ABD İstihdam Verileri Beklentileri Alt Üst Etti
Avrupa hisse senedi piyasaları, Wall Street'te yaşanan sert satışların ardından Cuma günü yeniden baskı altına girdi. ABD'den gelen ve beklentilerin üzerinde gerçekleşen istihdam rakamları, faiz oranlarına ilişkin endişeleri artırırken küresel hisse senetlerinin görünümünü de gölgeledi.
ABD Çalışma İstatistikleri Bürosu tarafından Cuma günü açıklanan verilere göre, ABD'li işverenler Ekim ayında 165.000 yeni istihdam sağladı. Bu rakam, ekonomistlerin yaklaşık 65.000 olan beklentilerinin oldukça üzerinde gerçekleşti. İşsizlik oranı yüzde 4,1 seviyesinde sabit kalırken, ortalama saatlik kazançlar ay boyunca yüzde 0,4 oranında artış gösterdi.
Bu veriler, ABD iş gücü piyasasının dirençli kalmaya devam ettiğini gösteriyor. Bu durum, enflasyonla mücadeleyi sürdüren ABD Merkez Bankası'na (Fed), kısıtlayıcı para politikasını korumak veya faiz indirimlerini ertelemek için daha fazla alan tanıyabilir.
Teknoloji Hisselerindeki Düzeltme Avrupa'ya Sıçradı
Capital.com kıdemli piyasa analisti Daniela Hathorn, Avrupa piyasalarının Perşembe günü Wall Street'te yaşanan ağır kayıpların baskısını zaten hissettiğini belirtti. Hathorn, ABD teknoloji hisselerindeki düzeltmenin, yatırımcıların risk alma iştahında daha geniş kapsamlı bir düşüşe dönüşebileceği konusunda uyarıda bulundu.
ABD teknoloji hisselerindeki düzeltme, yatırımcıların risk alma iştahında daha geniş kapsamlı bir düşüşe dönüşebilir. Avrupa piyasaları ABD'deki gelişmelerden muaf değil. - Daniela Hathorn, Capital.com Kıdemli Piyasa Analisti
Avrupa'nın teknoloji hisselerine olan maruziyetinin nispeten sınırlı olması bir miktar koruma sağlasa da, son satış baskısı Avrupa piyasalarının ABD'deki gelişmelerden muaf olmadığını kanıtladı. Hathorn'a göre asıl endişe, yatırımcıların paralarını sadece Amerikan teknoloji şirketlerinden mi çekeceği yoksa genel olarak hisse senedi pozisyonlarını mı azaltmaya başlayacağı noktasında düğümleniyor.
Körfez Yatırımcıları İçin Kritik Riskler
ABD para politikasının etkisi Amerikan ve Avrupa finans piyasalarının çok ötesine uzanıyor. Çoğu Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) para birimi ABD dolarına endeksli olduğundan, bölge merkez bankaları genellikle Federal Rezerv'in faiz oranı kararlarını yakından takip ediyor.
Hathorn, ABD'nin daha agresif bir faiz artırım rotasının Körfez genelinde finansman koşullarının sıkılaşmasına yol açabileceğini söyledi. Bu durum borçlanma maliyetlerini, banka kredilerini ve finansman maliyetlerinin yatırım kararlarında hayati önem taşıdığı gayrimenkul sektörünü doğrudan etkileyebilir.
Güçlü bir dolar ve zayıflayan küresel risk iştahı, petrol fiyatları ve bölgesel borsalar üzerinde de baskı oluşturabilir. Ancak Körfez borsalarının, ABD'de değerleme endişeleriyle karşı karşıya olan teknoloji şirketlerine doğrudan maruziyeti oldukça düşüktür. Bu, bölgesel piyasaların petrol fiyatları, faiz oranları ve küresel yatırımcı duyarlılığına bağlı olarak bu süreçten farklı şekilde etkilenebileceği anlamına geliyor.
Yapay Zeka ve Çifte Yeniden Fiyatlandırma Riski
İstihdam verileri açıklanmadan önce Hathorn, güçlü bir iş gücü piyasasının yatırımcıları 2027 yılı için ABD faiz oranı beklentilerini yeniden gözden geçirmeye zorlayabileceği konusunda uyarmıştı. Özellikle ücret artışıyla birlikte gelen güçlü bir istihdam raporu, Fed'in faiz oranlarını daha uzun süre yüksek tutması veya daha fazla artırması gerektiği beklentisini güçlendiriyor.
Piyasalar şu anda hem yapay zeka yatırımlarının karlılığını hem de faiz oranlarına ilişkin görünümü yeniden değerlendirdiği bir riskle karşı karşıya. - Daniela Hathorn
Yüksek faiz oranları genellikle şirketler ve tüketiciler için borçlanmayı daha pahalı hale getirir. Ayrıca, değerlemeleri büyük ölçüde gelecekteki kazanç beklentilerine dayanan teknoloji hisseleri üzerinde baskı oluşturur. Ekim ayı istihdam rakamları bu endişeleri pekiştirdi.
Hathorn ayrıca, yapay zeka yatırımlarının karlılığına ilişkin belirsizliğin altını çizerek, yatırımcıların sektördeki yüksek değerlemelerin sürdürülüp sürdürülemeyeceğini giderek daha fazla sorguladığını vurguladı. Mevcut durumu, piyasaların hem yapay zeka karlılığını hem de faiz görünümünü yeniden değerlendirdiği bir 'çifte yeniden fiyatlandırma' riski olarak tanımladı.