S&P 500 Endeksinde 36 Yılın En Sıradışı Ayrışması
S&P 500 endeksi, 36 yıllık veri setinde daha önce hiç kaydedilmemiş bir piyasa sinyali verdi. Bu durum, Wall Street'in en büyük endeksinin yüzeyinin altında oldukça alışılmadık bir şeylerin yaşandığını ortaya koyuyor.
Endeks, 50 günlük hareketli ortalamasının iki standart sapma altında kapanırken, hisselerin %46,8'i aşırı alım bölgesindeydi. Bu, 36 yıllık veri tarihindeki en yüksek orandır.
2 Kasım itibarıyla S&P 500, bileşen hisselerinin neredeyse yarısı aşırı alım bölgesinde olmasına rağmen, kendisi teknik olarak 'aşırı satım' (extreme oversold) bölgesine girdi. Bu durum, endeks genelindeki ağırlığı yüksek olan dev şirketlerin, piyasanın geri kalanındaki yükselişi gölgelediğini gösteriyor.
Bespoke Investment Group'un verilerine göre endeks, fiyatların son trendlerinden ne kadar uzaklaştığını ölçen bir gösterge olan 50 günlük hareketli ortalamasının iki standart sapma altında kapandı. Ancak buna rağmen, S&P 500 hisselerinin %46,8'i aşırı alım (overbought) bölgesindeydi.
1990 yılından bu yana benzer beş durum yaşanmış olsa da, bu vakaların hiçbirinde aşırı alım bölgesindeki hisselerin oranı %33,4'ü geçmemişti. Mevcut %46,8'lik oran, piyasa tarihindeki en büyük dengesizliğe işaret ediyor.
Dev Şirketlerin Endeks Üzerindeki Baskısı ve Ağırlık Etkisi
Bu tarihi S&P 500 sinyalinin ne anlama geldiğini anlamak için endeksin çalışma mekanizmasına bakmak gerekiyor. S&P 500, piyasa değeri daha büyük olan şirketlere endeks performansı üzerinde daha fazla ağırlık ve nüfuz veriyor.
S&P 500 ile eşit ağırlıklı endeks arasındaki 5,9 puanlık fark, Nisan 2009'dan bu yana görülen en geniş makas oldu.
Sonuç olarak; Nvidia, Alphabet ve Meta gibi teknoloji devlerindeki keskin düşüşler, yüzlerce diğer hisse senedi yükseliyor olsa bile tüm endeksi aşağı çekebiliyor. Ekim ayı bu durumun en somut kanıtlarını sundu.
Standart S&P 500 endeksi Ekim ayında %0,9 oranında değer kaybederken, her şirkete benzer bir ağırlık veren 'eşit ağırlıklı' (equal-weighted) versiyonu %5 oranında değer kazandı. Aradaki 5,9 puanlık bu devasa fark, Nisan 2009'dan bu yana görülen en geniş makas olarak kayıtlara geçti.
Yatırımcıların devasa yapay zeka harcamalarının getirilerini sorgulamaya başlamasıyla birlikte, endeksteki 11 ana sektörden 9'u yükseliş kaydetti. Bu da piyasanın geneline yayılan bir iyimserliğin, sadece en tepedeki birkaç dev şirket tarafından baskılandığını gösteriyor.
Yapay Zeka Dışındaki Hisselerde Yeni Fırsatlar: Sektörel Rotasyon
Piyasada ortaya çıkan bu belirgin değişim, yapay zeka odaklı ticaretin dışındaki şirketleri öne çıkarıyor. Yatırımcılar, teknoloji devlerinden çıkan sermayeyi daha geleneksel ve güvenli liman olarak görülen sektörlere kaydırıyor.
Kritik soru, bu rotasyonun geniş bir ralliyi mi destekleyeceği yoksa teknoloji sektöründeki zayıflığın diğer alanlara mı sıçrayacağıdır.
Petrol fiyatlarının destekleyici kalması durumunda, enerji üreticileri Chevron ve ConocoPhillips daha fazla yatırımcı çekebilir. Sağlık sektöründe ise Eli Lilly ve Johnson & Johnson gibi şirketler, daha güvenilir kazanç arayan yatırımcılardan fayda sağlayabilir.
Ayrıca, yatırımcıların pahalı teknoloji hisselerine olan risklerini azaltmasıyla birlikte Walmart gibi temel tüketim ürünleri hisseleri de dikkat çekmeye başladı. Ancak Ekim ayındaki güçlü kazanımlar, bir geri dönüş riskini de beraberinde getiriyor.
Yatırımcılar için şu anki en kritik soru, bu rotasyonun daha geniş bir borsa rallisini destekleyecek kadar uzun sürüp sürmeyeceği veya Büyük Teknoloji (Big Tech) hisselerindeki zayıflığın en sonunda diğer sektörlere de yayılıp yayılmayacağıdır.