ABD Yüksek Mahkemesi, Colorado’nun Katolik Anaokullarına Yönelik Dini Ayrımcılık Davasını Görüşüyor

ABD Yüksek Mahkemesi binası Washington DC
ABD Yüksek Mahkemesi binası Washington DC — SCOTUSblog

Özet · Öne Çıkanlar

  • Katolik anaokulları, evrensel anaokulu programına katılabilmek için LGBTQ çocukları ve ailelerini kabul etme zorunluluğundan muaf tutulmayı talep ediyor.
  • Colorado eyaleti, tüm kamu destekli anaokullarının aynı fırsat eşitliği kurallarına ve ayrımcılık karşıtı anlaşmaya uyması gerektiğini savunuyor.
  • 10. Temyiz Mahkemesi daha önce eyalet lehine karar vererek kuralların tarafsız ve genel uygulanabilir olduğuna hükmetmişti.
  • Yüksek Mahkeme önündeki temel hukuki sorular arasında Carson v. Makin davasının kapsamı ve yasaların genel uygulanabilirlik testi yer alıyor.

ABD Yüksek Mahkemesi, Colorado eyaletinin evrensel anaokulu programından muafiyet talep eden Katolik anaokullarının açtığı dini ayrımcılık davasında 3 Kasım’da sözlü savunmaları dinlemeye hazırlanıyor.

Yüksek Mahkeme’nin Gündemindeki Kritik Dini Özgürlük Davası

ABD Yüksek Mahkemesi, Colorado’daki Katolik anaokulları tarafından açılan ve eyaletin evrensel anaokulu programından dışlanmalarının Birinci Ek Madde'yi (First Amendment) ihlal eden bir dini ayrımcılık biçimi olduğunu savunan davada 3 Kasım tarihinde sözlü savunmaları dinleyecek. Davacılar, Colorado’nun kendilerine LGBTQ çocuklar ve LGBTQ ebeveynleri olan çocuklar dahil herkesi kabul etmelerini gerektiren kurallardan muafiyet sağlamayacağını belirtiyor.

Katolik anaokulları, eyaletin evrensel programında diğer okullarla aynı haklara sahip olmak istediklerini ve kendilerine de aynı kolaylığın gösterilmesini talep ettiklerini vurguluyor.

Katolik anaokulları, 'Colorado’nun 1.000’den fazla anaokulunun hizmet vermeyi amaçladıkları topluluklara seçici bir şekilde hizmet etmesine izin vermesi kararına hiçbir itirazları olmadığını' ifade ediyor. Bunun yerine anaokulları, 'kendilerine de aynı kolaylık ve uyarlamanın sağlanmasını istediklerini' vurguluyorlar.

Colorado Eyaletinin Fırsat Eşitliği ve Ayrımcılık Karşıtı Kuralları

Colorado ise Katolik anaokullarının evrensel anaokulu programına 'katılmaktan memnuniyet duymaya devam ettiğini' savunuyor. Ancak eyalet, programa katılmaları halinde 'kamu ve özel, seküler ve dini tüm diğer kamu destekli anaokullarına uygulanan aynı fırsat eşitliği gerekliliklerine tabi olmaları gerektiğini' belirtiyor.

Eyalet, kamu fonu alan tüm anaokullarının istisnasız bir şekilde fırsat eşitliği ve ayrımcılık karşıtı kurallara uyması gerektiğini savunuyor.

Evrensel anaokulu programı kapsamında Colorado’daki aileler, katılan okullarda haftada 15 saate kadar ücretsiz anaokulu hizmeti alabiliyor. Programın bir parçası olmak için anaokullarının çalışan eğitimi gibi alanlarda eyalet standartlarını karşılaması ve ırk, etnik köken, dini aidiyet, cinsel yönelim, cinsiyet kimliği, barınma eksikliği, gelir düzeyi veya engellilik durumuna bakılmaksızın uygun çocuklara kayıt ve hizmet alımında eşit fırsat sunmayı kabul ettikleri bir ayrımcılık karşıtı anlaşmayı imzalamaları gerekiyor. Katılımcı inanç temelli bir anaokulu, aynı inanca sahip ailelerin kayıtlarına öncelik verebilse de, Colorado LGBTQ ailelerine hizmet vermeyi reddetmelerine izin vermiyor; çünkü bu tür reddetmelerin ayrımcılık karşıtı anlaşmayı ihlal edeceği inancını taşıyor.

