döneceklerine inanıyordu; ancak olaylar bekledikleri gibi gelişmedi. Filipinler hükümeti aileyi uluslararası göçmenlik sınırları dahilinde de takip etti ve resmi makamlardan derhal geri gönderilmelerini talep etti.
O dönemdeki adıyla Göç ve Vatandaşlığa Kabul Dairesi (INS) — daha sonra yeniden yapılandırılarak Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi (ICE) adını alan kurum — görevlisi evlerine geldiğinde aile sınır dışı edilmek üzere bavullarını toplamaya hazırlanmıştı. Ancak görevli ajan aileyi sorguladıktan sonra dosyanın yönü tamamen değişti. Görevli, ailenin ABD topraklarında bulunması sebebiyle yasal iltica başvurusunda bulunması gerektiğini tavsiye etti.
Bu göçmenlik görevlisinin sağladığı hukuki yol göstericilik, ailenin yasal olarak ABD'de kalabilmesi için gerekli mekanizmayı başlattı. Yirmi yılı aşkın bir süre boyunca ABD göçmenlik sisteminin karmaşık labirentlerinde mücadele eden Solis-Sison, bu yılın başlarında nihayet Amerikan vatandaşlığına kabul edildi. Şimdi 34 yaşında olan Solis-Sison, New York'ta hayatının ilk seçiminde oy kullanmanın heyecanını yaşıyor.
Genç Seçmenin Öncelikleri: Ekonomik Kaygılar ve Göçmenlik Sorumluluğu
Solis-Sison da dahil olmak üzere Amerika'daki birçok genç seçmen geleceğe dair derin ekonomik endişeler taşıyor. Artan faizler ve konut fiyatları karşısında bir ev sahibi olup olamayacakları, devasa boyutlara ulaşan öğrenci kredisi borçlarını nasıl geri ödeyecekleri ve mevcut enflasyonist ortamda bir aile kurmanın ekonomik açıdan rasyonel olup olmadığı gençlerin zihnini meşgul eden temel sorular arasında yer alıyor.
Ancak bu ara seçimlerde, göçmen aile üyelerine sahip genç nüfus ve vatandaşlığa yeni geçen bireyler için sandığa gitme motivasyonu çok daha derin bir anlam taşıyor. Bireysel ekonomik refah arayışının yanı sıra, sisteme entegre olmaya çalışan milyonlarca kayıtsız göçmenin geleceği de oy pusulalarında oylanıyor.
İlk kez sandık başına giden Solis-Sison, göçmenlik geçmişinin oy tercihini doğrudan şekillendirdiğini vurguluyor. Yaşadığı zorlu yasal süreçleri geride bırakırken hissettiği yükümlülük, onu sistemi henüz aşamamış veya dışarıda kalma tehlikesiyle karşı karşıya olanlar için bir savunucu olmaya itiyor.
DACA Korumasından Amerikan Vatandaşlığına: Juan Escalante'nin Mücadelesi
Güney Florida'da büyüyen 37 yaşındaki Juan Escalante, lise sondan bir önceki sınıfa kadar ABD'de yasal bir statüye sahip olmadan (kayıtsız/undocumented) yaşadığından tamamen habersizdi. Aslen Venezuelalı olan ailesi, Escalante henüz 11 yaşındayken ABD'ye yerleşmişti ve genç Juan sıradan bir Amerikan genci gibi hayatını sürdürüyordu.
Amerika Birleşik Devletleri'nde ilk kez oy kullanan bir seçmen olmak benim için son derece kişisel ve duygusal bir deneyim. Çünkü bir oyun ortak iyilik, toplumumuz ve ülkemiz için görmek istediğimiz gelecek adına ne denli büyük bir güce sahip olduğunu çok iyi biliyorum. Bir Amerikan vatandaşı olmaktan gurur duyuyorum.
Gerçekle yüzleşmesi ise sert oldu. Ailesinin tuttuğu göçmenlik avukatının hem kendilerine son derece hatalı tavsiyeler verdiği hem de yasal göçmenlik dosyalarını baştan sona yanlış yönettiği ortaya çıktı. ABD göçmenlik hukukunda yapılan böylesi vahim hataların basit bir başvuru yenilemesiyle düzeltilemediğini, kişinin adeta yasal bekleme sırasının tamamen dışına itildiğini belirten Escalante için dönüm noktası Obama yönetimi oldu.
Eski ABD Başkanı Barack Obama döneminde yürürlüğe konan Çocukluk Çağında Gelenler İçin Ertelenmiş Eylem (DACA) programı, Escalante'nin yasal koruma elde etmesini sağladı. DACA sayesinde ailesinde üniversiteden mezun olan ilk birey olmayı başardı. Ardından 2025 yılında vatandaşlık sürecini tamamlayarak ailesinin ilk Amerikan vatandaşı oldu. Escalante bu yıl 37 yaşında ilk kez genel seçimlerde oy kullanıyor.
Kaliforniya'da yaşayan Escalante, postayla oy kullanma pusulasını ilk aldığında karmaşık duygular yaşadı. Sandığa gitmek onun için büyük bir onur olsa da, eyaletteki oy pusulalarının devasa boyutu, eyalet kanun teklifleri ve çok sayıda aday listesi karşısında derin bir araştırma sürecine girdi. Hayatının büyük bölümünü bu an için mücadele ederek geçirdiğini belirten Escalante, hiçbir adımı şansa bırakmadı.
Green Card Sahibi Ebeveynler ve Süregelen Sınır Dışı Edilme Korkusu
Escalante'nin anne ve babası bugün yasal daimi ikametgah hakkı tanıyan Green Card sahibi olsalar da, bu durum ailenin geleceğe yönelik kaygılarını tamamen ortadan kaldırmış değil. Göçmenlik politikalarının siyasi konjonktüre göre hızla değişebildiği ABD'de, yasal statü sahipleri dahi tedirginlik yaşamaya devam ediyor.
