Ofislerde İzolasyon: Beklentiler ve Gerçekler
ABD genelinde birçok çalışan artık haftanın büyük bir kısmını ofiste geçiriyor ancak her zamankinden daha fazla yalnızlık hissediyorlar. New York Fed araştırmacıları tarafından yapılan yakın tarihli bir anket, ofis tabanlı çalışanların yaklaşık yarısının, şirketlerin ofise dönüş zorunluluklarını artırırken öne sürdüğü hedeflerle örtüşen bir günlük iş deneyimi yaşamadığını ortaya koyuyor.
Ofisteki günler genellikle insani temastan yoksun.
Şirketler; üç, dört veya beş günlük ofis zorunlulukları getirirken, iş verimliliği ve büyüme için yaratıcı iş birliğinin önemini ve mentorluk fırsatlarını gerekçe gösteriyor. Ancak New York Fed tarafından ankete katılan çalışanlar, sonsuz Zoom görüşmeleri ve Slack mesajlaşmaları ile geçen günlerden ve gerçek anlamda yüz yüze geçirilen çok az zamandan bahsediyor.
Ofis Zorunlulukları Neden Beklenen Etkiyi Yaratmıyor?
Araştırmacılar, ofis zorunlulukları ile gerçek deneyim arasındaki kopukluğun çeşitli nedenleri olduğunu belirtiyor. ABD Çalışma İstatistikleri Bürosu (BLS) verilerine atıfta bulunan New York Fed, çalışanların yaklaşık dörtte birinin tamamen uzaktan çalıştığını, ancak bu oranın 'iş arkadaşlarıyla yaşanan uzaklık deneyimindeki patlamayı' tam olarak yansıtmadığını ifade ediyor.
Araştırmacılar, ofis zorunlulukları ile gerçek deneyim arasındaki kopukluğun çeşitli nedenleri olduğunu belirtiyor.
Pandemi sonrası organizasyonel yapılarda ekiplerin daha fazla ofise dağılması, birçok çalışanın zorunluluklara uymaması ve işverenlerin bu kuralları katı bir şekilde uygulamaması, ofis çalışanları için şu sonucu doğuruyor: 'Çalışanlar sadece Zoom görüşmelerine katılmak ve kübiklerinden Slack mesajlarını yanıtlamak için işe gidip geliyorlar.'
Araştırmanın Kapsamı ve Metodolojisi
New York Fed araştırma ekonomisti Natalia Emanuel ve Virginia Üniversitesi ekonomi profesörü Emma Harrington tarafından hazırlanan makale, 'iş gücünün şaşırtıcı bir kısmının bu tür bir ofis içi uzaktan çalışma deneyimi yaşadığı' sonucuna varıyor.
Şaşırtıcı bir şekilde, katılımcıların %37'si, tüm katılımcılar o gün aynı ofiste olmasına rağmen en az bir sanal toplantı yaptıklarını bildirdi. Kısacası, birçok çalışanın işe gidip gelmesi, Zoom görüşmeleri için sadece yeni bir arka plan sağlıyor.
Anket, Eylül ayında üniversite mezunu 1.835 çalışandan oluşan bir örneklem üzerinde gerçekleştirildi. Araştırmacılar, birçok şirketin yaz tatili sonrası ofis katılımını zorunlu tutması ve İşçi Bayramı ile Şükran Günü arasındaki dönemin tatil dönemlerine göre daha az uzaktan çalışma içermesi nedeniyle 'muhafazakar bir tahmin' oluşturmak için Eylül ayını seçtiklerini belirtiyor.
Anket, ofis günlerinde çalışanların %70,6'sının ofiste olmayan en az bir ekip arkadaşı olduğunu; yarısının tüm katılımcıların hazır bulunduğu yüz yüze bir toplantı yapmadığını ve üçte birinden fazlasının ne yüz yüze ne de hibrit toplantı gerçekleştirdiğini ortaya koydu.
Ofislerin Geleceği ve İşverenler İçin Çıkarımlar
Araştırmacılar, Zoom CEO'su Eric Yuan'ın 2023'te yaptığı, 'Zoom'da bu gerçekten zor. Harika bir sohbet edemiyoruz. Birbirimizle iyi tartışamıyoruz' şeklindeki açıklamasına atıfta bulunuyor. Ancak araştırmacılar, 'eğer ofisteki tartışmalar da Zoom üzerinden gerçekleşiyorsa, ofisin faydaları o kadar büyük olmayabilir' sonucuna varıyor.
Politikaya uyumun sağlanması, çalışanların arzuladığı yüz yüze teması sağlamaya yardımcı olur.
Yazarlar, bir Fortune 500 şirketinin personel ve kartlı geçiş verilerinin, kurumsal çalışanların neredeyse yarısının ofis günlerinde ofis dışında olan en az bir ekip arkadaşı olduğunu gösterdiğini belirtiyor. Ayrıca BLS'nin Amerikan Zaman Kullanım Anketi'nden elde edilen ek veriler, 'Amerikalıların artık ofise gittikleri günlerde pandemi öncesine göre fiziksel olarak daha fazla yalnız zaman geçirdiklerini' gösteriyor.
New York Fed yazarları, araştırmalarının ekip dışı ilişkileri veya çalışanların ofis dışındaki müşterilerle olan yüz yüze etkileşimlerini kapsamadığı konusunda uyarıyor. Ayrıca, ofise gelen çalışanların genellikle iş arkadaşlarını görmeyi önemli bir motivasyon kaynağı olarak belirttiklerini vurguluyorlar. Ancak yazarlar, 'uzaktan çalışmanın yükselişinden bu yana, ofisin bu faydayı sağlamakta giderek daha fazla başarısız olduğunu' belirtiyor.
Araştırmacılar, bu bulguların hem işverenler hem de çalışanlar için pratik sonuçları olduğunu savunuyor. Uzaktan çalışma deneyimi sanılandan çok daha yaygın ve bu durum akıl sağlığı sorunları da dahil olmak üzere birçok olumsuz etkiye yol açabilir. İkinci olarak, pandemi sonrası organizasyonel yapı, ofis zorunluluklarının işe yaraması için uygun olmayabilir ve bu durum daha fazla dirençle karşılaşılmasına neden olabilir.
Bununla birlikte yazarlar, işverenlerin zorunluluklardan vazgeçmesi gerektiği sonucuna varmıyor. Aksine, 'politikaya uyumun sağlanmasının, çalışanların arzuladığı yüz yüze teması sağlamaya yardımcı olduğunu' vurguluyorlar.