Piyasa Tanımları ve Sınıflandırma Değişimleri
Acquirers Podcast'in yakın zamanda yayınlanan bir bölümünde, Travis ve Tobias Carlisle, S&P 500 endeksindeki yoğunlaşma riskini ve küçük ile orta ölçekli hisse senetlerinin neden daha iyi performans gösterebileceğini masaya yatırdı. Programda öne çıkan tartışmalardan biri, piyasa değerlemesi tanımlarındaki değişimler oldu.
Toby, bir istatistik gördüm. Sanırım Morningstar artık 90 milyar doların altındaki her şeyi orta ölçekli olarak sınıflandırıyor. Ciddiyim. Sanırım bu doğru. Yani daha önce hiç orta ölçekli olmayan devasa şirketler artık öyle kabul ediliyor.
Tim, Morningstar'ın artık 90 milyar doların altındaki şirketleri 'orta ölçekli' (mid-cap) olarak sınıflandırdığına dikkat çekerek, daha önce hiç bu kategoride yer almayan devasa şirketlerin artık orta ölçekli olarak görüldüğünü belirtti. Bu durum, piyasanın belirli alt sektörlerinin özellikle geçtiğimiz ay ciddi bir baskı altında kaldığını gösteriyor.
S&P 500'de Aşırı Yoğunlaşma ve AI Riski
Piyasanın mevcut durumunun oldukça zorlayıcı olduğunu belirten Tim, buna rağmen uzun vadeli fırsatların hala mevcut olduğunu vurguladı. Özellikle 70 yaşındaki bir emekli için portföy yönetimi yaparken, S&P 500'ün tarihsel başarısına güvenmenin artık riskli olabileceğini ifade etti.
Eğer o baraj yıkılırsa, bence kesinlikle %50'lik bir düşüş görebilirsiniz. Amerika konusunda iyimserim, kötümser değilim ama bu ticarette çok fazla risk birikmiş durumda.
Endeksin şu anda %50 oranında yapay zeka (AI) odaklı şirketlerden oluştuğunu belirten Tim, ilk 15 şirketin endeksin en az %47'sini temsil ettiğini ve bu durumun aşırı bir yoğunlaşma yarattığını söyledi. Bu yapının kırılması durumunda piyasada %50'lik bir düşüş yaşanabileceği uyarısında bulundu.
Volatilite ve Alternatif Yatırım Stratejileri
Tobias Carlisle ise, teknolojik tekillik (singularity) yaşansa bile varlık fiyatlarında ciddi bir volatilite olacağını belirtti. İnternetin küresel ekonomi için dönüştürücü olduğunu ancak bu süreçte bile yüksek volatilite yaşandığını hatırlatan Carlisle, yatırımcıların bu dalgalanmalara hazırlıklı olması gerektiğini savundu.
Eğer S&P 500'deyseniz, yapay zekaya karşı aşırı bir maruziyetiniz var; eğer bir boğa (yükseliş bekleyen) iseniz bu sorun değil. Sadece ne yaptığınızı bilmeniz gerekiyor. Eğer biraz endişeliyseniz, endekslerin dışına bakmalısınız.
Carlisle, S&P'nin kârlı 400 şirketten oluşan orta ölçekli endeksi (MDY) ve Russell 1000 içindeki ilk 200'ün dışındaki 800 şirketi takip ettiğini belirtti. Bu şirketlerin, endeksin en tepesindeki yoğunlaşma nedeniyle şu anda verisel olarak en düşük seviyelerinde olduğunu ifade etti.
Yatırımcılara ana endekslerin dışına bakmalarını öneren Carlisle, yatırım yapmanın sadece işe yarayanı bulmak değil, aynı zamanda katılımcı olabilmek için doğru fiyatlanmış olanı bulmak olduğunu vurguladı. Bazı şirketlerin fiyatlarının, başarılı olsalar bile yatırımcının para kazanmasını zorlaştıracak kadar yüksek olduğunu belirtti.
Yatırımda İnanç ve Duygusal Kontrol
Tim, 2000 veya 2008 gibi dönemlerde piyasadan silinmemek için farklı bir strateji izlemenin zorunlu olduğunu belirtti. Michael Burry veya Warren Buffett gibi isimlerin zamanında 'modası geçmiş' veya 'yanlış' olarak nitelendirildiğini hatırlatan Tim, yatırımcının kendi inançlarına sadık kalması gerektiğini savundu.
Güçlü inançlara sahip olmalısınız. Neye sahip olduğunuzu ve neden sahip olduğunuzu bilmelisiniz. Bu, olumlu veya olumsuz durumlara duygusal tepki vermemeniz için önemlidir.
Piyasada herkesin düşüşleri satın alma (buy the dip) eğiliminde olduğunu belirten Tim, yatırımcının neye sahip olduğunu ve neden sahip olduğunu bilmesinin, duygusal tepkilerden kaçınmak için kritik olduğunu ifade etti.