Denver Başpiskoposluğu ve Davacıların Hukuki Gerekçesi

Davadaki davacılar arasında Denver Başpiskoposluğu, anaokullarına sahip iki Katolik cemaati (biri daha sonra kapanmıştır) ve anaokulu çağındaki çocukların iki ebeveyni yer alıyor. Davacılar, Katolik anaokullarının evrensel anaokulu programına katılımını sözleşmeyi kabul etme şartına bağlamanın hukuka aykırı dini ayrımcılık teşkil ettiğini ve Birinci Ek Madde’nin Colorado’nun programa katılmalarına izin vermek için dini bir muafiyet oluşturmasını zorunlu kıldığını savunarak federal mahkemeye başvurmuşlardı.

Davacılar, Katolik okullarının dini inançları nedeniyle program dışı bırakılmasının Anayasa'ya aykırı olduğunu savunuyor.

ABD 10. Temyiz Mahkemesi eyalet lehine karar vermişti. Mahkeme, Yüksek Mahkeme’nin daha önceki bir dizi kararında 'bir devlet özel eğitim için sübvansiyonlar sunduğunda, bu fonları dini kurumlardan kategorik olarak esirgeyemeyeceğini' hükme bağladığını kabul etmişti. Ancak 10. Temyiz Mahkemesi’nin görüşüne göre, bu kararlar anaokullarının davasına uygulanmıyordu çünkü Colorado dini anaokullarını evrensel anaokulu programından 'hariç tutmamıştı'.

Temyiz Mahkemesinin Kararı ve Genel Uygulanabilirlik Testi

Temyiz mahkemesi, aksine, eyaletin onların katılımını 'memnuniyetle karşıladığını ve aktif olarak talep ettiğini', fonların dini amaçlar için kullanılmasını yasaklamaya çalışmadığını kaydetmişti. Mahkeme, 'Ayrımcılık karşıtı şartın getirdiği kısıtlamaların kayıt politikalarını ve davranışları evrensel olarak kapsadığını, ancak dini kullanıma yönelik hedeflenmiş bir yük olmadığını' ifade etmişti.

Temyiz mahkemesi, eyalet kurallarının din ayrımı gözetmeksizin tarafsız ve genel uygulandığına hükmetti.

Temyiz mahkemesi ayrıca, davacıların ayrımcılık karşıtı şartın dini inançlarını özgürce uygulama haklarına yük getirdiği için anayasaya aykırı olduğu iddiasını da reddetmişti. Mahkemenin görüşüne göre, Colorado’nun koşulları tarafsızdı ve din bağımsız olarak her anaokuluna genel olarak uygulanıyordu; bu, Yüksek Mahkeme’nin 1990 yılında *Employment Division v. Smith* davasında belirttiği ve normalde Anayasa’yı ihlal etmeyen devlet eylemi türüydü.

Bireysel Muafiyetler ve Düşük Gelirli Aileler Tartışması

Colorado Erken Çocukluk Departmanı tarafından yayımlanan bir düzenleme, ailelerin anaokullarıyla eşleştirilmesini kolaylaştırmak için bir dizi tercih içerse de, temyiz mahkemesi bu tercihin, yasayı genel olarak uygulanamaz kılan türden bireysel bir muafiyet olmadığını, çünkü anaokullarının yine de ayrımcılık karşıtı şarta uymak zorunda olduğunu belirtti.

Mahkeme, düşük gelirli ve engelli çocuklara yönelik tercihler ile dini muafiyet taleplerinin aynı hukuki kategoride değerlendirilemeyeceğine dikkat çekti.

Temyiz mahkemesi ayrıca, programın düşük gelirli ailelere ve engelli çocuklara öncelik tanımasına izin vermesi nedeniyle ayrımcılık karşıtı şartın genel olarak uygulanabilir olmadığı argümanını da geri çevirdi. İlk mesele olarak temyiz mahkemesi, bu tür tercihlerin bu çocukları ve aileleri korumak amacıyla tasarlandıkları ve daha zengin ailelere veya engelsiz çocuklara karşı ayrımcılık yapmadıkları için aslında ayrımcılık karşıtı şartın istisnaları olduğundan 'ikna olmadıklarını' öne sürdü. Her halükarda mahkeme, Yüksek Mahkeme’nin kararlarının yalnızca devletin dini faaliyetleri karşılaştırılabilir seküler faaliyetten daha az elverişli bir şekilde muamele etmesini yasakladığını belirtti.