Doldurmak zorunda olduğum onlarca boşluğa ve yapmam gereken onca araştırmaya rağmen, oy pusulamı doldururken sahip olduğum bu hakkı tek bir an bile hafife almadım. Bir göçmen, ailesinde oy kullanan ilk kişi ve bir Latin olarak değerlerimin bu pusulaya eksiksiz yansımasını sağlamak istedim.
Oy pusulasındaki adayları titizlikle incelerken göçmenlik konusunun aklının en başında yer aldığını ifade eden Escalante, hem ailesinin hem de mensubu olduğu Latin toplumunun değerlerini sandığa yansıtmayı birincil görev olarak görüyor. Her işaretlediği kutucukta ailesinin verdiği göç mücadelesinin izlerini taşıdığını ifade ediyor.
Karma Statülü Ailelerin Dramı: Wisconsin'den Teksas'a Uzanan Kaygılar
Wisconsin'de yaşayan 24 yaşındaki Deisy España da ailesinin göç geçmişinin ağırlığını omuzlarında hisseden seçmenlerden biri. Kendisi ABD'de doğduğu için doğuştan Amerikan vatandaşı olan España, ebeveynlerinin yasal belgeleri olmadan Meksika'dan geldiği karma statülü (mixed-status) bir aile ortamında büyüdü.
Annem polis bizi durdurduğunda dua etmeye başlardı. O zamanlar bu korkunun ne anlama geldiğini anlamazdım; ancak yaşım ilerledikçe onların ICE'ye teslim edilmekten ne kadar çok korktuklarını anladım. Şimdi oy kabinine sadece kendi görüşlerimle değil, oy hakkı olmayan ailemin geleceğiyle giriyorum.
Çocukluk yıllarında anne ve babasının karşı karşıya olduğu sınır dışı edilme riskini tam olarak kavrayamadığını belirten España, araç kullanırken polis tarafından durduruldukları anları hatırlıyor. Annesinin direksiyon başında istavroz çıkararak dua etmeye başlamasının ardındaki korkuyu ancak büyüdüğünde ve ebeveynlerinin ICE'ye teslim edilme riskiyle yüz yüze olduklarını anladığında idrak edebildiğini söylüyor.
España'nın annesi yakın zamanda Green Card almayı başarsa da aile üzerindeki korku bulutları dağılmış değil. Başkan Donald Trump'ın Beyaz Saray'a dönmesiyle birlikte ICE operasyonlarının yeniden yoğun biçimde kamuoyu gündemine oturması endişeleri tırmandırdı. España, ICE tarafından gözaltına alınan her göçmen veya gözaltı süreçlerinde yaşanan ölüm haberlerinde aynı dehşeti hissediyor: 'Bu kişi benim babam da olabilirdi.'
Bu seçimde risklerin çok daha yüksek olduğunu ifade eden España, 'Ben sadece kendim için değil, oy kullanamayan anne ve babam için oy veriyorum' diyerek benzer durumdaki tüm genç göçmen kökenli seçmenleri sandık başında ebeveynlerinin sesi olmaya çağırıyor.
Teksas'ta Kritik Senato Yarışı ve Aile Sponsorluğu Süreci
Teksas'ta ikamet eden 23 yaşındaki Leydi Gonzalez de España ile benzer bir hukuki ve duygusal sürecin içinde bulunuyor. Kendisi bir ABD vatandaşı olan Gonzalez'in ebeveynleri El Salvador kökenli. Gonzalez, 21 yaşına bastığında kutlama yapmak veya içki içmek yerine aklındaki tek hedefin anne ve babasına yasal ikamet sağlayabilmek için I-130 aile birleşimi sponsorluk dilekçesini vermek olduğunu aktarıyor.
21 yaşıma bastığımda beni en çok heyecanlandıran şey alkol almak değil, nihayet anne ve babam için resmi sponsorluk başvurusunda bulunabilmekti. 'Eğer ebeveynlerinize beklenmedik bir şey olursa geride kalan çocuklara kim bakacak?' konuşmasını yapmak son derece korkutucu. Bu yüzden sandığa gittiğimde kesinlikle ailemin güvenliği için oy veriyorum.
Gonzalez'in resmi sponsorluğu sayesinde ebeveynleri şu anda ABD'de yasal kalış izni almış durumda ve göçmenlik sisteminde resmi ikamet (Green Card) onayını bekliyor. Ancak yasal bir koruma kalkanı başlamış olsa dahi belirsizlik ve endişe süreci son bulmuş değil. Aile, Trump'ın ilk başkanlık döneminden bu yana olası bir gözaltı veya sınır dışı durumunda küçük kardeşlerin velayetinin kime kalacağına dair acı verici planlar yapmak zorunda kalmış.
Teksas'ta Lorenzo Salgado Araujo'nun bir ICE ajanı tarafından öldürülmesi yerel göçmen topluluğunda infiale yol açarken, Gonzalez bu seçimlerin Kongre dengelerini değiştirerek yeni bir dönüm noktası yaratabileceğine inanıyor. Geleneksel olarak Cumhuriyetçilerin kalesi konumundaki eyalette, Demokrat aday James Talarico ile Cumhuriyetçi Teksas Başsavcısı Ken Paxton arasında başa baş geçen kritik ABD Senatosu yarışı sandığın önemini katbekat artırıyor.
Gonzalez, oy kullanırken kendi geleceğini inşa etmenin yanı sıra en temelde ailesinin bu topraklarda güven içinde yaşayabilmesini hedeflediğini ve oy pusulasını ailesinin can simidi olarak değerlendirdiğini vurguluyor.