Yapay Zekada Yükselen Beklentiler ve Piyasa Gerçekleri
İki yıllık yoğun yapay zeka yatırımının ardından, yatırımcıların somut getiriler görme isteğiyle birlikte bu temaya yönelik incelemeler artış gösterdi. Bu değişen arka plan, geçtiğimiz ay ABD hisse senetlerini nötr seviyeye çekme kararımızda etkili oldu. Bununla birlikte, yapay zekanın temel dinamiklerine olan inancımız sarsılmadan devam ediyor.
Yapay zeka liderleri hala sonuç üretmeye devam etse de, üstün performansları artık eskisi kadar istisnai değil.
Mega ölçekli teknoloji şirketleri için piyasa ortamı, sadece birkaç ay öncesine göre oldukça farklı bir görünüm sergiliyor. Bunun temel nedeni, 2022'den bu yana ilk kez kazanç farkının tersine dönmesi ve piyasanın geri kalanının 'Muhteşem Yedili' (Magnificent Seven) olarak adlandırılan devleri geride bırakmasının beklenmesidir. Yapay zeka liderleri hala sonuç üretmeye devam etse de, üstün performansları artık eskisi kadar istisnai değil. Beklentilerin bu denli yüksek olduğu bir ortamda, yatırımcılar artık paraya dönüştürme ve nakit üretiminin bu yatırımları sürdürüp sürdüremeyeceğini sorguluyor.
Yapay Zeka Yatırımlarında Artan Maliyet Baskısı
Geçtiğimiz haftanın kazanç raporları, yapay zeka bağlantılı mal ve hizmetlere yönelik güçlü talep ile bu talebi karşılamanın artan maliyeti arasındaki gerilimi gözler önüne serdi. Hiper ölçekli (hyperscaler) şirketlerin harcamaları büyük bir hızla artarken, sermaye harcamalarından (capex) sonra geriye kalan nakit fazlası oldukça kısıtlı hale geldi. Elde edilen her bir ek gelir doları, daha az kâr üretmeye başladı; bu da getirilerin artan yatırımlara ayak uydurup uyduramayacağı konusunda soru işaretleri yaratıyor.
Elde edilen her bir ek gelir doları, daha az kâr üretmeye başladı; bu da getirilerin artan yatırımlara ayak uydurup uyduramayacağı konusunda soru işaretleri yaratıyor.
Yine de analizlerimiz, teknoloji ve iletişim sektörleri dışındaki şirketlerde yapay zeka benimseme oranının kazanç büyümesine etkisini gösteren erken sinyaller buluyor. Bu çeyrekte, yapay zekayı daha yoğun kullanan şirketlerin, düşük benimseme oranına sahip olanlara göre yaklaşık %3 daha fazla kazanç büyümesi kaydetme yolunda olduğunu görüyoruz. Microsoft ve Alphabet'in artan bulut gelirleri de yapay zeka talebinin güçlü olduğunu kanıtlıyor.
Finansman Kapasitesi ve Kredi Piyasaları
Yapay zeka altyapısının inşası giderek daha fazla borçla finanse edildikçe, kaldıraç ve finansman kapasitesi piyasaların odak noktası haline geliyor. Bu yapılandırma süreci, sermaye rekabetini artırıyor ve tahvil getirileri üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturuyor. Son dönemde getirilerde yaşanan düşüşü, piyasaların daha fazla fonlama sağlama konusundaki kısıtlamaları değerlendirirken sermaye rekabetinin iniş çıkışlarını yansıtan bir durum olarak görüyoruz. Bu bağlamda kredi piyasaları, ne kadar daha fazla yapay zeka yatırımının finanse edilebileceği ve bunun hangi maliyetle olacağı konusunda önemli bir gösterge niteliği taşıyor.
Kredi piyasaları, ne kadar daha fazla yapay zeka yatırımının finanse edilebileceği ve bunun hangi maliyetle olacağı konusunda önemli bir gösterge niteliği taşıyor.
Hisse senedi tarafında ise yapay zeka yatırımlarımızda seçici davranıyoruz. Yapay zeka altyapısının inşasındaki kritik darboğazlardan faydalanabilecek şirketleri ve listelenmiş altyapı varlıklarını tercih ediyoruz. Eylül ayında gelişmekte olan piyasa (EM) hisselerinde ağırlığı artırma kararımızın temel nedeni de bu fırsatlardır. Özellikle Asya'daki fırsatların ön plana çıktığını gözlemliyoruz. Çip üreticilerinin son sonuçları, arzın kısıtlı olduğunu ve yapay zeka talebinin güçlü seyrettiğini gösteriyor.
Ekonomik Görünüm ve İşgücü Piyasası
Nasdaq endeksi, yapay zeka harcamalarının getirilerine ilişkin endişelerin artmasıyla Mart 2025'ten bu yana en kötü ayını geride bıraktı. Şu anki temel soru, yapay zeka altyapısının ekonomik değerinin ne olduğu, hangi getirileri sağladığı ve bu getirilerden kimin faydalandığıdır. ABD Hazine tahvilleri, Fed'in faiz oranlarını beklendiği gibi sabit tutmasının ardından 10 yıllık getirilerin yaklaşık 6 baz puan düşerek %4,93'e gerilemesiyle yükselişini sürdürdü.
Ekim ayı tarım dışı istihdam verilerini, sıkılaşan bir işgücü piyasasının işaretleri ve bunun enflasyon üzerindeki olası etkileri açısından yakından takip ediyoruz.
Ekim ayı tarım dışı istihdam verilerini, sıkılaşan bir işgücü piyasasının işaretleri ve bunun enflasyon üzerindeki olası etkileri açısından yakından takip ediyoruz. Son dönemdeki istihdam raporlarına kıyasla daha güçlü ücret baskıları bekliyoruz; bu durum çekirdek hizmet enflasyonuna katkıda bulunabilir. Bu nedenle Ekim ayı istihdam verileri, fiyat baskılarına ilişkin görüşümüzü değerlendirmek için kritik bir öneme sahip.