Yüksek Mahkeme Önündeki İki Temel Hukuki Soru

Davacılar, Kasım 2025’te Yüksek Mahkeme’ye başvurarak hakimlerin duruma el atmasını istemiş ve mahkeme Nisan 2026’da bunu yapmayı kabul etmişti. Yüksek Mahkeme’de hakimler iki ana soruyu inceleyecek. Birincisi, mahkemenin kamu fonlarının özel okul eğitimi için kullanılmasına izin veren ancak dini eğitim veren okullar için izin vermeyen bir Maine yasasını iptal ettiği 2022 tarihli *Carson v. Makin* kararının kapsamıdır.

Yüksek Mahkeme, kamu fonlarının dini okullara erişimi ve *Carson v. Makin* kararının sınırlarını masaya yatırıyor.

Davacılar, *Carson* kararı altında bu davanın 'karmaşık olmayan bir dava' olması gerektiğini savunuyor. Colorado’nun 'Katolik anaokullarını yalnızca dini ibadetleri nedeniyle, özellikle de tüm kayıt yaptıran ailelerin Katolik Kilisesi’nin cinsiyet ve evlilik konusundaki öğretilerini desteklemesini ve kayıtlı dört yaşındaki çocuklara biyolojik cinsiyetlerine göre muamele edilmesini sağlama dini uygulamaları nedeniyle bilerek hariç tuttuğunu' iddia ediyorlar. Bu dışlamanın, Anayasa’yı ihlal ederek dinlerini uygulama becerilerine bir yük getirdiğini savunuyorlar.

Tarafların Kapsam ve Eşit Erişim Argümanları

Colorado ise *Carson* kararının 'devletin dini, gözden düşmüş muamele için hedefleyemeyeceği yönündeki yerleşik ilkeyi uyguladığını' karşı savunma olarak öne sürüyor. Anaokullarının aradığı şeyin ise 'kamu yararı koşullarının dini saikle yapılmış davranışlara dolaylı olarak yük getirdiği durumlarda sıkı incelemeyi tetikleyecek yeni bir kural' olduğunu belirtiyor.

Eyalet yetkilileri, fırsat eşitliği programının tüm çocukların haklarını korumayı amaçladığını ve seküler faaliyetlerle çelişmediğini savunuyor.

Hakimler önündeki ikinci soru ise, bir yasanın *Smith* kararı amaçları doğrultusunda genel olarak uygulanabilir olmadığı iddiasıyla başarılı olabilmesi için bir davacının ne göstermesi gerektiği üzerinde odaklanıyor. *Tandon v. Newsom* davasında Yüksek Mahkeme’nin, *Smith* amaçları doğrultusunda '[b]ir yasanın, herhangi bir karşılaştırılabilir seküler faaliyete dini ibadetten daha olumlu muamele etmesi halinde genel olarak uygulanabilir olmadığını' açıkça belirttiğini ve evrensel anaokulu programının bu testi geçemediğini savunuyorlar.

Sıkça Sorulan Sorular

Colorado’nun evrensel anaokulu programı nedir ve Katolik okulları neden dava açtı?
Colorado’nun evrensel anaokulu programı, ailelere haftada 15 saate kadar ücretsiz anaokulu sunmaktadır. Katolik anaokulları, programın tüm çocukları ve LGBTQ ailelerini kabul etme zorunluluğu getiren ayrımcılık karşıtı sözleşme şartının dini özgürlüklerini ve Birinci Ek Madde'yi ihlal ettiğini belirterek muafiyet talep etmektedir.
10. Temyiz Mahkemesi bu davada nasıl bir karar vermişti?
10. Temyiz Mahkemesi eyalet lehine karar vererek, Colorado’nun dini okulları programdan dışlamadığını, kuralların din gözetmeksizin tüm okullara tarafsız ve genel olarak uygulandığını, dolayısıyla anayasaya aykırı bir dini ayrımcılık bulunmadığını hükme bağlamıştı.
Yüksek Mahkeme duruşmasında hangi ana hukuki meseleler tartışılacak?
Yüksek Mahkeme, 2022 tarihli Carson v. Makin kararının kapsamını, eyaletlerin fon sağlarken dini okullara getirdiği yükümlülükleri ve Smith davası çerçevesinde yasaların 'genel uygulanabilirlik' testini inceleyecektir.

İlgili Haberler